Kritik viraj


Bir futbol takımında zor olan güzel bir jenerasyon yakalamak ve bununla birlikte iskelet oluşturmaktır. Bursaspor şuan bunu başardı, yapması gereken kadroyu korumak ve 3-4 kaliteli takviye ile seneye ligin tozunu atmaktır.



Hayatta hata yapmak değil, aynı hatayı tekrarlamak insanı geriye götürür.

Kulüplerin durumu da böyledir aslında. 2010 şampiyonluğu sonrası sık sık dile getirdiğimiz görüşlerden biri de “kadroyu bozmadan kaliteli birkaç transferle yolumuza devam edelim ve şampiyonluklara ambargo koyalım” şeklindeydi.

Ancak şampiyonluk sayesinde elde edilen yüksek gelirin, büyük düşünerek kadro kalitesini artırarak kullanılması yerine, “bu parayı uzun zamana yayalım görev süremizin sonuna kadar idare edelim” mantığı tercih edilince, Bursaspor da geriye gitti.

Şuan ki durum puantaj açısından bire bir örtüşmese de, kadro kalitesi açısından benzeşiyor. Dolayısıyla bu ivme yakalanmışken, 2010’daki hatanın tekrar edilip kadronun bozulacağından endişe ediliyor. Ozan Tufan, Fernandao, Belluschi, Josue ve Şener transferde en çok adı geçen isimler. İstanbul Medyası her gün bu oyuncuları kendi kulüplerine transfer ediyor. Bu tarz haberciliklerine alışıldığı için çok da önemsemeye gerek yok. Burada önemli olan Bursaspor yönetimin atacağı adımlardır.

Bir futbol takımında zor olan güzel bir jenerasyon yakalamak ve bununla birlikte iskelet oluşturmaktır. Bursaspor şuan bunu başardı, yapması gereken kadroyu korumak ve 3-4 kaliteli takviye ile seneye ligin tozunu atmaktır. İşte tam bu noktada başkan ve yönetim kurulunun marifeti devreye giriyor. Oyuncu kalmak istemese bile onu ikna edip elde tutmak, kalması için gerekli maddi imkanları oluşturmak hepsi yönetimin işi. Zaten bu sorunları çözmek için oradalar. Böyle bir fırsat yakalamışken, kilit oyuncuları satmak, şampiyonluk sonrası yapılan hatayı tekrarlamaktır. Fernandao başta olmak üzere bazı oyuncuların maliyeti yüksek görünebilir; ancak bu tip oyuncular kazandırdıkları puanlarla (dolayısıyla para ile) zaten maliyetlerini çıkartıyor. Bursaspor’un mali durumu tabi ki malum, hatta bu borçlar eriyene kadar dengeli bir harcama politikası de gerekiyor; ancak önde böyle bir fırsat varken, oturmuş kadroyu dağıtmak, hele ki yıldızları kendi ligimizdeki kulüplere bırakmak, eldeki silahı düşmana vermek ile eş değerdir. Bu kritik virajda yönetim 2010’daki hatayı tekrarlayacak mı, yoksa büyük düşünüp önümüzdeki sezonun en büyük şampiyonluk adayının Bursaspor olmasını mı sağlayacak, hep birlikte göreceğiz.