Poşet meselesi


Poşet meselesi



Yeni yılla hayatımıza giren yeniliklerden biri marketlerden yaptığımız alışverişlerde kullandığımız poşetlere ücret ödenmesidir. Artık aldığımız tüketim ürünlerini taşımak ve tüketim sonrası atıkları depolamak için kullandığımız torbaları para karşılığı almak mecburiyetindeyiz. Bakanlık bu yeni düzenlemeyle atık oluşumunun azaltılmasını ve toplanacak paraların çevre yatırımları fon yaratılmasını hedeflediklerini ifade ediyor. Hedefler güzel... Poşetlerin bedelle verilmesi sonucunda vatandaşın çözüm arayışlarını gazete sayfalarında gördük. Gülümseten fotoğraflar bir yana bu düzenlemeyle ilgili söylenecek şeyler vardır. Son günlerde dillendirilen bir konu; üzerinde marka olan poşetlere neden para verileceği sorusu. Aslında bir açıdan haklı bir soru, parasıyla aldığı bir torbanın üzerinde reklam olması tüketici açısından doğru mudur? Bu noktada benzer uygulamaların dünyanın başka yerlerinde de olduğunu ifade edelim.Yani başka ülke vatandaşları da üzerinde şirket unvanı olan poşetlere para verebiliyor. Ancak dünyadaki uygulamalarda kendi torbasını getirenlerin faturalarında indirim de yapıldığı biliniyor. Yani bizimki gibi fon toplamayı ön plana alan değil tam çevreci bir uygulamadan bahis ediyoruz. Diğer taraftan naylon torba sektörünün bu düzenlemeden nasıl etkileneceği de merak konusudur. Ayrıca uygulamanın ticaret hayatının üzerinde olumsuz etkisinin olup olmayacağına da bakılmalıdır. Bu hususlar ekonomik etkilerle ilgilidir. Esas konumuza gelelim, son yapılan araştırmalar insanların dışkılarında mikroplastiklere rastlandığını göstermektedir.Çok ciddi bir sağlık tehdidinden bahis ediyoruz.Bunun başlıca nedeni, yediğimiz, içtiğimiz, giydiğimiz ürünlerdir. Eğer çevre sağlığından söz ediyorsak, plastiği tümüyle hayatımızdan çıkaracak bir ekonomik modele geçilmelidir. Bu haliyle uygulamayla sadece bütçeye katkısı sağlanacağı düşünülmektedir.