Ramazanda susuzluk


Sıcak havalarda, aşırı su tüketiminin sıvı kaybı kadar tehlikeli olduğu biliyor musunuz? 



Son yıllarda Türkiye ve yakın coğrafyada hava sıcaklığının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, beslenme ve özellikle sıvı tüketiminde önemlilik kazanmaktadır. Bu ikili sağlığımıza dikkat etmemizi gerektiren en önemli etkendir. Hava sıcaklığına bağlı olarak vücudun normalden hızlı ve fazla su kaybetmesi kalp ve damar sağlığı için tehlike oluşturabilir.

Sıcak yaz aylarında yaşanabilecek kalp-damar hastalıklarından kaynaklanan tehlikelerden vücudun en az şekilde etkilenmesini kontrol edebiliriz.
Örneğin 50 yaşın üzerinde olan bireyler ve vücut-kitle indeksinin aşırı kilolu seviyesinde olması kalp sağlığı için olumsuz etkenlerdendir. Tabi ki kilo vermek için egzersiz yapmak ilk sırada başvurulan yöntemdir.
Ancak yaz aylarında bu egzersizlere başvurmak fazladan su kaybına neden olur. Aşırı sıcaklar ve egzersizden dolayı vücudun su kaybına uğraması kalp sağlığı problemlerinin ortaya çıkması için önemli bir sebeptir.
Yapılan bilimsel çalışmaların aşırı sıcakların kalp hastalıklarından dolayı ölümlere yol açtığını gösteriyor.
Yüksek hava sıcaklıklarında egzersiz yapmak ya da uzun süre güneşin altında yürüyüş yapmak kalp-damar sisteminin yüksek tempoda çalışmasına neden olur. Bunun başlıca nedeni aşırı sıcak ve egzersizle olan terleme ve vücuttaki su kaybıdır. Kan dolaşımının hızlanması ile kalbin aşırı derecede hızlı çalışması ve vücudumuzun toplam su kaybının verdiği aşırı stres yükü sonucu hipertansiyon, kalp krizi, kanama gibi tehlikeli sağlık sorunlarına neden olmaktadır.
İlaç tedavisi alan kalp ve damar hastalarının su kaybına dikkat etmesi gerekir. Var olan kalp rahatsızlıkları için ilaç tedavisi alan hastaların da sıcak havalarda daha fazla dikkatli olması gerekmektedir. Kalp hastalarının çoğu halk arasında “idrar söktürücü” olarak bilinen diüretik ilaç tedavisi almaktadır. Bu ilaçlar, vücutta etki mekanizmalarından dolayı su kaybına yol açar.
Bu ilaçları kullanan hastalar yaz aylarındaki yüksek hava sıcaklığı ile su kaybına daha da yatkın olur. İki yönden güçlü sıvı kaybına uğrayan bu hastaların yaptığı en büyük yanlış da bu su kaybını çok su içerek yerine koymalarıdır. Kontrolsüz su kaybı sonrası kontrolsüz su içerek kaybedilen suyun yerine konması bazen vücutta aşırı sıvı yüküne sebep olabilir ve bu sıvı çoğunlukla akciğerlerde birikerek akciğer ödemi dediğimiz tehlikeli bir nefes darlığı tablosuna yol açabilir. Hastanın vücudunu bu durumdan koruması için kontrolsüz su kaybı ve su içimine dikkat etmesi; ilaçlarının doz kontrolü için doktoruna başvurması önemlidir
Özellikle ramazan ayında su tüketimi çok azalır. Açlık hissi arttığı için su tüketimi ikinci plana atılır.
İftarda yemek ve su arasında da önemli bir bağ vardır.
İftar zamanında doğrudan bol su içerek orucunuzu bozmayın.
Az su ile bir çorba ve ardında hafif yemeklerle açlığınızı giderin. Akşam yemek yiyebileciğiniz zaman aralığında da bol su içmeye özen gösterin.
Her yarım saatte 2-3 bardak su içerek günlük su ihtiyacınızı akşam dengelemelisiniz.
Susuzluk etkileri kişilerde yaşa göre değişir ve ciddi sağlık problemleri doğurabilir.
Bu şekilde su tüketimi sayesinde gün boyunca daha az suya ihtiyaç duyarsınız.
Susuzluk nedeniyle gün içerisinde baş dönmesi, mide bulantısı gibi belirtiler de ortaya çıkabilir.
Özellikle susuzluk migren ve mide hastalıklarını tetikler. Sadece su tüketimi bu dönemde oldukça önem taşır.
Yaş ilerledikçe su tüketimi konusunda daha hassas davranılması gerekmektedir.
Oruç tutan yaşlıların kesinlikle bir uzmana danışarak sağlık kontrolünden geçtikten sonra bu ayı planlamaları gerekmektedir.

EKOHABER