Özgüven için zarafet


Özgüven için zarafet



“Sukut, incelik, edep ve zarafet insanı her gittiği yerde sultan yapar.”

Mevlana’nın güzel bir sözü.

Zarafet aynı zamanda nezaket olarak da algılanıyor.

Her ikisi de sonuç olarak, sizi her zaman bir adım yukarı taşıyor.

İletişim ve Zarafet Uzmanı Gökhan Dumanlı Bursa Halkla İlişkiler Derneği’nin Mesleki Söyleşiler kapsamında Kırcı Otel’in katkıları ve ev sahipliği ile misafir olduğu toplantıda İletişim, İmaj ve Zarafet konusunda bilgiler verdi.

Toplantıda bahsedilen konular öncesinde kendisi ile sohbet ederken “zarafet öğrenilir mi?” diye sordum.

“Yoksa doğuştan mı gelir?”

Dumanlı, doğuştan gelen bir özellik olduğunu, fakat gerçekten öğrenmek isteyen herkesin de öğrenebileceğini söyledi.

Gerçekten de öyle değil midir?

Mesela ‘İstanbul Beyefendisi’ deriz.

Bir anlamda zarif kişi tanımlaması yaparız.

Hepimiz tüm incelikleri bilip de keşke uygulayabilsek, ama en azından normal yaşamda birbirimize karşı birkaç noktaya dikkat etsek bence bu bile yeterli olacak.

Aslında zarif olmak hem o kişinin, hem de karşısındaki kişinin kendini iyi hissetmesini sağlıyor.

Mesela güler yüzle bir teşekkür etmek.

Çok basit, ama bir o kadar da muhteşem.

Gökhan Dumanlı önemli bir konuya açıklık getiriyor.

Zarafetin yaşam tarzına döndüğü zaman anlam ifade ettiğini söylüyor.

Yani sırf birileri için yapacağınız birkaç hareket ve söz sizi daha da itici kılabilir.

Dumanlı, “Zarafet kurallarını bilmek ve uygulamak her şeyden önce kişinin özgüvenini arttırır. Girdiğiniz her ortamda bir adım öne çıkmanızı sağlar. Ama öncelikle bunu öğrenmeyi istemek gerekir” diyor.

Düşünün bir toplantıdasınız, ya da bir organizasyona gittiniz sizin zarifliğiniz hemen dikkat çekecek ve size karşı davranışlar da ona göre olacaktır.

Hoşunuza gitmez mi?

Bir anlamda zarifliğiniz ile kişisel markanızı oluşturmuş oluyorsunuz.

Kısaca Gökhan Dumanlı’nın zarafet ile ilgili aktardığı kurallara da değinmek gerekirse;

“Bir kadın ve erkek ilk karşılaştığında her zaman ilk önce kadının elini uzatması beklenmeli. Selamlaşma sırasında avuç içleri mutlaka birbirine değmelidir. Göz teması kurulmalı ve sahici bir tebessümle desteklenmelidir. Kurumsal çatı altında kadın erkek gözetmeksizin her zaman önce ‘üst’ün elini uzatması beklenir. Yaş almış kişilerle olan selamlaşmada da her zaman önce yaşça büyük olan kişinin elini uzatması beklenmelidir. Sosyal yaşamda  ilk önce erkek kadına tanıştırılır. Diğer bir deyişle takdim edilir. Ast üste tanıştırılır. Gençler, yaş almış kişilere tanıştırılır.”

Oturuş ile ilgili de birkaç öneri de bulunan Dumanlı, “Dekoltenize dikkat ederek bacak bacak üstüne atın. Basenlerinizi küçük göstermek için bacaklarınızı yana kırın. Bir aracın en önemli yeri arka sağ koltuk. Burası makam koltuğudur. Taksiye bindiğinizde buraya oturmalısınız. Eğer kalabalık bir grup olarak araca biniliyorsa kadınların yeri her zaman arka koltuklardır. Aynı şekilde önemli misafirleriniz için de uygun olan yer arka koltuklardır. Kayınvalidelerin yeri de arka koltuklardır. Israrla oğullarının yanına oturmamalarını söylememiz gerekir” açıklamasında bulundu.

Peki bu zarif gece de üyelerimizin yanında bizleri yalnız bırakmayan misafirler, Limak Uludağ Elektrik Genel Müdürü Erman Aytac, KalDer Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Elbay, BUTTİM Yönetim Kurulu Başkanı Ali Tiryaki, GESİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kerim Demiral, Yönetim Kurulu Üyesi Olgun Bilir, Yapı Kredi Bankası Eski Genel Müdür Yardımcısı Mümtaz Erdoğan’dan oluştu.

Zarafet hiç de zor olmayan, hayat tarzına döndüğünde de herkesi mutlu eden bir yeti.

Zorla olmuyor.

Ama katkısı paha biçilmez.

Siz zarif birisi olmak istemezmisiniz?