Misi (Mysia) köyünün hikayesi


Misi Köyü asma yaprağı, misket üzümü, pekmezi ve şarabıyla ünlü. Misi’ de şarapçılık eski bir geçmişe uzun yıllar öncesine dayanıyor.



“ Misi Şarapları “ yalnızca bu yörede yetişen ve özel bir aroması olan misket üzümünden yapılıyormuş. Yakın bir geçmişe kadar ipek böcekçiliği de önemli bir yer tutuyormuş Misi köyünün ekonomisinde.

 Kendi döneminde, Bursa’ya önemli ekonomik gelir sağlayan ipekçilik, bu köyün yerleşim alanlarının da buna göre şekillenmesini sağlamış. Buna bağlı olarak Misi evlerinin geniş sundurmaları ipek böcekçiliğine göre inşa edilmiş. Osmanlı mimarisini yansıtan Misi, 1989 yılında kentsel sit alanı ilan edilip koruma altına alınmış.

Bugün de restorasyonlar devam ediyor. Restorasyonlarla eski güzelliklerine kavuşturulan yapıların yaşayabilmesi için yörenin sosyal, ticari ve ekonomik yaşamına katılması daha önemlisi oraya gelen ziyaretçilerin anılarında yer etmesi büyük önem taşıyor.

Geçtiğimiz hafta Restarosyonu tamamlanan ve MİS GİBİ KONUK EVİ olarak hizmete açılan bu Misi evlerinden birini görme fırsatım oldu. Ahşabın o huzur veren havasına bu işletmenin yatırımcısı değerli dostum Müberra Akgün’ün ince zevki ve uzun yıllara dayalı olan tecrübesi ile bir mekan yaratmış. Bursa sevgisinin kendisine verdiği ilhamla yarattığı bu güzel mekan dan söz etmem lazım. Yöre kültürüne uygun tefrişatlar ile yaptıkları bu yatırım hani nasıl desem, Melih Cevdet Anday’ın o meşhur şiirdeki dizelerin uyandırdığı duyguyu uyandırdı bende.

“Bir misafirliğe gitsem

Bana temiz bir yatak yapsalar

Her şeyi, adımı bile unutup

Uyusam…

 

Kalktığımda yatağım hâlâ lavanta koksa

Kekikli zeytinli bir kahvaltı hazırlasalar

Nerde olduğumu hatırlamasam

Hatta adımı bile unutsam…''

Böylesi mekanların yaratılıp yaşatılması ve kent hafızası için bir öyküye dönüştürülmesi için çalışmak ticari beklentilerin çok ötesinde bir tutku ve özveri ister bunuda bilen bilen bilir.

Bilmeyenleri öğrenmek için gidip orayı gezmelerini öneriyorum.

Yukardaki  Şiirin duygularını  yaşayacağınız bu naif mekanı yaratılmasında katkı veren herkesi kutluyor, Bursa’nın hikayelerini anılara işleyecek olan böyle mekanların çoğalmasını diliyorum.