Sınırlar iyidir!


Hani derler ya; “psikiyatriste gerçek hastalar değil de onların hasta ettikleri gelir”, gerçekten bu sözün doğru olduğunu düşünmeye başladım son zamanlarda. Bunun sebebi ise eşim…



Dört yıllık evliyiz ancak onu seviyor olmama rağmen ilişkimizde zorlandığımı hissediyorum. Çoğu zaman bencilce davranıyor. Benim ne hissettiğimin ya da ne düşündüğümün onun için anlamı yok gibi. Bu konuyu ona açtığımda ise; “şu kısacık ömrümde istediklerimi yapamayacak mıyım?” sorusu ile karşılaşıyorum. Bir terapiste gitmeyi ve yardım almayı önerdiğimde ise bunu kesinlikle reddediyor. Ona göre tek başıma gitmem daha faydalı olabilirmiş. Birkaç gün önce yaz tatili için plan yapmayı denedik. Bütçemize uygun bir yere gitmeyi önerdim ancak o daha pahalı bir yere gitmek istediğini söyledi. Bunun ailemizi zor duruma sokacağını ve maddi anlamda zorlanacağımızı biliyor ancak fikrinden vazgeçmiyor. Böyle bir tatili hak ettiğini, onun bu isteğini benim çok büyüttüğümü söylüyor. Artık ne yapacağımı bilemez oldum. Ayrılmayı bile düşündüm birkaç kez ancak ayrılık söz konusu olduğunda, birkaç gün toparlanıyor sonra yine eski halimize dönüyoruz. Bir psikiyatri hekiminin kapısında tüm bu yaşadıklarımı düşünürken artık tek bildiğim daha fazla bir şeyleri feda etmek istemediğim…
Eğer siz de hayatınızda bencil olduğunu ve sizin duygu ve düşüncelerinizi umursamadığını düşündüğünüz, sizden sürekli fedakâr olmanızı bekleyen küçümseyici tutumlar sergileyen eş, arkadaş ve yakınlara sahipseniz bu yaşantının onlar açısından sebeplerinden biri “haklılık” şemasına sahip olmalarıdır. Bu şema sahibine istediği her şeyi yapabileceğini, buna hakkı olduğunu söyler. Bir süre sonra şema doğası gereği diğer insanların hakkı hiçe sayılır ve kişi kendi bildiği gibi yaşama hakkı doğrultusunda hareket eder. Yaşama iyi uyum sağlayan yetişkinler olabilmemiz için çocukluğumuzda ihtiyacımız olan belli noktaların karşılanması halinde olumlu etkilerin ortaya çıktığını görüyoruz. Yani mükemmel olması gerekmiyor. Bir çocuğun gelişimi için neye ihtiyacı vardır sorusunun cevabında, aslında her insanın karşılanmasına muhtaç olduğu bir takım evrensel ihtiyaçlar yatıyor. Bir çocuğun öncelikle güvende hissetmeye, özerkliğe, özsaygıya, kendini ifade etmeye, gerçekçi sınırlara ve başkaları ile bağlılık hissetmeye ihtiyacı vardır. Bunlar karşılanırsa çocuğun psikolojisi sağlıklı ilerler.
Eğer eksik kalırsa; karşılanmamış bu ihtiyaçların zedeleyici etkisi ile oluşan erken dönem uyumsuz şemalar yaşam boyu gelişirler. Kendimizle ilgili değiştirilmesi zor çekirdek inançlarımızdır. Çocuklukta başlayan ve yaşam boyu tekrar eden özyıkıcı kalıplardır. İşte bunlardan biri de “haklılık” şeması… Bu şemaya sahip bireyler şemanın yarattığı etki ile yardım için başvurmazlar. Daha çok şemaya sahip bireylerin hayatını zorlaştırdığı eş, partner ve yakınları psikiyatriste gelirler. “Haklılık” şemasına sahipseniz etrafınızdakilerden ne kadar bencilce davrandığınızı duyarsınız. Kendi ihtiyaçlarınızı diğer insanların ihtiyaçlarının önüne koyar, özel olduğunuzu düşünürsünüz. Bu tutumlarla yakınlarınızla sorun yaşamaya başlarsınız. Onların hakları yerine kendi haklarınız önemlidir. Yakınlarınızın durumu çok büyüttüklerini, sadece ihtiyacınız olanı istediğinizi öne sürersiniz. Eğer sıklıkla yetersiz ve beceriksiz hissedip yanınızda birilerini arıyor, tek başınıza hareket etmekten korkuyorsanız, bağımlı olduğunu düşündüğünüz bireyden sürekli yardım talep edersiniz. Bu yardımı almaya hakkınız olduğunu düşünür, alamadığınızda öfkelenirsiniz. Kişiler arası ilişkileri böylesi zorlaştıran ve şema sahibini terk edilmeye doğru sürükleyen “haklılık” şemasının temeli neye dayanıyor olabilir?
Ebeveyniniz sizi gerçekçi sınırlar çizerek büyütmediyse, istediğiniz her şeyi yapmanıza izin verdiyse ya da sizin adınıza çok şeyi yapıp sorumluluk almanızı engellediyse “haklılık” şemasının oluşumu için zemin hazırlanmıştır. Mutlu ve kaliteli bir yaşam sürüp yanınızda sevdiğiniz insanların olmasını istiyorsanız şemanızla mücadele etmeye başlamanız gerekiyor. Çünkü bu şemaya sahip bireyler zamanla sevdikleri tarafından terk edilmeye mahkûm olabilirler. Şemanızla mücadele ederken kendinize sınır ve kural koymaya çalışarak, yakınlarınıza karşı empati kurmayı denenmekten başlayabilirsiniz. Sınırların yaşamı zorlaştırmayıp kolaylaştıracağını unutmayın…