Rüzgarın Şehri Enez…


Meriç nehri hakimiyetine aldığı çeltik tarlaları kıyısından özgürlüğe doğru akarken bir trak genci ıslak kayaların akıbetini yumuşak kayalara işledi.



Pers imparatorunun tatil cenneti olması için kuşattığı kent Romalıların mızraklarını çevirdikleri bir kıyı cephesi oldu. Savaşların kızıl ateşini Fatih donanmasının heybetiyle söndürdü.

Burası Türkiye’nin uzak ucu burası pelikanların rüzgara yön verdiği tatil cenneti, Ege denizini son anda yakalamış bir medeniyet kütüphanesi, tarihin derin dehlizlerinden hikayeler fısıldayan Enez.

Trakya, kuzey Ege’nin başucunda yaşattığı Enez’i çok uzun zamandır insanoğlunun ilgisinden korumayı başarmış. Burada yaklaşık 11 bin insan huzur içinde yaşadığı bir kıyı kasabası resmi olarak Edirne’ye ama bu topraklarda Meriç nehrinin sözü daha çok geçiyor.

Eski çağlara kadar uzanan geçmişi buraya deniz kıyısın da yaşayan bir kütüphane havası vermiş. Daha çok yerli turistlerin geldiği villaların ve tatil köylerinin yoğunlukta olduğu ilçede hala doğal güzelliğini koruyan sahiller bulunuyor. Kasaba halkı turizm, balıkçılık ve tarımla hayatını kazanırken huzur ve rahatın tadını çıkartıyor. Soroz körfezini karşısına alan Enez, Yunanistan’a da bir nefes mesafede. Birçok kültürü hala yaşatan kasabada sıkça çeltik tarlalarına karşılaşacaksınız.

Aynı zamanda göçmen kuşların uğrak noktalarından biri olana Enez, ismini antik çağlarda buraya verilen Eynos dan alıyor. Her taşın altında farklı bir tarih barınıyor bu yerde.

Bu tarihi yolculuğa heybetli görüntüsüyle Enez kalesinden başlıyoruz. Her güzel şehir gibi burayı korumak içinde bir kale inşa edilmiş, yapıldığı tarih tam olarak bilinmese de zamana direnen taşlar size Bizans döneminden olduklarını fısıldıyor. İnşa edildiği tepe antik çağlarda akropol olarak biliniyor. Kendine verilen görevi yüz yıllarca yapan kale, kendini doğanın güçlü ellerinden koruyamamış ayakta kalan kısımları da o eski ihtişamlı günlerini özler gibi. Osmanlı döneminde de aktif olarak kullanılan kalede sivri kemerler dikkat çekiyor. Şimdiler de içine gömdüğü sırrını toprakla kapatan yaşlı dev Enez’in en çok ziyaret edilen yerlerinin başında geliyor. Yaşlı kalenin surları arasında sakladığı ama zamandan koruyamadığı büyük bölümü yıkılmış bir Ayasofya da var. Fetih sonrasında cami olarak da kullanılmış olan yapı 1965 yılındaki depremden sonra kendi kaderine terk edilmiş.

Enez’in fethinde büyük rol oynayan Has Yunus Bey kıyıdan kuşattığı şehre zarar vermeden fetih etmek için elinden geleni yapmıştı. Şimdi ise kasabadan birkaç kilometre dışarıda Osmanlı döneminde kurulan mezarlığın iççindeki mütevazı türbesinde gelecek ziyaretçilerin Fatihalarını bekliyor.

Kasabanın 7 km uzağında doğanın hediyesi yüzden fazla kuş türünün uğrak noktası Meriç deltasıyla yaşan Gala gölü karşılıyor bizleri. 2000 hektarlık yüzölçümü ve tatlı suyuyla bölgeye hayat veren göl balıkçılık ve çeltik yetiştiriciliği için kaynak sağlıyor. Sazlıkların ardında saklanan güzelliklerini ise türü yok olma tehlikesinde olan veya nadir görülen kuşlar oluşturmakta. Bu nadir kuşların dinlenme alanı olan göl 1991 yılında milli park olarak tescillenmiş. 2005 yılında 6000 hektara genişletilen milli parkta göl ve ormanı iç içe görebilirsiniz.

Meriç nehri Enez’in en önemli güzelliklerinden biri, bu bereketli nehirden yüzlerce canlı istifade ediyor. Çeltik tarlarına da hayat veren nehir ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor.

Ulaşım yolları bakımından hem kara hem de söz sahibi olan Enez geçmişte önemli bir ticaret merkeziydi. Limanlarını kullanan tüccarlar mallarını kara veya deniz yoluyla taşıyorlardı. Dinlenmek ve ihtiyaçlarını gidermek için İngiliz kışlası da denilen şimdilerde sadece ana duvarları kalan kervan sarayı kullanıyorlardı. 18. Yüzyılda inşa edilen kervan sarayda Osmanlı mimarisi hakim, ne yazık ki bu güzel eserde zamanın acımasızlığın dan nasibini almış.

Adeta kendini bu zamana kadar saklamayı başarmış bir cennet köşesi, bereketli toprakları, yaşlı kalesi ve tüm geçmişiyle balığa aşık avcıların yurdu. Rüzgarların şehri Enez yaşamak için savaşan tarihiyle sevecen Trakya halkı ve kanatlarında doğanın gizemini taşıyan kuşlarıyla sizleri bekliyor…