Kablosuz kabus


Kamuya açık kablosuz bağlantılar dışında, işyerinde de çalışanlar tarafından kullanılan kablosuz internetin de bir takım sorunlara sebep olacağını da belirtmekte fayda var.



İnternetin bir yaşam tarzı haline gelmesiyle birlikte, her yerde yanımızda olmasını istememiz de gayet doğal hale geldi. Bu doğallığın sonucunda ise bir hizmet olarak birçok belediye, otel, restaurant, cafe, havaalanı,  üniversite ve daha birçok kurum tarafından ücretsiz internet sunulmaya başlanıldı. Bazı aboneler ise, maliyeti düşürmek amacıyla komşusuyla birlikte kullanmayı tercih etti.

İnternetin her yerde olması elbette güzel, ancak gerekli düzenlemeler yapılmaması durumunda ne gibi kabuslara sebebiyet vereceğini ele almaya çalıştığımız, bu yazımızın yaşanabilecek aksiliklerin önüne geçebilmesini ümit ediyoruz.

Kamuya açık kablosuz bağlantılar dışında, işyerinde de çalışanlar tarafından kullanılan kablosuz internetin de bir takım sorunlara sebep olacağını da belirtmekte fayda var.

Kablosuz Ağların Getirdiği Riskler

Riskleri ikiye ayıracak olursak, 1. Risk kullanıcılar için risk, 2. Risk ise kablosuz internetin sahibi olan kişi veya kurum için oluşan risk.

Birçok yerde, ya şifresiz bir bağlantı sunulması ya da şifre olarak 123456 gibi olabildiğince basit şifreler kullanılması sebebiyle, internet bağlantısını kullanan kişinin kimliğini belirleyecek bir uygulamanın olmaması sonucunda, bu alanlarda meydana gelen siber suçların da “faili meçhul” durumda kaldığını hep birlikte gözlemliyoruz.

Ücretsiz kablosuz ağ hizmeti sunan kişi veya işletmelerin büyük çoğunluğunun, onlara ait siber hava sahasında neler olduğunu fark etmediği kanısındayım. Müşterinin telefonu, tableti veya dizüstü bilgisayarı işletmeye ait kablosuz modemine bağlanabiliyorsa, müşteri bu hizmetten dolayı mutluysa yeterlidir. Ya da bir arkadaşınız geldiğinde, “Ya bir şifreyi versen de e-maillerime baksam ya da bir yere havale yapacağım” dediğinde, ona şifreyi verdiğinizde içinizde yardımcı olmanın verdiği büyük bir huzur varsa olay tamamdır. Daha ne olsun ki…

Hackerlar En Çok Kamuya Açık Kablosuz Ağları Seviyor

Hangimizin aklına gelir, bu bağlantıya bir hava korsanının ulaşarak, e-mail şifresini ya da banka giriş bilgilerini ele geçireceği. Ya da, kamuya açık alanların, hackerların en çok sevdiği alanlar olduğu ve siber suçların bu bağlantıları tercih ettiği…

Sosyal mühendis olarak adlandırdığımız gayet zeki hackerlar, ağa bağlanan bilgisayarı görebilmekte, bu bilgisayarların modeline yönelik olarak sahte cihaz güncellemesi gönderebilmekte, cihazlardaki dosya paylaşım ayarları açık bırakıldıysa kolaylıkla cihazınıza erişebilmekte ve sisteminizdeki tüm verileri çalabilmekte. Bununla da yetinmeyip, sahte WiFi ağlar kurabilmekte ve sizin bu ağa bağlanmanızı sağlayarak, kendi işini kolaylaştırabilmektedir. Biz de hiçbir şüphe taşımaksızın, ücretsiz bir ağ bulmuş olmanın mutluluğu ile kendi esaretimiz için gerekli imzayı atabilmekteyiz.

Cihazımı Nasıl Koruyabilirim?

Yazıyı buraya kadar okuyabildiyseniz, yüzünüzdeki endişe dolu ifadeyi tahmin edebiliyorum. Aslında, tüm bu yazdıklarımızla herkese açık olan kablosuz ağlardan uzak durun dediğimizi de anlamış olacaksınız. Ancak, kısıtlı bir mobil internet paketiniz varsa veya mutlaka kullanmanız gereken bir durumdaysanız, cihazlarınızı nasıl koruyabileceğinizi de anlatmakta fayda var düşüncesiyle, neler yapacağınızı paylaşalım.

  • Bağlanacağınız kablosuz ağın adına dikkat edin. Genellikle, gerçek ağ isimlerine yakın bir isim tercih edilir. Ayrıca, hackerların o yerine 0 kullanmak gibi alışkanlıkları vardır. Kablosuz yerine genelde Kabl0suz yazmayı tercih ederler. Ya da Bedava Wifi gibi, jenerik, dikkat çekici isim vermeyi tercih ederler. Bu ismi, telefonda fark etmeniz zor olabilir ama daha sonra yaşayacağınız zorlukları bertaraf etmek için 1-2 dakikanızı ayırıp, önlemi baştan almanız daha doğru olacaktır.
  • Şifresiz veya şifresi herkes tarafından bilinen kablosuz ağlardayken yaptığınız işlemleri kısıtlayın. İnternet bankacılığı işlemlerinizi yapmayın mesela. Size zor gelse de en yakın banka şubesine gitmek veya çevrede bankamatik aramak daha isabetli olacaktır. Yine de işiniz acilse, Wifi kapatın ve bu işlemi kendi telefonunuzda kullanmakta olduğunuz 3G Bağlantısıyla gerçekleştirin. E-Posta Kontrolü, Sosyal ağlara da girmeyin.

Uzman Görüşü

Başlıkta da belirttiğimiz üzere, kablosuz kabus yaşamamanız için sizinle bu bilgileri paylaştık. Bu yazıda kullanılan ifadeler size abartılı gelebilir ancak dünyanın önde gelen güvenli firmalarından TrustedSec isimli firmanın kurucusu David Kennedy’nin ifadeleri daha da sert gelecektir.

“Halka açık, kablosuz ağların sayısındaki artış, kullanıcı verilerini riske atan en büyük tehlike. Çantasında sakladığı iPad boyutlarında bir cihaz kullanan bir hacker, kafedeki bütün kullanıcıların ağ trafiğini izleyebilir. Bu gerçekten de korkutucu bir durum. Açık kablosuz ağlarla ilgili temel sorun şu: İsteyen herkes hiçbir kontrolden geçmeden bağlantı kurabiliyor. Böylece kullanıcılar, hackerlar için açık büfe haline geliyor.”

Önlemler Ne Kadar Etkili?

Halka açık kablosuz ağların güvenliğini sağlamak için çaba gösterenler de var. Örneğin bazı kafe ve restoranlar, müşterilerine şifre veriyor ve şifreyi de düzenli olarak değiştiriyor. Bazen Wi-Fi şifresi alışveriş fişinde yazıyor. Bu sayede müşteriler en azından kullandıkları ağa önüne gelen herkesin bağlanamadığını bilmenin rahatlığını yaşıyorlar. Ancak bu mantıkta da bir hata var. Bağlantı bilgilerini elde etmek isteyen kişinin yapması gereken tek işlem kahve almak veya o marketten alışveriş yapmak. Bu yüzden, herkesin öğrenebileceği bir parola belirlemek ile hiç parola vermemek arasında pratikte hiçbir fark bulunmamaktadır.

Elbette, herkese açık kablosuz bağlantı sadece kullananlar için tehlike oluşturmuyor. İnternet hizmetinin sahibi için de çok önemli riskleri ortaya çıkarıyor. O ağ üzerinde gerçekleştirilen suçların sorumluluğunu üstlenmek gibi. Bu yüzden, henüz yaygınlaşmasa da, kablosuz internet hizmeti verilen yerlerde, girişte TC Kimlik Numarası ve Cep Telefon Numarası talep edilmekte, şifre SMS ile geldiği ve başlangıçta da gerekli uyarılar bulunduğu için, mekan sahibi bu konudaki sorumluluktan kurtulmaktadır.

Elbette, mekan sahibi sorumluluktan kurtulmakta ancak bu alanda yaşanacak bir aksiliğin sonuçlarından yine “bedava” olduğu için ya da “ihtiyacı olduğu için mecburen” internet hizmetini kullanan kişinin yaşadığı tehlikelerde bir değişiklik olmamaktadır.

Atılacak en iyi adım, Wifi’yi kapatmak ve her yerde yetecek mobil internet hizmeti satın almak. Eskiden olsa, böyle bir imkanımız yok diyebilirdik ama her geçen gün duyurulan kampanyalarla maliyetlerin de azaldığı dönemde, ücret ödemek, bu kabusu yaşama riskinden daha az bir maliyet getirecektir.

Aynı tehlikelerin, internetten indirdiğiniz ve bilmediğiniz programlarla da geldiğini hatırlatarak, “Bir Yaşam Tarzına Dönüşen İnternetin Kabus Olmaması İçin Kendinize Yardım Edin” sloganıyla yazımızı bitirelim.