ankara escort

izmir escort porno seyret porno seyret üvey anne porno reklamsız porno







Obama Mustafa...


Obama Mustafa...



Mustafa Bozbey'i dinlerken stratejilerine odaklandım.

Dün akşam ki medya buluşmasında asıl projeleri ayın 4'ünde anlatacağını söyleyip fikirleri dinledi...

Şehrin 10 ana sorununun ötesinde neler yapmak istediğininde ipuçlarını verdi..

Mesela Osmangazi'nin göbeğinde tüm Ak Partilileri, gelen bakanları çileden çıkaran Doğanbey toplu konutlarını nasıl çözecek..

Bende takılı kaldım inşaat cinayetine...

'Buna oturup Doğanbey halkıyla birlikte karar vereceğiz' diyor Bozbey..

Benim fikrim sabit.. Kesinlikle yıkılmalı, hak sahipleri mağdur edilmeden alternatif üretilmeli...

Ve en ana kaossa şehirde ulaşım...

Gerek İstanbul yolunda ki raylı sistem, gerekse Stadyum ve harcanan para iktidar partisinin en önemli kent yanlışı olarak altını çiziyor...

'Ana projeleri anlatacağım' dedi..

Ana hedef, ulaşılabilir, yaşanabilir, pazarlanabilir bir Bursa yaratmak...

Ve gün boyu herkesi dinledi..

Fikirler aldı..

Fikir Birliği toplantılarına Merinos AKKM'de sabah 9.30'da bir başladı..

8 ayrı oturumda 26 grupla buluştu. Temposu gerçekten dikkat çekici..

Kimler mi vardı?

Muhtarlar, farklı alanlarda faaliyet gösteren dernekler, sanayici ve işadamları, sendikalar, akademik odalar, meslek odaları, esnaf odaları ve basın...

Şunun özellikle altını çizmek istiyorum.

Dedi etti yaptının ötesine bakabilmeli..

Başkan, çok özel ve farklı bir halkla ilişkiler stratejisi uyguluyor...

Başlığa kolduğum 'Obama' benzetmesinde bunu hissettim..

İlk kez zenci bir başkanın ABD'nin başına geçmesinde uygulanan müthiş hamleler vardı.

Daha önce bir kaç kez Amerika'da seçimleri izleme, canlı yayınlar yapma şansım olmuştu.

Yerinde gördüğünüzde algılama şansınız yüksek oluyor...

Obama 'yes We can' ile başarmıştı...

Bozbey'de 'biz diyor, gençler diyor, dokunmak diyor, ulaşım diyor, sosyal yaşayan bir kent'diyor...

Derman belediyeciliği söyleminin ötesine bakıyor...

Gönüllüler ordusu hamlesinin google ve appstore'den organize edilmesi Amerika'a seçimlerinin benzer altyapılarından..

Obama’nın seçim kampanyasının en etkin özelliği internet ve sosyal ağları çok yoğun bir şekilde kullanmış olmasıydı. Hatta Obama kampanyası, bununla da kalmayıp internet üzerinden oynanan oyunlara bile reklamlar verdi.

Obama devriminin” ilk ayağı; arkasına aldığı bu devasa, sınır tanımayan “internet tabanı”oldu. “mybarackobama.com” sitesi mesela. Bizde ki trol gerçeğinin çok ötesinde.

Afro-Amerikalılar, yurtdışında ikamet eden Amerikalılar, engelliler; Asya kökenli, Güney Amerika kökenli, Arap kökenli, Avrupa-Akdeniz kökenli, Yahudi Amerikalılar; Obama kuşağı, çocuklar, çevreciler, KOBİ‘ler, emekçiler, dindarlar, üçüncü yaş, sporcular, öğrenciler, asker aileleri, kadınlar.. Uzayıp giden bir “destek grubu” kümeleşmesiyle karşılaşacaksınız.

Böylesi geniş bir yelpazeye verilen vaatler, yerine getirilebilir mi, getirilemez miden çok Obama tüm bu kesimleri “tek bayrak”, “değişim”altında toplamayı, harekete geçirmeyi başarmıştı. SMS mesajlarını mitingleri yönlendirmek adına devreye soktu. Bununla da yetinmedi. “fightthesmears.com” adresi altında yandaşlarını; medyanın kılcal damarlarla markaja alındığı bir basın bürosu olarak çalıştırdı.

Aklına esenin kürsü aldığı rasgele bir “boşalma-iç dökme-şikâyet” mercii olmaktan çıkardığı interneti; damardan ve “hedefe yönelik” bir araç haline getiren Obama zaferi; ABD’nin yeni başkanına “Başkan.com” denmesine yol açtı.

Seçim sloganı “Yes we can!” (Evet Yapabiliriz!) de, “Yes web can!”e (Evet web yapabilir!) dönüştü. Özetle “pro-aktif anlayışı” Obama’ya ABD’ de yeni bir süreci başlattırdı.

Ama denedikleri, bilgi her zaman önemliydi.

Ve 1, sıfırdan her zaman iyiydi. Bir insana bile ulaşmak yerinde saymaktan iyidir.

Obama, kampanyaya başlarken Facebook'un kurucularından biri olan Chris Hughes'ı transfer etti. Hughes, Obama'nın internetteki kampanyalarını yönetti.

Dünyaca ünlü oyun firması EA oyunların içine Barack Obama afişleri koydu. Need for Speed oynarken sağdaki tabelada Barack Obama'yı görebiliyordunuz. İnsanın beynine işliyordu.

Amerika'da partiler bizdeki gibi disiplinli ve sürekli değil. ABD'de partiler seçimden seçime büyür ve küçülür. Seçimlerde partilerden ziyade yük madden, manen adayın üzerindedir. Obama teşkilatlanması ile büyük iş yaptı. Oy vermemiş yeni seçmeni sokağa çıkardı. Şüphesiz bu da Obama'ya oy olarak geri döndü. Maddi olarak da teşkilatlarıyla büyük paralar topladı. Hem Hillary'yi hem de McCain'i büyük farkla geride bıraktı.

Sonra herkesi etrafında topladı.

Şimdi Bursa nere Amerika nere diyeceksiniz..

Demeyin...

Doğru sosyal medya hamleleri yapan inanın çok şeyin ötesine geçer...

Dokunurda...

Seçim yaklaştıkça bunu dahada yakından hissedeceksiniz...

Ama şunuda belirtmeliyim...

Büyükşehir Belediye Başkanı ve yeni dönemde de Ak Parti'nin adayı Alinur Aktaş'ta boş durmuyor...

Şu anda, dün itibarıyla bir çok internet sitesinde site üstlerinde tanıtımlarıyla yer almaya başladı bile..

Yarış başladığında söyledim..

Kıran kırana başa baş geçecek...