izmir escort gaziantep escort porno escort izmir porno izle rus porno porno porno seyret film izle
bayan escort bursa bayan escort escort bursa bursa escort elit escort bursa escort bayan bursa escort
escort bayan istanbul escort vip escort şişli escort kadıköy escort beylikdüzü escort
sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
illegal bahis
porno indir porno hd sex türkçe porno türbanlı porno






Öğünmek


Öğünmek



Ama geleceğimizi iyi planlayarak!!!

Geçen hafta gazetemizin manşeti 'MERADAN modern OSB'ye''idi, bir önceki hafta da'Kayapa OSB yeni bir güç''başlıklı yazı ön sayfamızın ana haberini simgeliyordu.Her iki haber de beni çok etkiledi,her ikisinin de oluşumunda yön göstermem nedeniyle.
1994'te DSİ Bölge Müdürlüğünden ayrılıp Büyükşehir Belediye başkanı olduğumda, önümdekentimizin çok hızlı gelişen bir sanayileşme süreci ve de DSİ yıllarımda yönettiğim projelerle tarımsal üretkenliği çok gelişmiş olan birinci sınıf tarım alanlarımız vardı.
Ülkemizin geleceğine, halkımızın refahına güç katacak bu iki dinamik hareketin, birbirine zarar vermeyecek düzende, doğru yönlendirilmesi gerektiğine inancımla,bu hareketin içinde yer aldım.
1960'lı yıllarda Bursa OSB'nin kuruluşunda da DSİ aktif rol almıştı,Ticaret ve Sanayi Odası yetkililerine,tarımsal değeri çok düşük,4.sınıf tarım topraklarının hakim olduğu bölge bu oluşum için önerilmişti,bu öneri kurucular tarafından benimsenmiş ve hassasiyetle uygulamaya sokulmuştu.
İlk başlık altında,NOSAB anlatılıyordu, Nilüfer Sanayici ve İşadamları Derneği (NİLSİAD)tarafından.Başkanlık koltuğuna oturduğumda,Bursa'da iki otomobil fabrikasının ve onu destekleyen yan sanayinin yanında,kentimizin geleneksel tekstil sanayisinin hızlı gelişim süreci,OSB dışında yeni sanayi alanlarının,değerli tarım alanlarına zarar vermeden belirlenmesi gereğini önüme yaymıştı. O günlerde yeni bir sanayi bölgesi oluşumu üzerinde çalışmalar yürüten değerli dostum Yalçın Aras ve arkadaşlarına,Nilüfer ilçesi hudutları içindeki,üzerinde yoğun hayvancılık yapılmayan, tarımsal değeri düşük bölge tarafımdan önerildi.Onların uygun görmesi üzerine bu bölge imar planlarına sanayi bölgesi olarak işlendi ve belediye meclislerince onayladı.Sonuçta NOSAB oluştu, bölgede yer alan sanayiciler, atılan ilk adımlardan itibaren, ÇEVREYE ÖNEM VERME temel ilkesini daima canlı tuttular, Endüstriyel Arıtma Tesisi kurarak çevrelerindeki akarsuların kirlenmesini önlediler, bölge içinde 25 bin fidan dikerek doğayı zenginleştirdiler.
Evet,NOSAB Yönetimi bugün,geleceği iyi planladıkları için ÖĞÜNMEYİ hak ediyorlar.
Gelelim ikinci başlığa, Kayapa OSB yeni bir güç. Bu oluşumun ilk küçük adımları atılmaya başladığında gene benim DSİ kimliğim hareketlendi. Zira bu adım DSİ'nin çok önem verdiği, meyve tarımının gelişmesini hedeflediği, ÇALI/KAYAPA/HASANAĞA bölgesindeki 1.sınıf tarım alanlarını etkisi altına alacak,bir adımdı.Bölgede ilk adımı atan ve halen Kayapa Sanayici ve İş Adamları Derneği(KSİAD) başkanı olan Yalçın Toy ile bir masaya oturduk. DSİ bu bölgenin tarımsal gücünü artırmak için Çalı/Kayapa/Hasanağa barajlarını ve sulama tesislerini projelendirmiş,barajları inşa etmiş ve sulama sistemlerini işletmeye sokma aşamasına gelmişti.İşte bu aşamada Kayapa'da değerli sanayicimiz Yalçın Toy yaptığımız değerlendirmede,bölgenin tarımsal değerini öne çekerek,Çalı'dan itibaren Hasanağa'ya kadar uzanan alanda kurulması istenecek sanayi tesisleri için, tarımsal gelişimi fazla olmayan uygun bir alan belirledik, haberde yer alan 134 hektarlık alan. Sonuçta bu alan imar planlarına işlenerek uygulamaya açıldı ve bugün Kayapa OSB bu alan üzerinde oluştu ve gelişmeye devam ediyor. Evet KSİAD yönetimi de ÖĞÜNMEYİ hak ediyor, oluşumlarını ve geleceklerini iyi planladıkları için.
Ancak ne yazık ki, KSİAD dışında kalan, Çalı/Kayapa/Hasanağa'ın çok değerli, doğru kullanıldığında sanayi ile boy ölçüşecek zenginlikler üretecek tarım alanlarına sanayinin sıçraması, bu öğünmenin üzerine kara bulut gibi çöküyor.
Bu vesile tüm sanayici dostlarıma, kendi alanlarında attıkları başarılı adımlarla öğünmelerinin yanında, halen 80 milyon insanımızın en önde gelen beslenme gereksinimi sağlamak için, et/soğan/buğday/arpayı ithal ettiğimizi ve 2050'de ülkemizde 100 milyon insanın yaşayacağı gerçeğini de hatırlayıp,tarım alanlarımıza da aynı heyecanla sahip çıkmaları gereğini, hatırlatmak istiyorum.