Vakıfköy gururu ve yaman çelişki!


Harun, Enes, Okan, Serdar, Ozan, Barış...



Kim bunlar?

Bursaspor'un Türk futboluna hediye ettiği milli isimler...

A Milli Takım'ın 26 kişilik yenilenen ve gençleşen kadrosunda; 4 Vakıfköylü ve Harun ile birlikte 6 Bursaspor patentli isim var.

Harun Tekin, Okan Kocuk, Barış Yardımcı, Serdar Aziz, Ozan Tufan ve Enes Ünal A Milli'de...

 

İKİ ELDİVEN DE TİMSAH

Hem de 3 milli kalecinin 2'si Bursaspor patentli...

Bu, zaten başlı başına çok değerli bir gelişme!..

Büyük gurur...

7 ÜMİT DE VAKIFKÖY'DEN...

Peki ya Ümit Milli Takım'da?

Tam 7 Vakıfköylü "ümit" var. Etti mi sana 13...

4 Timsah; Muhammed Şengezer, Ertuğrul Ersoy, Rüştü Hanlı, Kubilay Kanatsızkuş...

Ayrıca Mehmet Zeki Çelik, Oğulcan Çağlayan, Doğanay Kılıç da Vakıfköy'den yetişti.

17 yaşındaki kaleci Ataberk Dadakdeniz de U19 Milli Takımı'nda oynuyor...

Altyapıda bu yeteneklerin yetişmesinde emeği geçen Vakıfköy'deki tüm eski-yeni antrenörleri yürekten kutluyorum.

 

MİLLİ TAKIMLARA ALTYAPI DAMGASI

Vakıf Fabrikası, şu an Türkiye'de; totalde en verimli altyapı.

A Milli Takım'da 26 kişilik kadronun altyapı dağılımı şöyle:

12'si gurbetçi,

6'sı Bursaspor,

2'si Altınordu,

1'i Altay,

1'i Bucaspor,

1'i Ç.Dardanel,

1'i Fenerbahçe,

1'i Galatasaray,

1'i Gaziantepspor,

1'i Trabzonspor.

Anlayana!..

 

AKILLI YATIRIM: OKAN KOCUK

7 yıl önce İstanbul Güngören'den alınan 1989'lu Harun da ilk kez Bursaspor formasıyla Süper Lig formasını giydi.

Ertuğrul 3 haftadır 11'de.

Enes Avrupa'da...

22 yaşındaki kaleci Okan Kocuk, 2 sezondur 1. Lig'de (Bandırma, İstanbulspor) kiralık olarak sürekli eldiven giyiyor.

(Bu arada Okan'la ilgili; deneyim kazandırma projesini, yatırımını da kutluyorum.)

Diğerleri de kadroda yer alıyor.

Yuvadan uçanlar da takımlarında boy gösteriyor.

Bu tablo, çok büyük gurur kaynağı.

 

YENİ GÖZDELER YOLDA

Burak Kapacak, İsmail Çokçalış, Ramazan Keskin, Çağatay Yılmaz, Ozan İsmail Koç gibi daha bir çok genç yetenek de geliyor.

Ancak asıl paradoks şurada.

U21'e kadar gelen Berke Yılmaz, Gökhan Yıldız, Furkan Emre Ünver, Emirhan Aydoğan gibi yetenekler, A Takım'da dakika bulamayınca, arada sıkışıp kalıyorlar!

 

UÇAMAYAN PİLOT MU OLUR?

Pilot takım Yeşil Bursa, 3. Lig'de!

Yani, 3 kategori altta olduğu için tam "pilot" olamıyor!

Yıllardır Yeşil Bursa, 2. Lig'e çıkamıyor.

A Takıma yükselemeyen çoğu genç Timsah, 3. Lig'e soğuk bakıyor!

Haliyle arada uçurum olduğu için, genç pilotlar Özlüce'ye uçamıyor!

Biliyorum, yönetim çok iyi niyetli, ama yetmiyor ne yazık ki!..

O nedenle, ya ivedilikle 2. Lig'e çıkılmalı ya da 2. Lig'de İnegölspor gibi bir kardeş kulüp, pilot takım yapılmalı.

Aslında, illâ pilot takım olacaksa, bunun en verimli yeri TFF 1. Lig'dir.

Zira, Bursaspor'da oynayamayan gençler, bir alt ligde; yeşil-beyazlı teknik adamların çalıştıracağı, yüzde yüz kulüp organizasyonu içinde bir pilot takımda toplanmalı.

 

BUHAR JENERASYONLAR

Eğer;

Çil yavrusu gibi dağılıp yuvadan uçan (Eren Albayrak, Muhammet Demir) genç kramponların ardından "ah vah" çekmek istemiyorsak...

Heba olup giden "buhar jenerasyonlara" yenilerini eklemek istemiyorsak, bu "atıl" halde duran, "arada sıkışıp kalan nesiller" sorununa çözüm bulmalıyız.

Çünkü, taraftar hem takımı iddialı olsun, zirveye oynasın istiyor, hem de altyapısından yetişenler, A Takıma çıkıp hemen oynasın istiyor.

İşte yaman çelişki de burada yaşanıyor!

O nedenle;

Gençlerin, Süper Lig'de erken yaşta sorumluluk alıp da ezilme riski taşıması yerine, bir alt ligdeki "pilot takım"da pişmesi daha doğru olur.

Tabii ki, A takımdaki sistemin aynısını uygulayarak...

Hem "pilot"ta; sadece futbolcu değil, teknik adam, menajer ve yönetici de yetişir.

Böylece, altyapıdan gelen genç futbolcuların gerçekçi ve kademeli hedefleri, umutları olur.

İlk fırsatta kirişi kırmanın hesabını yapmazlar.

Altyapıda; teknik (fundemental) ve taktiğin yanı sıra arama-tarama (scouting)sosyoloji, aidiyet duygusu, medyayla ilişkiler, yabancı dil eğitimi gibi çalışmaların, günümüzün ihtiyaçlarına karşılık verecek düzeyde yapılması gerektiği konusuna ise hiç girmiyorum.

Zira o konu, apayrı bir yazı (tez) konusu!..

Belki de bazıları, bu görüşlere "ütopik" diyebilir.

Fakat, sesli düşünmek ve sistemdeki aksaklıkları da dile getirmek gerek.

Bilmem anlatabildim mi?