Saray’daki iftarda Bursa’dan da isimler vardı


“Türkiye, 7 Haziran’la birlikte yeni bir döneme girdi. 3 Kasım 2002’nin ardından başlayan tek parti iktidarları dönemi 7 Haziran’da sona erdi" ve “Azınlık hükümetinin milletin sıkıntılarına çare olamayacağı kanaatindeyim”... Bu iki cümle Cumhurbaşkanı Erd



Cumhurbaşkanı bir süredir  sessizliğini korumakla beraber Beştepe’de iftar sofralarında değişik kesimleri bir araya getirerek onların siyasi  değerlendirmelerle ilgili görüşlerini alıyor.

Dün akşam da yani salı akşamı  4. iftarında aralarında eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz, Yıldırım Akbulut, eski Meclis başkanlarından Cemil Çiçek, Köksal Toptan, eski Bakanlardan Cavit Çağlar Eyüp Aşık, Oltan Sungurlu, Işın Çelebi, Mehmet Keçeciler, Hasan Celal Güzel, Recai Kutan ile Bülent Arınç, Faruk Çelik gibi mevcut hükümet kabinesinin hemen hemen tamamına yakın bakanları, eski bakanlar, 3 dönem kuralına takılan  milletvekillerinin bazıları katıldı.

Cumhurbaşkanının iftar sofrasının davetlileri arasında, Bursa’dan da Faruk Çelik ve Cavit Çağlar’ın yanı sıra  bir dönem önce milletvekilliği yapmış olan Mehmet Tunçak, Şevket Orhan, Mehmet Emin Tutan, Niyazi Pakyürek, Zafer Hıdıroğlu, Mustafa Öztürk, Mustafa Kemal Şerbetçioğlu’da  vardı.

                                                     *****                             *****

Bu yemeğe katılan eski milletvekillerinden bir kaçı ile görüştüm.

Öncelikle Mehmet Tunçak’ın  bir izlenimini önemsediğim için aktarmak istiyorum.

Kendisi  seçim kampanyasında neredeyse  muhalefetin tek malzemesini oluşturan Beştepe Sarayı ile ilgili  şu değerlendirmede bulundu:

“Hep dışarıdan görüyorduk, ama ilk defa içeriyi görme imkanım oldu. Evet büyük ama öyle söylenildiği gibi şatafatlı ve gösterişli, lüks bir manzara ile karşılaşmadım. Gayet modern ve kalitenin  kendini ön plana çıkardığı  dekorasyon hakim. Bu da zaten  büyük devlete yakışan temsil kademesinde olması gereken bir durum”.

Şu muhalif basının 300 milyar lira değerindeki iftar sofrası iddialarına yönelik olarak da net konuştu:

İftarda 350 kadar davetli vardı. Hepsi de yakın dönem siyasi tarihimize damgasını vuran, siyasete yön veren ve katkı sağlayan isimlerdi.Ben açıkçası  çok israfa kaçan bir menü bekliyordum. Ama hiç de öyle abartıldığı gibi değildi. Osmanlı mutfağına özgü ve özellikle iftar masalarının vazgeçilmezi çorba, börek, hünkar beğendi ve güllaç vardı. Küçük tabaklarda kahvaltılık vs. gibi. Gayet sade bir masa idi. Ama hizmet kalitesi gerçekten yüksekti. Servis  de  aynı şekilde. Anlayacağınız öyle abartılı bir masa yoktu”,

                                             *****                                 *****

Bir başka milletvekili de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının içeriğini ve masalardaki konuşmalara değindi.

Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın basına da yansıyan “Azınlık hükümetinin milletin sıkıntılarına çare olamayacağı kanaatindeyim” sözlerinin salonda tekrar seçimi işaret ettiğine dair algıya yol açtığını söyledi:

“ Ben de böyle bir mesaj çıkardım. Çünkü gördüğümüz kadarıyla bir koalisyon hükümeti kurulamayacak. Azınlık hükümeti gibi çareler de sağlıklı olamayacağına göre yeniden millete gitmek bu ülkenin  çıkarları doğrultusunda en doğru olanı. Cumhurbaşkanımız da söyledi. Yanı başımızdaki tehlikeyi, küresel güçlerin oyunlarını anlattı. Böyle bir süreçte hükümet görüşmeleri kriziyle vakit geçirme lüksümüz yok.”.

Aynen öyle…

Yine basına yansıyan  konuşmada Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Anayasanın verdiği yetki çerçevesinde Türkiye’nin bu dönemi ya yeni hükümeti kurarak ya da kurulmaması halinde seçime giderek sıkıntısız, hasarsız geçirmesini sağlayacağız” sözlerini de bu bağlamda

değerlendirmek gerekiyor.

                               *****                                    *****

Türkiye için tekrar bir seçim kaçınılmaz gözüküyor. Ankara’da koalisyon görüşmeleri şartlı, kırmızı çizgili sürerken, kapalı kapılar ardında her parti seçim çalışmalarının startını vermiş durumda.

Hatta seçim zamanı da belli:

Kasım…