Komple tadil, tümden çağdaşlaşma


Kulüpler, sadece sportif başarıyı değil idari başarıyı da hedeflemeli. Zira bunların ikisi birbirini tamamlayıcıdır.




Şu tüzük konusu..
Yıllardır gündemde.
Kulübün iradesinin dışında oluşturulan ve benim de içerisinde yer aldığım Bağımsız Bursaspor Tüzük Platformu, vakti zamanında bu konuda detaylı bir çalışma yaparak kulübe bir taslak teslim etti.
Parola, "Gelecek için değişim, hemen, şimdi" idi.
Bu taslağın hazırlanışındaki amaç ise "Komple tadil, tümden çağdaşlaşma" idi.
"Komple tadil" dendi çünkü, Bursaspor'un kuruluşuna, amaç ve görevlerine dair maddede dahi değişime ihtiyaç var.
Bakan herkes, bu maddenin zamanında başka bir kulübün tüzüğünden birebir kopyalandığını, sadece takım isminin "Bursaspor"a çevrildiğini görecekler.
"Tümden çağdaşlaşma" dendi çünkü, yıllar geçtikçe yasalar, uygulamalar, insanların olaylara bakışları değişiyor ve her şey bu denli hızlı şekilde değişirken tüzüğün tümden yeniden ele alınmaması büyük bir hata olacaktı.
Kaldı ki, sadece yasalar, uygulamalar, insanlar ve bakışları değil, Bursaspor da değişiyor.
Hedefler, beklentiler, kulüp değişiyor.
Futbol değişiyor...


Bu taslak kamuoyuyla paylaşıldığından bu yana Bursaspor öyle günlerden geçti ki, tüzük değişimini konuşmaya vakit olmadı.
Ali Ay ve yönetimi ise göreve geldikleri ilk günden itibaren bu konuya eğileceklerini ifade ettiler ve kurul yakında.
Zaten son genel kurulda alınan karar doğrultusunda, 2016 yılı içinde, yani 31 Aralık 2016 tarihinden önce de bir tüzük genel kurulu yapılması gerekiyordu.
Sağ olsunlar, görüşlerimize değer verdiler ve taslağımızı kendilerine de aktarıp, anlatma imkanı da bulduk.
Seçim meselesi.. Ayrı bir Tüzük Kurulu kurdular ve bu kurul Divan Kurulu'ndan bir heyet ile konu hakkında kafa patlatarak kendi değişim önerilerini belirledi.

Duyduk, okuduk, haberlerde de gördük; bu değişimin kapsamı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı.
Görüyoruz ki, "Komple tadil, tümden çağdaşlaşma" gibi bir gündemleri olmamış.

Bu kurulun uygun gördüğü değişiklikleri madde madde Platformun önerileri ile karşılaştırıp kimseyi sıkmak istemem zira yazmaya kalksak zaten sanırım bir yazı dizisi gerekecek.
Kısa birkaç şey yazıp köşeme çekileceğim.

Kulüpler, sadece sportif başarıyı değil idari başarıyı da hedeflemeli. Zira bunların ikisi birbirini tamamlayıcıdır.

Bu hedef uğrunda çalışmalar yapılırken, kısa vadeli hesaplarla da çeşitli kazanımlar elde edebilirsiniz ama uzun vadede yalnızca 'vakit kaybetmiş' olursunuz.("Kârdan zarar" sanırım buna deniyor.)

Hele hele tüzüklerin 'çağdaşlaşma' gayesi ile yenilenen birer anayasa olduğu gerçeğiyle hareket ederken, buna rağmen en kötü ihtimallere de hazırlıklı olmak gerektiğini unutur, bu ikilinin tutturulması hiç de kolay olmayan dengesini kuramaz, fikir birliğini de sağlayamazsanız sadece vakit kaybıyla ve kârdan zararla da kalmaz, telafisi zor yaralar açar, yıllar sonra karşılaşılabilecek büyük zararların temelini atarsınız.

 

Bursaspor'un durum itibariyle tüzük değişikliğine ihtiyacı var evet ancak günlük hesaplarla çıkan bir tüzüğe ihtiyacı yok.

 

Tüzük kongresinde, kulübün masaya getirdiği değişiklikler dışında üyelerden gelecek değişiklik önerileri illa ki olacak.

 

Bunların bazılarının geçip bazılarının geçmemesi halinde ise 'çelişen maddeler'e "Merhaba" dememiz oldukça olası.

 

Ortak akla kulak vermek bu yüzden çok önemli.

 

Kimse "Yetki alanım daralacak" diye dert edinmesin.

 

Bursaspor, yetki alanı olabildiğine geniş yöneticilerin icraatleri sebebiyle bu halde.