Kırılma noktası Fransız tehdidi!


Adliye aracılığıyla işçiye “ayar verilmesi”nin altında yatan Fransız’ın “29 gün bekleriz. Direniş bitmezse 30. gün fabrikayı kapatır, kalıpları İran ve Romanya fabrikalarına taşırız” tehdidi… İşe yaradığı görülüyor.



Başta Renault ve Tofaş olmak üzere otomotiv ve metal sektörlerinde Türk Metal Sendikası’nın uyguladığı politikalara tepki gösteren işçilerin başlattığı direniş birinci haftasında kırılmaya başladı.

Fitil Renault’da ateşlenmişti. Daha doğrusu, Türk Metal’in MESS ile imzaladığı grup toplu sözleşmesinden 5 ay sonra, sendika çekişmesi yüzünden geç imzalanan Bosch sözleşmesi 1-2 puan fazla ücret zammı içeriyordu. Direnişi başlatan buydu.

Kazan kaynıyordu. İşçi sendikadan hoşnut değildi. İşyerlerinde yapılan anketler, sendika yönetimi ve işyeri temsilcilerinden memnuniyetsizliği dorukta gösteriyordu. Sendika genel merkezi, işçinin mesajına kulaklarını tıkadı. Ama tıkanan kulaklar bir haftadır sloganlarla patlıyor.

KIRILGAN NOKTALAR

İşçi direnişinin, ülke açısından çok kırılgan noktaları var. 7 Haziran’da yapılacak genel seçim ve iki büyük otomobil fabrikası başta olmak üzere pek çok tesiste yabancı sermayenin söz sahibi olması gibi iki önemli konu…

Nitekim Renault Fransız yetkilisinin Yunan Televizyonu’nda verdiği mesaj, direnişin kırılmasında en önemli etken…

Zira gerek hükümet, direnişteki işçilere düne kadar dokunmazken, sadece www.bursa.com’un duyurduğu Fransız tehdidinden sonra düğmeye basıldı. İşyerlerine önce polis gitti. Eylemin sona erdirilmesini istedi. İşçiler yazılı emir istedi. Polis de “Getiririz elbette” dedi ve getirdi.

6 AYDAN 3 YILA HAPİS

“Elebaşı” olarak görülen işçilerden bazıları, Türk Ceza Kanunu’nun 117. maddesine dayanılarak, “Cebir veya tehdit kullanarak işçi veya işvereni, ücretleri azaltıp çoğaltmaya veya evvelce kabul edilenlerden başka koşullar altında anlaşmalar kabulüne zorlayan ya da bir işin durmasına, sona ermesine veya durmanın devamına neden olmak” suçlamasıyla ifadeye çağrıldı.

Bu suçlama 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası öngörüyordu.Tebligatlar Renault ve Tofaş’ta işçiyi korkutmadı. “Ölmek var dönmek yok” deyip direnişe devam kararı aldılar. Fakat Coşkunöz ve Mako işçilerinde korkuya neden oldu. Nitekim iki fabrikada kart basıp, tezgahın başına geçenlerin sayısının 200 kadar olduğu bilgisi ulaştı.

Düne kadar seçim atmosferinden ötürü işçiye müdahale edilmezken, dün akşam saatlerinde Adliye aracılığıyla işçiye “ayar verilmesi”nin altında yatan Fransız’ın “29 gün bekleriz. Direniş bitmezse 30. gün fabrikayı kapatır, kalıpları İran ve Romanya fabrikalarına taşırız” tehdidi… İşe yaradığı görülüyor.

“OTELLERİ SATIN PARASINI İŞÇİYE VERİN”

Hükümet, Renault fabrikasının kapanmasını göze alamaz elbette… Yakında seçim var… Doğrudan işçinin üzerine polisi sürüp dağıtamaz da… İşveren de enayi değil ki, imzaladığı sözleşmenin üstüne ekstradan para versin!

Bu durumda çözüm Türk Metal Sendikası’nda… Bir önerim var, günlerdir kulakları çınlatılan Türk Metal yöneticilerine…

Hani o yaşadığınız saltanat var ya! Ondan vazgeçin, işçiden özür dileyin! Tabii ki bu kadar değil… İşçinin parasıyla yaptığınız, ama işçinin yararlanamadığı oteller, sosyal tesisler var ya… İşte onları satın, parasını işçiye dağıtın!