Balıkesir escort İstanbul masaj salonu



Özdenetimi eksik yaşamlar...


Mutlu olmak ister misiniz, başarılı olmak?



Mutlu olmak, her daim iyi hissetmek yaşamımızdaki hedeflerin başında geliyor. Hep mutlu olalım, gülelim, aman tırnağımız taş değmesin, sorumlulukların zorlanmadan üstesinden gelelim, engellenme ve sıkıntılara dayanma gibi sorunlarımız olmasın, problemler hızlıca çözülsün. Böyle bir hayat kulağa hoş geliyor olmalı. İsteklerin çabucak yerine geldiği, yeterince özgürlüğün elde edildiği, düzensizliğin düzen yerine geçtiği bir hayat… Yarın diyete başlıyorum dediniz olmadı, fırından gelen kokular galip geldi, nasılsa sonra başlarım dediniz ve ertelediniz; ders çalışmanız gerekirken gezmeyi tercih ettiniz, diğerleri geziyordu bu haksızlıktı; bu ay masraflarınız çoktu, alışveriş yaparken dikkatli olacaktınız eşinize söz vermiştiniz ancak vitrindeki gri renk pantolon çok hoşunuza gitti hemen aldınız, eşinize ne söyleyeceğinizi düşünmeye başladınız. Yaşadıklarınızı farklı şekilde deneyimleyenler de vardı…

Mesela önünüzde seyreden araba yoldaki kasisi görünce üzerinden değil deyavaşlamadan yanından geçmeyi tercih etti çünkü hızlı olması gerekiyordu, vakti ve sabrı yoktu… Tüm bunların bizi tatmin ve mutlu etmesi gerekiyordu ancak öyle olmadı. Neden?
Bedelleri olmadan elde edilenlerin oluşturduğu haz ve diğer hoş duygular kısa sürer, zamanla söner gider. İşte bu bedellerden biri de özdenetim... Bedel deyince, olumsuz sonuçlar doğuran ya da zarara uğratması muhtemel bir durummuş gibi algılanabilir, hatta özdenetim sağlamak sıkıcı ve katlanılmaz bir durummuş gibi gelebilir. Hele de çocukluk çağında ebeveyniniz size gerçekçi sınırlar çizmediyse, ilerleyen yaşlarda yetersiz özdenetim temel inancı karşınıza çıkacaktır. Bu inanç nedeniyle özdisiplini sağlayamayabilir, hayatınızı düzene sokmakta zorlanabilirsiniz. İstediğimiz şeylere istediğimiz anda sahip olabilmek çoğumuzun arzusudur ancak yeterli bir özdenetime sahipseniz, isteklerinizin yerine gelmesini beklemek sizin için sorun olmayacaktır. Sıkıntıya katlanabilmek, uzun süreli hazlara ulaşabilmek için kısa sürede elde edebileceğimiz hazlardan vazgeçebilmek özdenetimimizin eseridir.
Bununla beraber, içsel sınırları öğrenip sıkıntılara katlanmaya çalışırken özgürlüğünüz kısıtlanmış, zorlanıyor hissedebilirsiniz. İçinizdeki dürtüsel çocuk yanınız hakimiyeti ele geçirip özgürlüğünün peşine düşmeye kalkabilir. Dolayısıyla eylemlerin sonuçlarını düşünmeden harekete geçip sonrasında sonuçlardan memnun kalmayınca, pişmanlıklar yaşamanız olasıdır.

Başarının önündeki engellerden biridir yetersiz özdenetim. Sizce meşakkat olmadan başarı olur mu? Görevleri ya da sorumlulukları erteleyerek, zoru görünce hemen pes ederek, vazgeçerek nasıl başarılı olunur? Bu konu ile ilgili önemli bir nokta, ebeveynlerin çocuklarına gerçekçi sınırları öğretmeleri…
Çocukları hür bırakalım derken disiplini sağlayamamak, yani sınır çizmemek, maalesef zor durumlarla yüzleştirilmediği için sıkıntılara katlanmak bir yana istediğine hemen sahip olmak isteyen, engellenmeyi feryat figan karşılayan, yaşamı önceliklerine göre planlamakta zorlanan bir toplumu önümüze getiriyor. Üstelik hazza ulaşamayıp, başarısız oldukça özdenetimimiz daha da yetersiz hale geliyor.
Erken çocukluk yıllarında yeterli içsel sınırlar oluşturamadıysanız bile, özdenetim ve özdisiplin sorunlarının hayatınızdaki yerine göz atmayı deneyin. Son yıllarda dur durak bilmeyen yaşamlarımızın da getirisiyle çoğumuz özdenetim eksikliği yaşıyoruz. Başarı ve mutluluğa ulaşıp, kişiler arası ilişkilerde sağlıklı tutumlar geliştirmek, evlilikte eşler arasındaki uyumdan tutun da hayattan alacağınız doyuma kadar pek çok alanda karşımıza çıkan yetersiz özdenetim inancı ile mücadele etmek sizin seçiminizdir.
İçinizdeki dürtüsel çocuğa yavaşlamanın, engellenmenin, durup düşünmenin çok da zor olmadığını öğretebilirsiniz. Yaşam devam ettiği sürece denemeye devam etmeli, pes etmemeli… Sevgiler