Körler sağırlar birbirini ağırlar


körler sağırlar birbirini ağırlar



Körler körleri, sağırlar sağırları ağırlar bu camiada… Hangi kör, hangi sağırı ağırlarsa bir de iz bırakır anılarında…

Bu camiadaki insanların çoğunun ruhları kör, maneviyatları da sağırdır. Hepsi birbirinin eksiğini bilir ama çıkar için idare eder, sonra da arkasından sürekli atar tutar. Hepsi bu gerçeği de çok iyi bilir ama yalayıp tutar…

Hangi camia diye merak ettiniz değil mi?

Ne fark eder?

Bütün her yer aynı aslına bakarsanız. Değişen bir şey yok yani…

Dışarıdan bakıldığında rüya gibi bir yaşam tarzıdır bu yalan dünyanın içinde.

Sokak çocukları yararına bir gece düzenleniyor mesela… Yedi yıldızlı otelin balo salonunda…

İki bin kişi toplanmış 1.500.000 Lira toplanmış. Sonra mı? Bütün masraflar çıkınca 10.000 Lira kalmış. Vah vah vah…

Gülmeyin, vallahi öyle. Gerçek!

Hatta sponsorlar da var ayrıca bu organizasyonda.

Dedim ya işte…

Herkes birbirini ağırlamış, geriye kalan da teselli ikramiyesi.

Neyse…

Kendini bir şey sanan, sosyete görünümlü maskeli gereksiz insancık toplulukları bir eğlenmiş bir eğlenmiş ki sormayın.

Herkes boy göstermiş aslında. En kısa zamanda tekrar etmek için dağılmışlar. Sosyal sorumluluk projesi kapsamında ellerinden geleni yapmış olmanın huzuru ile elbette…

Pek mutlu, pek mesut…

Nasılsa sağır duymaz, kör de görmez…

Ha ha ha… Hi hi hi… Bir nevi yaşamadaki harikalar sirki!

Başka camiayı da merak edenler baksın kış sezonunun son günlerine. Çünkü her yerde zaten aynı komedi. Ortada bir şey yok ama magazin sayfalarında boy boy fotoğraflar. Çok büyük işler başarmışlar gibi.

Yaz geldi artık caretta zamanı. Caretta carettaları kurtarmak için çılgın partiler başlar!

Allahtan, carettaların okuması yazması yok, çok iç çekip lanet okurlardı maazallah…

Baksanıza dernek kuran bir şeyler kurtarma peşinde. Kurtulanlardan haberi yok o ayrı konu.

Ya tamamen kurtulup hayatın akışına kapılıyorlar, haberimiz olmuyor ve ya büsbütün yok olup gidiyorlar.

Kurtulanların bile haberi yok hiçbir şeyden, bu garip dünyanın bir yerlerinde.

Bir de hep aklıma geldiğinde gördüğüm etkinlik, ödül törenleri, hiç dikkat ettiniz mi?

Hep aynı kişiler, yanı yüzler.

Hatta ödül alanlar da aynı.

Oradan başka ödül törenine geçenler, oradan diğerine oradan… oradan… oradan…

Vazgeçilmez tutulu çengiler misali.

Onlar da haklı. Acaba bir yerlere gelir miyim? Bir şeyler alabilir miyim?

İşte böyle sevgili okur! Birbirimizi ağırlar dururuz. Bir çok etkinlikte plaketler, çanak, çömlekler, rengarenk çaputlar veririz birbirimize.

Eeee, çıkar dünyası.

Ömer Hayyam ne kadar da güzel söylemiş;

“Varsın hayat yalakalara şans tanısın, ben onuruma fiyat biçemem,

Yaşadığım kadar yaşasam asla tükürülecek eli öpmem.”

Onurunuzla, mutlu kalın…