Şişman kadınların helvası


Şu evde cenaze var ve insanlar ha babam de babam helva kavuruyor! Üstelik yakınlarının da bir iki karıştırması için helva kepçesi elden ele dönüyor! Tuhaf ama işe yarayan adetler bunlar. İnsanın acısını hafifletiyor. Başa gelmeden bilinmiyor.



“Şişman kadın sahneye çıkmadan opera perdesi kapanmaz” diye bir söz vardır ya, işte o hesap helvayı da o en son sahne alan şişman operacıya benzetirim. Şişman kantocu da sahneye en son çıkan olduğuna göre, hadi tombul kantocularla operacılara kavurtalım helvamızı bugün! Helvaya şişman kadın muamelesi yapsam kimse küsmez değil mi?  

Geleneklerimizde hep bitişin, hep sonun başlangıcıdır helva. İlla ki, yemeğin sonunda gelir sofraya. Yaşamın sonunda, duanın sonunda, en sonunda da ölenin ardından gelir…

Ölüm giren evlerin dua mırıltıları arasında kavrulan un ya da irmik kokusu, yaşıyor olma duygusunun balyoz olup kafaya donk donk inmesidir aslında. “Bak yaşıyorsun, soluk alıyorsun hadi mutlu ol” der gibi.

Geleneksel adetlerimizin pek çoğu garip ve anlamsız gelirdi bana eskiden. Ne gereği var ki derdim; şu evde cenaze var ve bir güruh insan ha babam de babam helva kavuruyor! Üstelik yakınlarının da bir iki karıştırması için helva kepçesi elden ele dönüyor! Tuhaf ama işe yarayan adetler bunlar. İnsanın acısını hafifletiyor. Başa gelmeden bilinmiyor.

Geçen ay, ben de babacığımı sonsuzluğa uğurladım. Dünyadan göçen tüm sevdiklerimizle beraber mekânı cennet olsun.

Helvalar da kavruldu dualar da okundu babacığımın ardından. Yedi gün boyunca dualarla pek güzel izzet-i ikramlar yapıldı. Olması gereken her ne varsa her biri yerine getirildi çok şükür. Evlerimiz doldu taştı, sevenlerimiz taziyelerde bulundu.

İçimin en acıdığı anlarda, ölümün çaresizliğine en yenik düştüğüm sırada bile iç sesim hep yaşamın sıcaklığını üfürdü soluğuma. Gözümün yaşına karışan helva kokuları arasında belki tam böylesi olmasa da helva tarifini belleğime yazarken buldum kendimi! Tarifi olsa iyi, bir de her eve hilafsız giren ölümün kabullenişi adına nice dize döktürdüğümün farkına vardım! Tuhaf değil mi? Bir yanda canın ciğerin babanı saklamışsın toprağa, diğer yanda küçük yaşam işaretleri düşüyor yüreğindeki satırlara! 

Hani, düşünceler kafamıza üşüşür de bir baş işaretiyle gitmelerini isteriz ya, o tür kovalamalar da yapsak düşünceler gitmiyor. Sadece yer değiştiriyor. İnsan beyni işte…

Biri çıkıp süt de koyalım diyor irmik helvasına. Diğeri yarı sıvı yağ, yarı tereyağı koyduk iyi mi diye soruyor. Sesler uğulduyor, odalara yayılan yağ kokularına sinen dua mırıltıları arasında yaşam devam ediyor…

Helva, yine de bitişlerin tatlısı.

Yemek üzerine bol tarçınlı, fıstıklı; un ya da irmik helvası, hangisi olursa...

Babam için irmik helvası yapılmıştı o gün. Şişman kadınlar kavurmuştu. Birer ikişer karıştırdılar helva kepçesini tencerenin dibine aynı nakarat vurarak; sonra, pay ettiler üzerlerine bol tarçın serperek…

Öte aleme göçmüş tüm ölmüşlerimizin ruhlarına ulaşsın, yaşayanların da ağız tadı olup damakları şenlensin. Amin… 

 

İşe yarayan klasik bir İRMİK HELVASI tarifi

500 gram irmik

Bir buçuk su bardağı eritilmiş tereyağı (fındık yağı ya da zeytinyağı ile karışık olabilir)

İki buçuk su bardağı tozşeker (çok tatlı seven için üç bardak)

Dört buçuk su bardağı su ( yarı su yarı süt olabilir)

25 gram dolmalık fıstık

Toz tarçın

 

Hazırlanışı

Yağ ve irmik çelik tencerede tahta kaşıkla sürekli karıştırarak 15 – 20 dakika kadar kavrulur. Yakmamak için fıstıklar, kavurma işlemine başlandıktan beş dakika kadar sonra konur. İrmik ve fıstıkların kavrulma kokusu hissedilmeye başlandığında, diğer tarafta kaynatılmış ve ılınmış (su veya süt karışımı) şerbet azar azar kavrulmakta olan irmiğe ilave edilir. Bu işlem yavaşça yapılır zira, şerbete kavuşan kavrulmuş irmikler ocak üzerinde  sıcak kızgın buhar oluşturur. Aman ha, yüzünüzü sakının ki yanmasın.

Birkaç taşım karıştırıp şerbeti çektiğini anlayınca ocağın altı kapatılır. Bu aşamada eski hanımlar helvanın üzerine birkaç kaşık da tozşeker serperler ve tencerenin kapağını kapatıp demlenmeye bırakırlar. .

15 – 20 dakika demlenince bol tarçın ile servise hazırdır.

Klâsik tarif böyle… Şimdilerde cevizli, Şam fıstıklı, meyveli, dondurmalı ve jöleli pek çok çeşitlemeye giriliyor. Zevke ve sunuma bağlı.

 

Aşçı Fok

Nurdan Çakır Tezgin