Şapka çıkartıyorum!


Ne güzel oldu. Çifte bayram yaptık! Cumhuriyet Bayramı'nı da kutladık, sezonun en farklı galibiyetini de...



Vallahi ilaç gibi geldi dostlar...
Özlemişiz, böyle rahat maç izlemeyi...
Antalyaspor, klasmandaki yeri kötüyse de, Eto'o gibi bir lideri varsa, çok dikkat edilmesi gereken bir takım.
Yani, yeri oraları değil!
Maç öncesi centilmenlik gösterileri de çok anlamlıydı.
Tebrikler.
21 bin taraftarın desteği de güzeldi.
Futbolu özleyen Badu'nun 2 kaleyi yoklamasının ardından Batalla'nın adrese teslim kornerinde Agu, kafasını konuşturup 2. golünü atarak perdeyi açtı.
Maçın başında savunmada daha çok 5-3-2 oynayıp kapanan Timsah, alanları daralttı ve Antalya'ya isabetli şut attırmadı.
Devre sonunda şutlar 2/5 ve 0/1'di.
Topla oynama yüzdelerinde de devrede %53 üstünlükle ilk kez topu rakibine bırakmadı ve bu konuda öne geçti.
Zira, Antalya 2. devre 10 kişi oynadığı için, maç sonu yüzdeleri vermek yanlış olurdu.
2 KIRILMA ANI VARDI
Maçın 2 kırılma anı vardı.
İkisi de Bursaspor lehine oldu.
Önce 45'te Sandro, Kembo'nun bileklerine doğrudan tabanla daldı. Palabıyık haliyle Antalyalı kramponu kızarttı!
Sonra da 2. yarının 50. saniyesinde Aziz Behich, ceza yayından öyle bir füze çıkardı ki, aman Allah'ım o ne müthiş goldü!
Bence, kafadan haftanın golüne aday olur!
Çünkü topa solla çok iyi vurdu ve meşin yuvarlak inişe geçerek tam köşeye gitti.
Aziz de tıpkı Agu gibi Osmanlı'dan sonra 2. gollerini attılar.
FABRİKA AYARLARINA DÖNÜŞ
2 maçlık cezası biten Kembo ve düzelen Badu ile fabrika ayarlarına dönen yeşil-beyazlılar, 2-0'dan sonra 69'daki 3. gole kadar Ertuğrul'un top kaybı dışında rakibine pozisyon vermedi.
Sahayı çok iyi parselleyen Timsah, topu kapınca yelpaze gibi açılıp, bu yıl 3. kez oynadığı yeni sistemi çok güzel uyguladı.
KEMBO'DAN KLAS GOL
Jires Kembo boş haftada biraz daha kondisyon yüklediğini, klas bir gol atarak gösterdi.
Stancu'nun asistinde, ceza sahasında, kaleyi şöyle bir ölçüp biçen Kongolu forvet, sağ ayağıyla kaleciyi terse yatırıp sağından köşeye mıhladı!
Golleri neden anlatıyorum?
Çünkü, hepsinin anlamlı ve güzel detayları vardı.
Tarihe not düşmek adına...
Harun'un uçmadığı, sadece çataldan bir topu tokatladığı mücadelede, takım halindeki birliktelik skora da yansıdı.
Öyle ki, Aziz'in 2. golünden sonra Harun'un taaa kaleden kopup gelerek, reklam panolarının orada Behich'i öpmesi, "takım ruhunun" en somut göstergesiydi.
İşte budur.
3'ER GOLDEN 4'E ÇIKTI
Bursaspor, evindeki 4 maçtan 3'ünü kazanırken, 3'er gol atmıştı Alanya, Akhisar ve Osmanlı'ya...
Tam "4. galibiyet de 3 golle gelecek" derken, Batalla, asistin yanına, tavana astığı güzel golü de ekledi.
Kaptan, böylece 4 gol ve 4 asiste yükseldi.
Gerçekten çok keyifli bir maç izledik.
Ayrıca;
Bursaspor, evindeki 5 maçta bulduğu 14 golle; ligin sahasında en çok gol atan takımı unvanını ele geçirdi.
Ayrıca genel averajı en iyi 2. takım da Timsah...
GENÇLERE MESAJ
16 puanla plakayı bulan Bursaspor, 10 maçta 2 gol ve 1,6 puan ortalamasını tutturdu.
Rüştü Hanlı'nın son 3 dakikada  ilk kez oynaması da Le Guen'in Vakıfköy'ün yeteneklerine değer verdiğinin göstergesiydi.
Gerçi son olarak Batalla'nın yerine Furkan Soyalp'i de sokabilirdi ama, 2 maçtır 11'de forma giyen Jorquera'yı kaybetmemek adına "seni de unutmuyorum" mesajını verdi, Fransız Hoca...
TAKIM OYUNUYLA FARKA...
20 golün 18'ini yabancı oyuncular attı. Toplamda da 8 futbolcu arasında dağılıyor goller.
Yani tam bir takım oyunu. Tebrikler.
Özetle, Bursaspor'un inançlı ve 
verimli futboluna da, Aziz'in haftanın golü olacak kadar nefis golüne de şapka çıkarıyorum.
Kasımpaşa'dan da 3 puanla gelinirse, Bursaspor üst grubu iyice yakalar.
Yeter ki, bu hava bozulmasın!..