Küresel ekonomiyi bekleyen 7 tehlike...


Küresel ekonomiyi bekleyen 7 tehlike...



Haftanın ilk gününe girerken sabahın erken saatlerinde yurt dışındayız.

Almanya yolunda biraz ekonomi yapayım dedim.

Biz Cumhuriyet tarihinin en büyük ihracat rakamlarına ulaşsakta bunda ki ithalat oranı, döviz gerçeğiyle ne yaşadığını ve yaşayacağını en çok gerçekten sanayici bilir.

Onlar olmasa..

Yani her şeye rağmen sırtalamasa ülkeyi neler yaşanır dı kimbilir?

Ama ne olursa olsun tek bir realite var..

O da siyasette istikrar varsa, işler yoluna girer...

Yoksa....!

Marifet öncelikle bunu sağlayabilmekte...

Ve akılcı politikalarda...

Avrupa'nın en büyük yayın organı DW' ninde ana gündem maddesi 'küresel ekonomi' ve beklenen olası tehlikeler..

Özetle şöyle...

Artan borç miktarı

2008’den beri borç birikimleri yüzde 60 artış gösterdi. Kamusal ve özel sektöre ait bütçelerde kapatılması gereken 158 trilyon euroluk bir açık var. İnsanlar olası bir ekonomik çöküşün etkilerini azaltmada kullanılacak bir fon olup olmadığını konusunda endişeli.

Gelişmekte olan ülke ekonomilerinin yaşadığı sallantı

Küresel ekonomik faaliyetlerin yüzde 40’ı oldukça kırılgan olan gelişmekte olan pazarlarda gerçekleşiyor. Bu ülkelerin büyük kısmı ekonomilerini çoğunlukla dolar bazında olmak üzere yabancı para üzerinden sağlanan fonlarla döndürüyor. ABD’de faizler yükselince Dolar evine dönüyor, yani sermaye kaçışı yaşanıyor. Arjantin ve Türkiye bu durumla karşı karşıya.

ABD ekonomisi yükselişte

ABD Başkanı Donald Trump ek gümrük vergileri ve ithalat engelleri koymasına rağmen Amerikan ekonomisini büyütmeyi başardı. Ancak şirketler çevresel koşulların belirsizliği nedeniyle yatırım yapmaktan çekiniyor. IMF ABD ekonomisindeki büyümenin 2018'de zirve yapmasının ardından önümüzdeki yıldan itibaren yavaşlayacağını tahmin ediyor.

Ticaret savaşları

ABD'den alınan et ve sebzeye; Çin'den alınan çelik, tekstil ürünleri ve teknoloji araçlarına... Pekin ve Washington birbirlerinin ürünlerine maliyeti 360 milyarı bulan ek gümrük vergileri koydu. IMF’nin verilerine göre bu, ABD’nin milli gelirinin yüzde 0,9’unun, Çin’in de yüzde 0,6’sının erimesine neden oluyor. Bu savaşın sürmesi küresel ticaretin yüzde 17,5 küçülmesiyle sonuçlanabilir.

Sorunlu bankalar

Gölge bankalar güvenilir bankacılık sektörünün dışında finansal işlemler gerçekleştiriyor. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Mario Draghi, gölge bankacılık faaliyetlerinin AB finansal sisteminin yüzde 40’ını oluşturduğunu açıkladı. Hatta kurala uygun faizle borç verenlerin çoğunun yeterli teminatı dahi yok. Görünen o ki 10 yıl önceki Lehmann Brothers çöküşünden hiç ders alınmamış.

Zorlu Brexit

Zaman daralıyor ancak 2019 Mart ayında AB’den ayrılacak olan İngiltere’nin çıkış planı üzerinde henüz bir uzlaşı yok. Ticaret anlaşması olmazsa, sadece Alman firmaları yıllık 3 milyar euronun üzerinde ek vergi ödemek zorunda kalacak. Sınır kontrolleri stoksuz üretimi sekteye uğratacak. Nissan, Toyota ve BMW büyük ihtimalle İngiltere’deki fabrikalarını kapatmak zorunda kalacak.

İtalyan hükümet politikası

Euro bölgesinde tekrar bir borç krizi yaşanır mı? Roma’daki popülist hükümet, ülkenin 2,4 trilyon euroyu bulan borcuna rağmen, her vatandaşa karşılıksız asgari maaş sağlanması ve ve erken emeklilik için zorluyor. Ülkenin borcu milli gelirinin yüzde 130'u civarında. Yunanistan 2009'da girdiği borç krizinin ardından sermaye piyasalarına henüz giriş yaptı ve kredi borçlarından kurtulmaya çalışıyor.

Özetlersek biz kendi içimizde şimdi yerel seçime odaklanmışken umarım bu dünya gerçeğinden uzaklaşmaz ve önlemlerimiz alırız...