Tahliye Taahütnamesi hakkında


Yeni Borçlar Yasası bilindiği üzere 6570 sayılı Kira Yasasını devre dışı bıraktı.



Arsa, tarla, konut veya işyeri kiralarında da artık Borçlar Yasasının kira ile ilgili hükümleri uygulanmakta. Bugünkü köşemizde de konumuz TAHLİYE TAAHÜTNAMESİ hakkında.

Özellikle ÇATILI dediğimiz KONUT ve İŞYERİ kira sözleşmeleri ve sözleşme dışında düzenlenen TAHLİYE TAAHÜTNAMESİ oldukça yaygın bir konu.

Kiracı, eğer işyerini, evi kiralama konusunda çok istekli ve kiraya veren de çok titizse önüne bir belge konulur. Belgede söz konusu yerin X BİR TARİHTE VEYA TARİHSİZ boşaltılma taahhüdü vardır.

Kiraya veren kendisini GÜVENCEDE hissetmek istediğinden belgenin BOŞ olarak imzalanmasını ister.

Kiracı ise tereddütlüdür.

Boş bir tarihe veya arzu etmediği bir sözleşmeye imza atmak istemez ancak mecbur kalır.

Evvela, tahliye taahhütnamesinin geçerli olması için YAZILI olması şart koşulmuştur. (Yeni Borçlar Kanunu 352.Md.) Diğer şart ise; kiralanan yeri TESLİM ALDIKTAN SONRA imzalaması halinde geçerlidir.

Özetle kira sözleşmesi ile aynı anda imzalanan taahhütname, yasaya göre serbest irade ile kurulmadığından geçersizdir.

Genellikle en sık yapılan hatalardan biri de budur.

Kiraya veren kira sözleşmesi ile birlikte aynı anda tahliye taahhütnamesi kurmuştur ama işe yaramaz, taraflar da geçersizliğini bilmez.

Diğer şartlar da yan şartlardır.

Tahliye tarihinin belirtilmesi şartı, tahliye taahhüdü verenin asil veya tahliye taahhüdü vermesi konusunda özel vekaletname verilmiş vekil olması şartı gibi.

Burada önemli husus şudur.

Kiraya veren bu iki şartı genellikle bildiği için kiracısından BOŞ TARİHLERİ İÇEREN TAAHÜTNAME ALARAK KARTLARI ELİNDE TUTMAK İSTER. Bu durumda tahliye taahhütnamesini BOŞ olarak vermiş kiracı, daha sonra mahkemeye müracaatla HER TÜRLÜ DELİLLE bu taahhüdü BOŞ olarak verdiğini ileri sürüp İPTAL KARARI almadıkça, TARİHLERİ BOŞ olan taahhütnamenin mahkumu olmak durumundadır. Böyle bir durumda da kiraya veren, kiracısını DİLEDİĞİ ZAMAN DAVA AÇIP TAHLİYE ETTİRMEK gibi bir imkana sahip olabilmektedir.

Yine, ikinci, üçüncü sözleşmelere yazılan TAHLİYE TAAHÜTNAMESİ geçerlidir. Ayrı bir kağıda belirtilmesine gerek yoktur. Tahliye taahhütnamesi alacak kiraya verenin bu taahhüdü NOTERDEN ALMASINA gerek yoktur. Ancak, İMZA İNKARI gibi bir sorunla karşılaşmamak isteniyorsa NOTERDEN alınmasında her zaman yarar vardır.

Son olarak, çatılı olmayan yerlerde (arsa, tarla gibi) Yine Borçlar Yasasının önceki hükümleri uygulandığı için TBK 352. md hükümleri burada geçerli değil. Zira sözleşme süresinin bitiminde bu tür yerler hakkında yasa koyucu zaten tahliye imkanı vermiş durumda.

Saygılarımla...

EKOHABER GAZETESİ