Kur manipülasyonunda kartel ateşi


Kur manipülasyonunda kartel ateşi



Ülkemizde yaşanan dolar, euro, sterlin, yen gibi on bir para birimiyle gerçekleştirilen işlemlerle, kur manipülasyonları uzun bir süredir devam etmektedir. Bu durum, hem ülke ekonomisini hem de siyasetini olumsuz etkilemektedir. Aynı sebeple, Avrupa Birliği ülkelerinde de olumsuz gelişmelerin yaşandığı bilinmektedir.
Avrupa Birliğinde konu ile ilgili yapılan araştırma ve incelemelerin sonucunda, kur manipülasyonlarının; JP Morgan, Burclays, Citigroup, RBS, ve Mitsubishi Financial Group spot döviz piyasalarında kartel oluşturarak, piyasa işlemlerine ilişkin hassas verileri ve ticari planları ararlarında paylaşmak suretiyle gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Bunun sonucunda, rekabet ihlallerini inceleyen Avrupa Komisyonu tarafından söz konusu finans kuruluşları para cezasına çarptırılmış bulunmaktadır.
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 4'üncü ve 6'ncı maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunan teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyeleri ile bunların yönetici ve çalışanlarına, aynı Kanunun 16'ncı maddesi gereğince para cezası yaptırımı uygulanmaktadır. Söz konusu para cezasının tespitine ilişkin usul ve esaslar ise, 'Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik' hükümlerinde düzenlenmektedir.
Bu Yönetmeliğin 3 (1) (ç) madde bendi hükmüne göre; 'Kartel: Fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler arasında gerçekleşen, rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve/veya uyumlu eylemleri' ifade eder.
Karteller, üye teşebbüslerin irade beyanlarını açık bir biçimde ortaya koymaları ile oluşurlar.
Ülkemizde de Avrupa Birliğinde olduğu gibi, kur manipülasyonları ile ülke ekonomisinin ağır seviyede olumsuz etkilendiği ve halen de bunun devam ettiği, sonuçlarının bütün toplum katmanlarında ve özellikle teşebbüsler ve çalışanlar üzerinde yoğunlaştığı yaşanan bir gerçektir.
Rekabet Hukuku düzleminde rekabet, 'ekonomik rekabet' olduğu için, amacı rekabetin ekonomik sonuçlarını sağlamaktır. Bu sebeple, Rekabet Kurumunun şikayet üzerine veya re'sen konu üzerinde doğrudan bir inceleme ve araştırma yapmakta olduğu inancındayız.
Böylesi bir ağır rekabet ihlallerinin yaşandığı ve devam ettiği bir ortamda ön araştırrma yapmadan doğrudan soruşturma safhasına da geçildiği yolunda inancımızı korumaktayız. Kim bilir, belki de soruşturma aşamasının tamamlandığı ve karar verildiği halde bizlerin bilgi sahibi olmadığımızdır. En büyük dileğimiz, bizlerin bu konuda bilgi edinmede yeterli gayreti göstermediğimiz ve ihmalkar davranışımız olsun!
Yürekten esenlikler ve çalışmalarınızda
başarılar dileriz.