Timsah Arena misafirhane!


Konya maçı sonrası Samet Hoca ve futbolcuların yorumlarına bakıyorum da…



Hepsi sözbirliği etmişçesine ‘Kazanmayı çok istedik ama olmadı’ diyorlar.

Galibiyet istenmez mi?

Tabii ki istediler.

Ancak istemek ile kazanmak çok farklı iki şey.

Kazanacak kadar hiçbir şey yapmadılar!

Sağ olsun samimiyetime inanan bir futbolcu kardeşimle geçende ayaküstü dertleştik.  

‘Bursa’daki maçlarda stres içinde oynuyoruz, panikliyoruz hocam’ dedi…   

Kendisine ‘Ne stresi güzel kardeşim’ diyerek ekledim:

‘ 90 dakika seyirci yanınızda. Bundan büyük avantaj mı olur?’

Boynunu büktü ‘Haklısın’ dedi gözlerini yere dikti içim ‘cız’ etti!

Futbolcuların kazanma hırsını, gayretini görmezden gelmek mümkün mü?

Ama gayretinin içine aklı, stratejiyi, önceden belirlenen B planını sokmadığı/sokamadığı için… Sahadaki Yeşil Beyazlı ayaklar son 30 dakikada pürtelâş ordusuna dönüşüyor!

Şüphesiz yaşanan sorunların sisteme dayalı teknik arızaları da var…

Verilere göre Konya maçında topla oynama yüzdesi 60’a 40 Bursa’dan yana.

33 orta yapıyorsun, rakibin topu karşılamada senden yüzde 60’a 40 üstün!

Konya’nın yüksek savunmasını havadan geçmek için…

Uçak kiralaman lazım!

Savunmanın göbeğindeki Ali Turan(1.87)-Filipoviç(1.88) ile hemen önlerindeki…

İki ön libero Volkan Fındıklı (1.91) ve Jevtoviç(1.94) her kafa topuna vurdu!

Verkaç yapıp kenarlardan gelemiyorsan 40 gün, 40 gece oynasan da gol bulamazsın.

Nitekim bulamadın da!

Ve son bir ayrıntı…

Kaptan Ertuğrul Konya maçı öncesi soyunma odasında takım arkadaşlarına yaptığı motive edici konuşmada ‘Bursa rakipler için en zorlu deplasmandır’ diyerek…

Sözü ‘Buradan çıkış yok’ demeğe getirmiş.

İyi güzel de…

Bursaspor evinde oynadığı 10 maçta 16 puan kaybetmiş!

Demek oluyor ki…

Timsah Arena konuklar için ‘gelen ağam giden paşam’ misali…

Tipik bir dinlenme tesisi yani misafirhane olmuş!

Ah be güzel kaptan kardeşim.

O dediğin eskilerde kaldı, farkında değilsin!