yabancı dizi izle warez script porno izle hacklink shell indir istanbul evden eve nakliyat nakliyat fiyatları






Rica minnet ekonomisi!


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı dinliyorum



Ankara’da gerçekleştirilen ‘İstihdam Şurası’nda 2017 yılının üçüncü çeyreğindeki yüzde 11,1’lik rekor büyümenin de verdiği gazla iş dünyası temsilcilerinden + 2 istihdam istedi.

Aynen şunları söylüyor:

“Geçtiğimiz yıl başlatılan istihdam seferberliği kapsamında 1,5 milyon üyesi olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’dan ilave bir istihdam sağlamasını istemiştik. Şimdi büyüme hızımız ikiye katlandığına göre ilave istihdamı da ikiye çıkarırsak bu ülkemizin büyüme oranını daha da geliştirecektir.”

Kısaca iş dünyası temsilcilerinden yeni yılda ilave iki istihdam istiyor.

Şunun altını çizmek lazım…

Özel sektör işin realitesine bakar. Kar ediyorsa yatırım yapar, yatırım yapıyorsa da ihtiyacı olan elemanı zaten alır.

Öyle rica minnet ekonomisiyle dünyada hiçbir ekonomi yönetilmez. Hiçbir işletme de ayakta kalamaz.

Bu rica minnet işi ancak kamu kurumlarında olur, o da karadelik olarak karşımıza çıkar. Popülizm olarak karşımıza çıkar.

Yani fatura daima vatandaşa kesilir.

Peki reel sektör ne diyor?

Bursa Sanayici ve İşadamları Derneği (BUSİAD) Başkanı Günal Baylan, “Özel sektör zaten alacağı varsa alır, böylece kampanyaya dahil olmuş olur. İhtiyacı yoksa da kimseyi oturtmak için işe alamaz. Hiçbir işletmenin böyle bir lüksü olamaz. Ancak ilave istihdam için yatırım yapmak lazım. Bunun için de yatırım ikliminin uygun olması, hem iç, hem dış pazarda arz - talebin artması, üretimin artması lazım. Yeter ki işler iyi olsun. O zaman işadamı iki değil, daha fazla ilave istihdam alır. Bunlar iyi niyetli açıklamalardır.”

Yani kısaca özel sektör rica minnete değil, realiteye bakar” demeye getirdi. Doğrusu da bu.

Cumhurbaşkanının bu talebi karşılık bulacak mı? Onu göreceğiz.

Gelelim yüzde 11,1’lik rekor büyüme meselesine…

Daha önceden de yazdım;

İktidar partisi yüzde 11,1’lik büyüme ipine sarılıyor da ipin ne kadar sağlam olduğuna bakılmıyor.

Yüzde 11,1’lik büyüme gerçekten çok önemli, takdire şayan…

Büyüme parametrelerini gözden uzak tutarsak gerçekleri göremeyiz.

Nedir o gerçek? diyeceksiniz.

Kredi Garanti Fonu’nun dağıttığı yaklaşık 250 milyar liralık kredi.

Esnaf kooperatiflerinin dağıttığı kredi.

Bir anlamda kredili, tabiri caizse borçla büyüdük.

Peki bu krediler ne oldu, bilen var mı?

Peşin söyleyeyim; büyük bölümü yatırım yerine borç ödemelerine gitti.

O halde krediler kesilince ne olur?

Onu da siz düşünün.

Oysa asıl ve sürdürülebilir büyüme; üretime, markalaşmaya, teknolojiye dayalı olmalıdır.

Peki, bir soru:

Madem yeni yılda ilave istihdamda çıta bir buçuk milyondan üç milyona çıkarılıyor. KGF kredilerinde, esnaf kredilerinde de destek miktarı ikiye katlanacak mı?

Ya da büyümenin önemli parametrelerinden vergi indiriminde de kapsam iki misli genişleyecek mi? Kredi kartlarında taksit imkanları artırılacak mı?

Öyle ya, bunların hepsi büyümede önemli etkenler.