Sedat (3) Özden


Camiaları camia yapan önemli değerler vardır. Bursaspor camiası özel bir camiadır. Kendine has, diğer camialara benzemeyen özellikleri vardır. Bir kere camia çok duygusaldır.



Kendisini özel hisseder, diğer camialardan farklı bulur. İstanbul'u sevmez, İstanbul yanlısı yayın yapan ulusal medyaya uzak durur ve tepkilidir.

Bursaspor bizlere babalarımızdan, dedelerimizden mirastır. Sadece 54 yıllık maziye bakmamak gerekir. Akınlar'ın, Çelikler'in, Acarlar'ın, İstiklal ve Pınar’ların günümüze getirip bıraktığı mirastır Bursaspor.

Taraftarı özeldir, en uzak deplasmanlara kalkar Bursa'dan gider. Takımın destekler yeri gelir ev sahibi takımdan daha gür çıkar sesi, bu da bizi her zaman gururlandırır. Vefakardır, cefakardır. Uzun otobüs yolculukları yapar sonra yorgun olanlar onlar değilmiş gibi tribünde ses olurlar.

Takımlarını çok severler, çok duygusaldırlar. Hatta o kadar çok severler ki, severken öldürmek deyimi sanki bu durumu izah eder.

Yeri gelir futbolcuyu uyarmak isterler, hatta bu sırada tepki fazla kaçabilir. İstenmeyen olaylara neden olabilirler.

Örneğin hiç istemediğimiz bir şey olan yıllarını Bursaspor'a vermiş olan kaleci Harun'la fiziksel temaslı kavgaya bile sebep olabilirler.

Bu bizim taraftarımız, davranışlarını onaylamasak bile bunları yok sayamayız.

Yönetime düşen burada kavgaya karışan tarafları acilen bir araya getirip, İstanbul basınına malzeme olmadan ve iş büyümeden barıştırmak olmalıydı, ancak yönetim bu süreci yönetebilme becerisini gösteremedi.

Bursaspor'un önemli değerleri var dedik. Futbolcuları en başa koymamız gerekir. Çok önemli futbolcular bu formayı giydi. Bir çoğu bizlerin gönlünde taht kurdu. Kaleci Osman, Haluk Erdem, tüm Türkiye'nin topla ilişkisine hayran olduğu Mesut Şen, beyefendi futbolcu rahmetli Ersel Altıparmak, Dundee'ye orta sahadan vole ile gol atan takımını çeyrek finale taşıyan Vahit, her başı sıkışanda göreve çağrılan Muhtar Tucaltan, kaptan Sinan Bür, kaleci Rasim, Kemal Batmaz, gol kralı Okan Yılmaz, milli stoper Özer, Deli Bahtiyar, unutulmaz futbolcu ve teknik adam nur içinde yatsın Biyediç, şampiyon kadronun tamamı, oynarken efsane olmuş PM Batalla, taraftarın gönlünde özel bir yeri olan İvan Ergiç ve Fernando Belluschi. Erken yaşta Bursaspor'dan kopmak zorunda kalan “bizim çocuk” Enes Ünal. İsmini yazamadıklarım kusurumu mazur görsünler bütün forma giymiş futbolculara şükranlarımı arz ediyorum.

Sedat 3 Özden'i tabiki unutmadım. O her zaman ayrı bir parantez açmayı hakeden bir Bursaspor kariyerine sahiptir. Dile kolay tam 13 yıl profesyonel olarak Bursaspor'da futbol oynamak ve 335 lig maçında 53 gol atmak. Hemde üst düzeyde futbolcu olup, bütün takımların gözdesi iken. Milli maçın çok az oynandığı yıllarda 37 kere milli olmak, Wembleye kaptan olarak çıkmak.

Beşiktaş'ı İstanbul’da 1-0 yenerken gol attığını, Galatasaray'a İstanbul'da gol attığını, Adana Demirspor'a attığı tek golle ligde kalışımızı, kaptan olarak Türkiye kupasını kaldırışını gençler hatırlamayabilir. Ancak mutlaka öğrenmeliler.

Sedat Özden kulübün düzenlediği futbolculara moral vermek için yapılan toplantıya katılıp, konuşma yaptı. Beğeniriz beğenmeyiz ancak saygı göstermek zorundayız. Sedat Özden kariyeri ve tecrübesi itibarıyla söylediklerine saygı gösterilmeyi hak etmektedir.

Sosyal medyada Sedat Özden'in futbolculuğunu yaşları dolasıyla bilmeyen ve öneminin farkında olmayan genç kardeşlerimizin hakarete varan eleştirilerine şahit olmak beni bu yazıyı yazmaya sevk etti.

Kaptan hukuk içerisinde kalmayı önermiş ve gerekirse kendisini hedef olarak ortaya koymuştur.

Büyük Kaptan fikirlerini ifade edebilmeli ve bizlerde buna saygı gösterebilmeliyiz Büyük Bursaspor ailesi...