Le 'Güven' ve Parola: 8-8-8


Geçtiğimiz aylarda bir taraftar arkadaşımız (adını unuttum, özür dilerim) sosyal medyada Fransız teknik direktörün adını Paul Le Güven olarak yazmıştı.



Şakayla karışık, aslında çok doğru bir saptama ve uyarlama oldu bu Le Güven ismi!

Fransız teknik adam, yaptığı icraatlarla resmen takıma ve camiaya güven aşıladı...

Kadroda adaleti sağladı.

Hak edene, çalışana formayı verdi.

İnandığı oyuncuyu, gözünü kırpmadan sahaya sürdü.

Örneğin;

4-2-3-1 sisteminde yedek kalan Ertuğrul Ersoy, 3-5-2 sistemiyle birlikte son 7 maçta sağ stoper olarak takımın bankosu oldu.

Sezon başı gönderilecekler listesinde yer alan Jorquera ve Faty, büyük bir hırsla çalıştılar ve şans bulunca da bunu çok iyi değerlendirdiler.

Takımda kalıcı olmayı bildiler.

Kimin sayesinde?

Herkese eşit davranan Le Guen sayesinde...

Öyle ya;

-Ligin en golcüsü 4. takımı hangisi?

-Peki, averajı en iyi olan 3 takımdan biri kim acaba?

-Ligin en az gol yiyen 4 takımından biri hangisi?

Tabii ki Bursaspor...

24 puanlı Timsah, geçen yıldan bu yana çok dillendirilen ilk yarıdaki 27 puana da çok yakın...

Hem de devrenin bitmesine daha 3 maç var...

 

3 PUANDAN ÇOK DAHA FAZLASI...

İşte size 6 puanlık bir maç.

Bu karşılaşmada alınacak bir galibiyet; 3 puandan çok daha fazla şey ifade edecek.

-Bir kere rakibini 1 puan farkla altına alıyorsun.

-Fener'in 7 maçlık yenilmezlik serisine son veriyorsun.

-Timsah Arena'da ilk kez 3 İstanbul takımından birini yenmiş oluyorsun.

-Vitrin maçını kazanarak, ligde sükse yapıp, her ne kadar sesli söylemekten kaçınsalar da "2010 şampiyonu galiba geri döndü" diye düşündürüyorsun!

-Böylece, "büyük kimmiş?" mesajını; İstanbul'un eski-yeni tüm semtlerine çok net veriyorsun!

-İlk 5'e demir atarak, Avrupa kupaları yolunda iddialı konuma geliyorsun.

Ee, daha ne olsun?

 

PAROLA: 8 ARALIK 8'DE 8. ZAFER

Bu önemli maçla ilgili parola da belli:

8 Aralık akşamı saat 8'de ligde 8. galibiyet!

Zaten bu maçı kazandıktan sonra Timsah'ı tutabilene aşk olsun!

İşte onun için diyorum ya;

Fener galibiyeti, bir galibiyetten çok daha ötesi olur, diye!..

Tribünde Yeşil Duvar gibi dimdik duran ve coşku içinde "biz senin rengine aşığız" diye haykıran 40 bine yakın (rekor sayıda) taraftar da olursa, bakın bakalım neler oluyor Timsah Arena'da!..

(Bu arada taraftar, eğer gerekiyorsa; yeşil polarını, montunu gidip Bursastore'dan zaten alır.)

 

2010 RUHU İÇİN...

Böylesine "eşik atlama" maçları olumlu sonuçlanırsa, camiayı havaya sokar!

2010 ruhu tamamen geri gelir!

Türkiye ve Le Guen'in attığı her adımı sıkı takip eden Avrupa medyası, Bursaspor'un müthiş çıkışını konuşur.

Hatta bazıları da mecburen konuşmak zorunda kalır!

 

EVİNDE 16 GOLLE 16 PUAN

Evinde 7 maçta 16 gol atarak 16 puan toplayıp, iç saha puan durumunda 3. sırada yer alan Bursaspor, sahasında sadece 6 gol yemiş.

Buna karşılık Fenerbahçe de dış sahada 10 gol atıp, 6 gol yiyerek, 12 puan toplamış ve deplasman klasmanında 2. basamakta...

Yani rakamlar, bu maçın ne kadar çetin geçeceğini çok net ortaya koyuyor!

Timsah Arena'da oynadığı son 4 maçta 9 gol atıp yalnızca 2 gol yiyen Bursaspor, 27 golünü 9 futbolcusu atmış çok yönlü bir takım olarak, adeta patlamaya hazır bir imha kalıbı gibi...

Geçen yılki kadrosuyla, Kadıköy'de Fenerbahçe'yi Batalla ile deviren Timsah, aynı   başarıyı bu kez evinde de tekrarlayabilir.

Yeter ki, camia her yönüyle kenetlensin ve cuma gecesi; Timsah Arena'da atmosfer nasıl olur, cümle âleme göstersin!