Şehir yönetmek sanat be üstad!


Şehir yönetmek sanat be üstad!



Kadir Topbaş...

İstanbul... Gitti.

Melih Gökçek...

Ankara... Gitti.

Recep Altepe...

Bursa... Gitti.

Faruk Akdoğan...

Niğde... Gitti.

Ahmet Edip Uğur…

Balıkesir... Gitti.

Seçildiler… Oylandılar… Gönderildiler...

Şehir yönetimleri konusunda oldukça iddialı olan iktidar partisinin kendi içindeki salvosu daha nereye kadar sürecek göreceğiz.

Ama bu şehir yönetimini bilmekse 17 ay kala görevden uzaklaştırılan Türkiye'nin en büyük şehirlerine dair söylenecek çok şey olur.

Başkan değişimi yapılan illerin hepsinde birçok proje iptal ediliyor.

Revizyonların arkası kesilmiyor.

Şirket yönetimlerinin tek tek istifası isteniyor yeni başkanlar tarafından.

Peki harcanan zaman, para, kayıp... Kim telafi edecek onca yanlışı.

Ya da tam anlamıyla ne olduğu açıklanacak mı?

Hala kamuoyu tatmin olmadı.

Bunlar Fetöcü mü iddiası havada...

Bunlar başarısız mı iddiası havada...

Bunlar usulsüz işler mi yaptı iddiası havada…

Her şey bu kadar havadayken ortada bir yanlış hesap varsa, bu hesabı kim soracak?

Sorumluluk kimin?

Ya da gerçekten bir sorumlusu olacak mı?

Üstüne CHP'li belediyelerde de başlayan operasyonlar sürecek gibi görülüyor.

Daha Ak Partili başkanların neden görevden alındıklarına dair tatminsizlik yaşarken, iktidar partisi CHP konusunda vatandaşı inandırabilir mi?

Sanmıyorum...

Çok net şunu söyleyeyim.

Siyasete güven giderek azaldı.

İnanın önceliği geçim olanın hiç bir siyasi manevraya itibarı yok.

Bilirsiniz...

İnsan, biriktiren bir yaratık...

Şan, şöhret biriktiriyor...

Bazıları da Kuledibi'nde Çukurcuma'ya, Üsküdar'da Eskiciler Çarşı'sına, Unkapanı'nda Horhor'a gidip; antika lambalar, cam şişeler, eski koltuklar, tespihler, tombaklar biriktiriyor.

Alim kitap biriktiriyor.

Cahilse kin biriktiriyor.

Siyaset bu kafayla ne biriktiriyordur sizce?

Anlayanınız var mı?