Şimdiki aklım olsaydı


Şimdiki aklım olsaydı



Evren, zaman doğrusal değil, onu yeniden hatırladık aslında; Kara Delik fotoğrafının çekildiği bir kaç hafta önce. Bazen bükülüveriyor zaman; yana gitseniz diğer tarafa geçverecek gibi. Ya da baksanız..

Dolayısıyla, şimdiki aklım on yıl önce yirmi yıl önce ... olsaydı dediğimiz noktada, şimdiki aklımızla o zamanda olabiliriz.

Fiziksel yaşlanma sürecimiz yoluna doğrusal devam ediyor. Bu da bizi yanıltıyor. Halbuki şimdiki aklım 20 yaşındayken olsaydı dediğiniz yerdeyiz. Bakın, aynı şeyleri yaşamışız, o gün bu gün...

Bir bakışa mı kandık gençliğimizde, bir söze mi inandık? Birisi bizi zayıf yerimizden yakalayıp hakkımıza tecavüz mü etti? Yalnız hissettiğimizde bize dünya bir yana sen bir yana duygusu mu verdi? Ona özendik, belki gücüne, belki sahip olduklarına, .. bunları koz olarak mı kullandı? Yalan mı söyledi, aldattı mı? ....

İşte şimdiki aklımızla hep oradayız. O yara öyle bir yara ki, tam kabuk bağlayacakken kaşınır. Kaşırız, depreşir. Tıpkı alkol, sigara bağımlıları gibi. O bizi çeker, biz onu..

Hep öyle insanlar toplanır etrafımızda, yaşamınıza girer. Yaşam bu mu der, isyan ederiz. Halbuki bilinçaltımızdaki nefreti dışarı atma ihtiyacıdır bu. O insanlar ya da olaylar üzerinden, geçmişte gösteremediğimiz tepkiyi gösteririz.

Daha beteri... Aynı sözleri insanlar bize söyler. Beni kullandın; bakışına kandım, sözüne inandım. Farkında olmadan bizi mağdur eden kişinin yaptığını biz başkalarına yaparız.

Bu sarmal iki türlü döner gider. İşte bunun farkına vardığımızda, şimdiki aklımızla oradayız. En zoru da elbet farkındalığı eyleme dönüştürmek. Çünkü işe kendimizden başlamamız gerekiyor. Birilerinin zamanında bana yaptığı kötülüğe karşılık, neden bek emek harcıyorum demek mümkün. O da başka bir tartışma konusu. Evren de doğru'sal değil zira.. Ama bir ahengin peşinde koşturduğu muhakkak.

Öyleyse ne yapmalı? Elbette her iki durumdaki ortak noktalara bakmalı. Ortak kavramlara, sürekli duyulan sözcüklere.. Neler mi? Bazı örnekler yukarıda yazılı, bazıları kendi yaşamınızda..

Sevgiyle kalın.

Yüksel Çilingir