Ses seda giderse...


Bir insanı tam anlamıyla sesini unuttuğunuzda kaybedersiniz. Ölüler, sesleri unutulduğunda ölüdürler. "Alemde sesin Davut gibi çınlasın!.. Gök kubbede baki kalan sadece hoş bir sedadır; kalıcı olan sadece odur" demiş ünlü Divan şairi Baki…



Siz hiç çok sevdiğiniz birinin sesini unuttunuz mu? Ve anımsamaya çalışırken daha beter kayboldunuz mu o unutuşun içinde? Tonlamalarını, bazı sözcükleri kendine has sesletimini, kendine has vurgularını, o sesin içinde barındırdığı rengi, bazı kelimeleri yanlış telaffuz edişindeki aksanı…

Bir insanın sesini unutmak, temeli çökmeye başlamış bir binayı ayakta tutmaya çalışmak gibi.. Sanki yüz hatları da flulaşacak, mimikleri, yürüyüşü, yürürken bedenindeki karakteristik salınım, gülüşü, kızdığında yaptığı bir istemsiz kas hareketi, bir tik, ona has refleksler hepsi yavaş yavaş silikleşmeye başlayacak..

Fotoğraflar yetersiz kalır. Sadece bir yöne bakan hareketsiz bir görüntü.  Unutulmaya yüz tutanı sabitleyemez hafızada. Ses gerekir. Sesi.. Bir insanı hatırlamadaki ana direk. Ses..  Cesedi anlamlı kılan iki öğeden biri. Biri ruh, diğeri de ses. Evet ruhlarımız gözükmez ama konuşurlar. Ruh, bir gözlerde zuhur edip gözükür, bir de seste duyulur. Telefonda konuştuğunuz sevdiklerinizin sesindeki endişeyi hissetmediniz mi hiç? Ne kadar gizlerse gizlesin ulaşmadı mı o sıkıntı ve keder? Seslerdeki alay, seslerdeki kibir, seslerdeki şefkat, seslerdeki merhamet geçmedi mi ruhunuza?

Ölü bir bedendeki zavallı ıssızlık, çıldırtan sükunet hep sesin gidişinden.. Rengi atmış nevresimlere, saksıda solmuş çiçeklere, güneşte ağarmış brandalara benziyor ölülerden geriye kalan yaşanmışlıklar. Çünkü sesleri yok.

Sestir o yüzden bir kişiyi anımsamaya en yardımcı anahtar.

Geçmişten çok net hatırladıklarınızı düşünün. Sesleri olduğu gibi dimağınızdadır. Ama anımsayamadıklarınız.. İşte onların sesleri de yoktur.

Bağırtı, ünlem, haykırış, çığlık, fısıltı, mırıldanma, terennüm, tane tane, hızlı hızlı, gittikçe alçalan, gittikçe yükselen, gür, nasıl olursa olsun, bir parça kalsın sizde hatırayı taze tutmak adına.

Sevmediğiniz birinin ilk evvel sesini unutun ki çarçabuk gitsin sizden. Esamesi bile okunmasın.

Ama sevdiklerinizin, kıymetlilerinizin, değerlilerinizin sesini asla unutmayın.

Babamın sesini anımsamaya çalışıyorum hanidir.

7 sene önce geri dönüşü olmayan yolculuğa çıktığından beri, 34 yıl benim babam olmuş adamın sesini anımsayamamanın utangaç hüznünü yaşıyorum.

Sesler tamamen unutulduğunda gelen panik duygusu.

Ya yüzünü de unutursam.

Emin olun fotoğraflar yetmiyor.

Ses lazım..

Ses, seda, avaz, yankı, eko her ne ise işte..

Ruh gözükmez ama duyulur derim hep.

Ruh duyulur.

Sesimiz, ruhumuzdur..