Körler ve sağırlar, birbirini yumruklar


Uzaylı sanatçımız Mustafa Topaloğlu’na ek olarak siyaset de bir uzaylı kazandı. Dünya ile bağlantısını kesip tamamen uzaydan talimat almaya başlayan siyasetçimiz hepimizi gururlandırdı.



Her ne kadar olimpiyat ve uluslararası yarışmalarda iyi dereceler alamasak da arada böyle çıkışlarla  dünyaya parmak ısırtıyoruz. Bahçeli’nin Meclis Başkanlığı seçimlerindeki tutumu ve öncesinde Kılıçdaroğlu için yaptığı sözlü saldırı akıllardan uzun yıllar silinmeyecek.

Kılıçdaroğlu’na soruyor Bahçeli;

-Bana Başbakanlık teklif etme iznini kimden aldın? Bu ne cüret?

Haydaaaa…

Yahu adam çıkıp sana Başbakanlık makamını teklif etti. Sevişme isteği yapmış gibi, ne bu tepki?

Ardından ikinci tarihi açıklaması geldi. “HDP’nin olduğu hiçbir yapıya destek vermeyeceğiz.”

O zaman sorasım var;

-Neden TBMM’de duruyorsunuz?

Dönün sine-i millete…

Hadi dönemedin bari bir öpücük kondur yanaklarına…

Mesele AKP’nin devrilmesi veya CHP’nin iktidar olması rahatsızlığı değil. Tek amaç bağcıyı dövmek. Kimsenin canı ramazan günü üzüm falan çekmiyor.

HDP’yi beğen, beğenme oldukça iyi reklamını yapıp, durup dururken mağdur olmalarına fırsat vermek de ayrı bir siyasi hata… Seçmenlerinin bile saçını başını yolduran Bahçeli’ye bu talimatı veren vicdan ve akıl konusunda ciddi merakım var.

TBMM’de olmak sorumluluk gerektirir, sorunluluk değil ki… Oradaki varlığınız da zorunluluk değil. 80 vekil ile, 80 vekillik partiyi yok saymaya uğraşacağına bari çekil!

Evcilik oynamak istemeyen oğlan çocukları gibi, “Bana ne bana ne o varsa ben yokum!” demek komik.

* * *

Temel kahvede izlediği erotik filmin etkisinde koştura koştura eve gelmiş. Kapıyı açmış ve içeriye bağırmış;

  • Fadime çabuk suyu ateşe koy!

Fadime oturduğu yerden kalkıp kazana doğru yürüyünce filmdeki hatunlarla alakası olmayan haline bakmış Temel. Bütün hevesi kaçıvermiş ama bozuntuya da vermemek lazım;

  • Olmadı çay içeruk!

Meclis başkanlığı olmadı, şimdi koalisyona bakarız.