Pazarlamada iletişimin etkisi


Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde… diye başlayan hikayelerde, üretici ne üretirse, tüketici de onu almak zorundaymış.



Tüketicinin seçme hakkı olmadığı gibi, beğenmeme hakkının da çok bulunduğu söylenemezmiş. Bir şehirden başka şehre giderek, oradaki ürünleri getirip 2-3 katına satarak işini büyüten esnaflar çokmuş. Bu aynı şekilde, yurt dışından ürün getirip 8-10 katına satış yaparak büyüyen ithalatçıların da sayısının artmasında da etkili bir yöntemmiş. Bulunmayanı getir, sat. Alternatifi olmadığı için de herkes beğenmek zorunda kalırmış.

Göbeği kocaman, dikkat çeken bıyıkları olan, genellikle beyaz çorap giyen ve ayağında kundura olan patronlar, o zamanın en mutlu insanlarıymış.

Aradan yıllar geçmiş, önce Türk milleti bilgisayarla tanışmış. Bilgisayara alışmaya başladığı sırada internet Türkiye’ye gelmiş ve ilk başta interneti sohbet ve oyun aracı olarak gösteren, koca göbekli patronlar, zamanla internetin başka kullanım alanlarının da olduğunun gösterilmesine engel olamamışlar.

İnternetin farklı amaçlar için de kullanıldığının görülmesinin ardından, birçok kişi için iş alanlarının da ortaya çıkması kaçınılmaz olmuştur. Kimileri internet gazetecisi oldu, kimileri yine yurt dışından getirdiği ürünleri internet üzerinden satan iş adamı hüviyetine büründü. Birçok gencimiz için ise, yeni isimlerle yeni meslekler ortaya çıktı.

Gelişen teknoloji ile birlikte ürün çeşitliliğinin de artmasının etkisiyle, pazara daha fazla marka girmeye başladı ve tüketici pazarlamanın tahtına kuruldu. Eskiden, ne satarsam onu alacaksın diyenler, artık tüketiciyi daha fazla memnun etmek için yeni yöntemler oluşturma gayretine girdi. Gün geldi, devran döndü. Yasalar da, bu duruma ayak uydurdu ve tüketicinin daha huzurlu alışveriş yapabilmesi için gerekli alt yapı oluşturma çalışmaları da her geçen gün daha da hızlandı.

Tabi ki, bu baş döndürücü hızın sonucu olarak, e-ticareti, el arabasıyla ticaret olarak anlayan, hiçbir ticari alt yapısı olmadan, resmiyete bulaşmadan ürün satıp para kazanmaya çalışan çok sayıda insan da bu avantajı en iyi şekilde kullanmaya çalıştı. Genelde, önce yaşayıp sonra kanunları düzenleyen bir toplumda yaşamamız sebebiyle de, kanun düzenlemeleri yapılana kadar ardı kesilmeyen suistimaller internette de yaşandı. Sadece internette değil, televizyonlarda reçel fiyatına bal satıldı, her türlü hastalığın şifası bende diyen insanlara inanan milletimiz, onları daha da zenginleştirerek ödüllendirdi. Ama bu devran da fazla sürmeyecek gibi duruyor.

Değişen ve gelişen piyasa şartlarına uygun şekilde, kanunların düzenlemesiyle, pazarlama iletişimini hem doğru, hem de kuralına uygun şekilde yönetebilen firmalar başarısını artırırken, eski yöntemlerde inat edenler, bir bir yok olmaya mahkum oldu. Tabii ki, işi bırakanlar kadar yeni başlayanların da gelmesi, sektördeki 70-30 oranını hiçbir zaman değiştirmeyecek gibi dursa da, yeni başlayanlar biraz işe araştırarak girecek olursa, bu hatalardan ders alabilirler inancı hakim.

2000’li yıllarda yayınlanan yazımda, “Neden kimse, televizyona teknolojiyle ilgili reklam vermiyor şeklinde veryansın ederken, 2015 yılına geldiğimizde, televizyonlarda artık internet sitesi reklamlarının önemli yer aldığını görmek, internet mecrasının nereden nereye geldiğini göstermek için yeterli diye düşünüyorum.”

Pazarlama iletişimi veya daha açık bir ifadeyle, pazarlama için iletişim artık ürünün özelliklerinin detaylı anlatımından, özel seçilmiş ambalajlara kadar, satış öncesi ve satış sonrası hizmetleri de kapsayan bir süreç haline geldi. Ürünü en güzel şekilde sunmak, müşteriyle sürekli iletişim halinde olunduğunun mesajını vermek üzere sosyal medyanın nimetlerinden yararlanmak, “bize her türlü ulaşırsın kardeşim” şeklindeki samimi mesajlar da dahil olmak üzere satış ve pazarlamayı çok farklı bir noktaya taşımıştır.

Eskiden dükkanın önünde veya pazarda bağıran “Gel vatandaş gel” esnafın yerini, televizyona, gazeteye,  radyoya reklam veren, her fırsatta SMS ile bilgilendiren, e-posta gönderip kampanyalardan haberdar eden, sosyal medya çalışmalarını ihmal etmeyen bir profil ortaya çıkmıştır. Artık dükkanını sabah açıp, önünü süpürerek işe başlayan ve akşama kadar aktif şekilde satış için çaba gösteren bir esnaf yerine teknolojiyi kullanarak aynı mesajları verme çabasında olan internet iş adamları yer almıştır.

İşini reel dünyada da, sanal dünyada da iyi yapanlar kazansın… Tüketiciye saygılı, onun haklarını kendi haklarından önce savunabilen, ahlaki kuralları benimsemiş ve işini düzgün yapan reel dünya esnafları ve sanal dünya internet iş adamlarının artması dilekleriyle…