Önünden çok konuştuk, arkasından da konuşalım!


1980'de 14 yaşımdayken 2 gün gözaltında tutulmamın anne ve babamda nasıl bir etki yaptığını, bugün Kenan Evren’in arkasından iki kadının “Haram olsun” diye bağırmasıyla daha iyi anlayabiliyorum.



Batıl inanç mıdır, saygıdan mıdır nedir bilmem ama ölenin arkasından konuşulmayacağı konusunda telkinlerle büyüdük. Ölen her kişi pir-u pak mıdır ki, cenaze törenlerinde arkasından “iyi bilirdik” denir?

Hoş, iyi bilmeyen de muhtemelen oraya gelmez ama gelenler de oluyor. Sosyal medyada örneklerine rastlıyoruz. Cenaze töreninde “Bu dünyaya müteallik haklarınızı helal ediyor musunuz” diye soran imama “Etmiyorum” diye yanıt verenler de olmuyor değil.

7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren askeri törenle toprağa verildi. Cenaze törenine katılanlar da “iyi bilirdik” dediler. “Helal olsun” dediler. Ama arkalardan iki kadının sesi duyuldu: “Haram olsun!”

MÜBAŞİR TAHLİYE ETTİ

Daha çocuktum. 14 yaşında… Matbaa-gazete çırağıydım. 1980 askeri darbesinin birinci haftasıydı. Çekmediğim bir fotoğraf yüzünden iki gün gözaltında tuttu askerler. Bir gece Gemlik’teki Askeri Hara’da, bir gece de Gemlik merkezindeki jandarma karakolunda… İki günün sonunda, adliyeye çıkarıldığımda bir mübaşir tarafından, “Evrakta adın yok. Seni niye getirdiler buraya. Hadi git evine” diyerek tahliye (!) etmesiyle tarihe geçmiş birisiydim.

O iki günün bende ruhsal bir çöküntüye yol açtığını sanmıyorum ama anne ve babamda nasıl bir etki yaptığını, bugün Kenan Evren’in arkasından iki kadının “Haram olsun” diye bağırmasıyla daha iyi anlayabiliyorum. Çünkü hapishanelerde çürütülen, idam edilen fidan gibi oğullara hangi ananın yüreği dayanırdı ki? Zaten o kadınlardan biri “Çocuklarımı onun yüzünden babasız büyüttüm” diye bağırıyordu.

MİLLETÇE SUÇLUYUZ

Her dönemi kendi koşulları içinde değerlendirmek gerekir elbette… Ne yazık ki bugün arkasından iyi konuşmadığımız Kenan Evren’e, ürettiği 1982 Anayasası’na yüzde 91,37 destek vermişti bu toplum…

Tabii ki 1980 askeri darbesinden sonra işkencelerde ölen, kaybolan ve cesedi bile bulunmayan gençlerin annelerinin yüreğini hiçbir zaman rahatlatmaz bu yaklaşım…

Karşı görüşte olanlar, Kenan Evren yönetiminin eylemine bütünü itibariyle bakarak, “ülkeyi kan gölünden çıkardılar” diye savunma yapabilir. Ama gerek o yıllarda, gerekse bu yıllarda olması gereken şu: Temel insan hak ve özgürlüklerine dayalı, sosyal, demokratik ve laik bir yönetim anlayışı…