Sosyal medya ve yapısal çözümler


Sosyal medya ve yapısal çözümler...



Bilişim ve bilgi çağının gereği olarak sosyal medya  hayatımızın bütününü kaplamış durumdadır. Evde işyerinde, toplu taşıma araçlarında  boş bir zaman yakalayabildiğimiz her dilimde gözümüz ve zihnimizin büyük bir kısmı cep telefonlarına ve paylaşımlara hapsolmaktadır. Düşünün ki bir çok kişi haykıramadığı, sesini duyuramadığı bir çok  şeyi burada paylaşarak ego tatmini yaşamaktadır. Belki paylaşılanlar doğru ve yanlış bunun değer yargısını kişi kendisi ortaya koyamadıysa diğer kişilerin ve toplumun ne düşündüğü ile fazla ilgilenmemektedir. Sosyal medya mecrası bazılarının yediği yemeği bazılarının giyeceklerini kullandıkları markaları görsellik boyutuna dönüştürdükleri tevazu ve alçak gönüllülükten uzak tavırlarını burada sergileyerek, kendilerini kötü duruma da sokmaktadırlar. Ama bu kişiler için bu durum çok önemli değil, gezdiği mekanları kullandığı arabayı , marka amblemlerini burada sergilerken ne kadar zengin görüntüsünün olduğunu asilliğini ispatlama çabası içerisine girdiği gözlemlenmekte ve kendi görüşüm doğrultusunda da antipatik süreçler ortaya çıkmaktadır.

Bak kardeşim para pul şan şöhret hepsi geçicidir. Senin araban, markan veya evin , malikanen hatta paran kalıcı değildir. Senin vatana millete devletine faydalı işler yapabilmen, insanlığa birgün olsun kattığın en ufak değer, yaşlıları sevindirdiğin , çocukları güldürdüğün, kimsesiz ve hasta insanların yanında olduğun gün sen asil bir insansın. Fakirle fakir ,zengin ile zengin, toplumun her kesimindeki insanları kucakladığın gün karakterini koyarsın ve efsane olursun.

Aslında sosyal medya kapsamında en önemli konulardan biri de kendisini klavyenin arkasına gizleyen her türlü yapıcı eleştiriden uzak, projesi olmayan,  hazımsız ve devletin bekasını yıkmaya yönelik söylemleri olan sürekli yazan çizen hakaret eden sahte delikanlılar olmuştur.

Demokratik ülke koşulları altında şunu kalın puntolu harflerle yazıyorum. Evet aynı şeyi düşünmek zorunda değiliz. Aynı ideolojiye aynı siyasi parti görüşüne veya aynı takımı dahi desteklemeyebiliriz. Şunu unutmamalıyız  birbirimize ve düşüncelerimize saygılı olmak zorundayız. Evet iktidarı hükümeti bakanları ve hatta bürokratları sosyal medya kapsamında eleştirebiliriz. Bunları yaparken kişisel hakaret kapsamında bel altı vurarak yapmamalıyız. Demokratik özeleştiri bu olamaz. Her zaman unutulmaması gereken en temel değer büyük Türkiye Cumhuriyetinin menfaatleridir. En önemli ortak değerimiz tarihimizin ve ecdadımızın bıraktığı bu cennet vatandır. Lütfen bu günlerde daha fazla sağduyuya ihtiyacımız var, her zamankinden daha fazla dayanışmaya birlik beraberliğe ihtiyacımızın olduğunu unutmayalım. İktidarı ve muhalefeti ile tüm siyasal kişilerle birleştirici mesajlarımızı verelim. Ötekileştirmek hedef göstermek ve farklı algı yönetimini yaratmak yanlış anlamaları beraberinde getirerek, kardeş kavgası ve bölünmeleri tetikleyen bir provokasyona dönüşecektir. Kardeşliğimizi perçinleyen her çalışmanın ve sağduyu sürecinin içinde olalım. Biz kendi özeleştirimizi yaparız. Tartışırız, eleştiririz fakat doğruyu bulmak için çaba gösteririz. Şu unutulmamalıdır ki hem iç hem de dış unsurlar içerisinde verilecek en önemli mesaj TÜRKİYE CUMHURİYETİ her zaman payidar kalacaktır.