Samimiyet, içtenlik ve ilgi...


Samimiyet, içtenlik ve ilgi...



2005 yılında bugün milyonlarca takipçisi olan shiftdelete.net'i, Turkkticaret.net den aldığı 9 dolarlık alan adıyla kuruyor sevgili Hakkı Alkan...

Mühendislikten, basın yayına geçtiği öyküsü, oluşturduğu başarı hikayesi bu hafta DİJİTAL DÖNÜŞÜM'ün kameralarındaydı.

İlk önceleri bir dergide teknoloji yazarı olarak işe başlıyor Hakkı Alkan. Çalıştığı dergiye, ''bir internet sitesi kuralım '' diye fikir sunuyor. Fikir, dergi tarafından rağbet görmüyor. Olmadı , bunu ben kurayım diye yola çıkıyor. Gündüzleri dergide geceleri kendi internet sitesiyle ilgileniyor. Hatta etik olması açısından da kendi sitesinde takma ad ile yazılarını yazıyor.

Bir gün  fikrini  uygun görmeyen derginin kendinin de  içinde olduğu  yazı işleri toplantısında , ''shiftdelete.net diye bir site var , çok iyi gidiyor, çok iyi işler yapılıyor.'' diye konuşma yapılıyor.

Hakkı Alkan; Eyvah bizden bahsediliyorlar, biliyorlar mı acaba derken, daha fazla saklayamayacağını düşünerekten, patronun yanında alıyor soluğu...

''O site , benim sitem. Siz beğenmediniz ama bakın güzel oldu '' dediğinde, patronun cevabı, bu siteyi bize sat! oluyor.
9 dolara Turkticaret.net den alan adını aldığım bu siteye kaça satabilirim ki bilmiyorum'' dediği yıllar...

İlk başta takipçi 10 iken 100 oluyor, 100 iken 1000 oluyor, 1000 iken 10.000 oluyor. 100.000 , 1.000.000 derken ne oluyor diye kendimize sormaya başladığımız yıllardı diyor sevgili Hakkı Alkan...

Vizyon diyor

2006 da videonun bile bahsedilmediği yıllar. Ben o zamanlar diyorum ki ,dergi sayfasında bir ürünün fotoğraflarını paylaşıp o ürün hakkında bilgiyi vermeniz çok zor. Bizim video çekmemiz lazım diyorum. Teknoloji editörleri bana karşı çıkıyorlar, diyorlar ki; '' Video internette tutmayacak,  internet alt yapısı müsait değil'' diyorlar. Daha google'ın youtube'u almadığı yıllar o yıllar...

Sonuç ne? Tabii ki bunu öngerebilenler  ve uygulayanlar bugün açık ara farkla öndeler...

Başarı diyorum?

SAMİMİYET ,İÇTENLİK ve İLGİ diyor. Çünkü takipçiler bunu anlıyor ve hissediyorlar.

Öyle ki;

Sitenin kurulduğu ilk yıllarda, sitede ilk defa üyelik açtık. İnsanlar , genele açık olan bir siteye niye üye olurlar? sorusunun cevabını bulamadan bir kişi siteye üye oldu. Bizi çok heyacanlandırdı. Bunun cevabını bulmak için adama mail attık. Dedi ki; '' Ben sizleri çok samimi buluyorum, her gün  yeni şeyler var mı ?diye siteye bakıyorum. Baktım ki üyelik diye bir seçenek var. Tıkladım ve üye oldum. '' dedi

Adama;  siz bizim hakkımızda ne düşünüyorsunuz, sohbet edip bir kahve içebilir miyiz? dedik. Adam buyurun gelin dedi. Sormadık nerede olduğunu ve tamam dedik.

Sonuç; adam Eskişehir’den çıktı:) atladık ve gittik, üstelikte evinde de kaldık. Söyle düşünün, bir siteye üye oluyorsunuz ve site sahipleri gelip sizin evinizde kalıyor :)

Ondan sonra da hep okurlarımızı dinledik onlarla buluştuk hatta isteyenleri gönüllü yazar olarak kendi bünyemizin içine aldık..

Ürünleri incelerken tarafsız mısız ? diyorum...

Hiç vazgeçmediğimiz kuralımız diyor.

''Sitede espirili bir şekilde bir üründen bahsediyoruz. Ürün kötüyse mutlaka bu ürün kötü diyoruz. Örneğin marka diyor ki ,bir daha sizinle marka çalışması yapmayacağım. Biz de sen bilirsin diyoruz. Bunu diyen çok büyük bir operatörde oldu, global bir marka da oldu.

Biz diyoruz ki ürün bu! objektif yapılan testlerde çıkan sonuç bu! Senin vadettiğin gibi çıkmadı. İnsanların parası sınırlı. Bir ürün alacakları vakit bize soruyorlar. Biz sizin ürününüz hakkında yanlış bir şeyler söylersek insanların parası boşa gidecek ve  bize düşman olacaklar. Biz bunu kabul edemeyiz. Sizi kaybedebiliriz ,sorun yok  ama bizim okurumuzu kaybetmek gibi lüksümüz yok.

Zaten dergilerin biraz batma sebebi de buydu. Tarafsızlıklarını kaybettiler. Bir ürüne reklam verenler müdahale ederse tarafsız olmaz.'' diyor.

Güven vermek...

Biraz özgür , biraz cesur olmak gerekiyor. Daha sonrasında onlar sizi kabul ediyorlar.

Türkiye de arama motorlarında ilk 50 de olan bir site ve hızla yükselmeye devam ediyor. Kullanıcı  Tv de ürün reklamı görüyor. O ürünü arama motorlarında aratıyor. Karşısına biz çıkıyoruz. Çünkü sitemiz sürekli optimize edildiği için üst sıralarda yer alıyoruz. Bizim sitemizi okuduktan sonra satın alma kararı veriyor. Hatta biz onların işini kolaylaştıralım diye ''Güvenilir Site Entegrasyonu '' ile  entegre çalışıyoruz. Ürün incelemesi bu, iyisi kötüsü bu, eğer satın almak istersen buyur buradan al diyoruz.

Yakında diyorum?

360 derece gözlüklerle ürün incelemesi, sanal gerçeklikle kişilerle görüşme ortamı yaratılması  gibi uygulamalara geçebilmek için çalışmaya ve üretmeye başladık . Onun dışında sınırları zorluyoruz. İnsanlarla online ortamdan çıkıp offline ortamda buluşacağımız bir projeyle geliyoruz . Çok yakında bekleyin, diyor :)

Tavsiye diyorum?

Çok çalışmak lazım,
Güne erken başlamak lazım,
Haftanın bir günü bilgisayar ve telefondan uzak kalıp, aileye zaman ayırmak lazım,
Okumak ve araştırmak lazım,
diyor..

Hakkı Alkan'ın bu görüşlerine katılmamak imkansız. Ne dersiniz?