İşverenin işçiyi çeşitli bölgelerde çalıştırma yetkisi


İş hayatında işçi ile işveren arasında doğan sorunlardan biri de, işçinin geçici veya sürekli olarak Türkiye sınırları içinde çeşitli bölgelerde çalıştırılmak istenmesidir.



Sorunun çözümünde, işveren ile işçi arasında yazılı iş sözleşmesi olup olmadığı ve var ise, bu konuya ilişkin bir düzenlemeye yer verilip verilmediği öncelikle tespit olunmalıdır. İşveren ile işçi arasında önceden kurulu yazılı bir iş sözleşmesi kurulmamış ise, işçinin yazılı muvafakati olmaksızın hem işinin türü hem de çalıştığı işyeri dışında Türkiye coğrafi sınırları içinde bir başka bölgede çalıştırılması hukuka aykırılık teşkil eder. İşveren ile işçi arasında önceden kurulu yazılı bir iş sözleşmesi kurulmuş ise;

a) İş sözleşmesinde konu ile ilgili açık ve anlaşılır bir düzenleme bulunmamakta ise bu durumda da; işçinin yazılı muvafakati olmaksızın hem işinin türü hem de çalıştığı işyeri dışında Türkiye coğrafi sınırları içinde bir başka bölgede çalıştırılması hukuka uygun düşmez.
b) İş sözleşmesinde konu ile ilgili açık ve anlaşılır bir düzenleme bulunmakta ise örneğin; işçi ile işveren arasında kurulan iş sözleşmesinde, “İşçi, işverene ait işyerinde özelde aşağıda belirtilen işinde ve gerektiğinde işverence, becerisine uygun diğer işlerde çalışmayı kabul eder. İşçi işin gerektirdiği durumlarda başka birimlere veya illere işveren tarafından naklen atanabileceğini, bu tür atamanın çalışma koşullarında esaslı bir değişiklik olmadığını kabul eder. Buna göre, işveren gerektiğinde işçinin rızasını aramaksızın işin türünü ve yerini değiştirebilir.
İşin Türü :…………………..
İşin Yeri : İşveren tarafından Türkiye coğrafi sınırları içinde uygun görülen yerler.” Nitekim konu ile ilgili olarak, işçi ve işveren arasında ortaya çıkan bir uyuşmazlık hakkında Yargıtay Hukuku Genel Kurulunun 28.02.2001 tarih, 2001/9-221 Esas ve 2001/224 Karar sayılı ilamında oybirliği ile şu karar alınmıştır: “Taraflar arasında imzalanan hizmet sözleşmesinin 6. maddesinde “İşçi geçici veya daimi olarak işinin değiştirilmesine şimdiden muvafakat eder. İşverenin Türkiye sınırları içinde çalışması sahasının herhangi bir bölgesinde değiştirilebilir. Çalışan işveren tarafından vazifelendirildiği her bölgeye gitmeyi veya çalışma bölgesi değiştirildiğinde yeni çalışma bölgesine gitmeyi peşinen kabul eder” hükmü getirilmiş olup, işveren bu maddeye dayanarak davacının işyerini değiştirdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece sözleşmenin bu maddesi tartışılmadan davacının kıdem tazminatı isteminin kabul edilmesi hatalıdır. Sözleşmenin bu düzenlemesine göre davacının kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken kabulü bozma nedenidir… gerekçesiyle bozularak ve dosya geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Karar: Tarafların karşılıklı iddiaları ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan geciktirici nedenlere, göre, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMKnın 429. maddesi gereğince bozulmasına, oybirliği ile karar verildi.”
Yürekten esenlikler ve içten saygılarımızı sunarız...

EKOHABER