İstatistikler, maç kazandırmıyor...


FUTBOL, ilginç bir sektör... Türkiye'de ise farklı bir dünya... Anlayabilene aşk olsun



Kulüplerin renklerine bakıyorsunuz, “hayran” kalıyorsunuz...

Kazandığı şampiyonluk ve kupaları ayakta alkışlıyorsunuz...

Bir de, merak edip nasıl yönetildiklerini inceleyince…

Şaşırıp kalıyorsunuz...

“Bu nasıl bir yönetim anlayışı!.." diyorsunuz...

O yüzden…

Bakmayın kulüplerin isimlerine ve renklerine…

Kazandıkları,  şampiyonluklar ve kupalara da…

Birçoğu profesyonel gibi görülse de,

Hiç de öyle yönetilmiyor…

Örnek mi soruyorsunuz?

Mesela, Bursaspor...

Süper Lig'de şampiyonluk yaşayan bir kulüpten bahsediyoruz...

İsmini aldığı şehir de, sıradan bir kent değil...

“Bursa”  deyince, akan sular duruyor…

Türkiye ekonomisinin can damarını oluşturuyor...

Bu gibi kulüplerinin, mutlaka hedefleri olmalı…

Sezon öncesi hesaplarını,  şampiyonluk üzerine yapmalı…

Sıkıntılı sezon yaşadıkları olmaz mı?

Tabi ki, olabilir...

Ama bu fazla değildir…

En fazla iki veya üçtür…

Fazlası yaşanmaz...

Bursaspor,  şampiyon olarak,  “Marka değerini” yakaladıysa da, bunu yeterince değerlendiremedi…

Son üç sezondur küme düşmemeye oynuyor…

Kulübün geliri azalıyor, marka değeri zarar görüyor..

Taraftarları, ölüp-ölüp diriliyor…

Peki, Bursaspor bunları neden yaşıyor?

Kulübün, profesyonelce değil haftalık yönetilmesi!..

Var olan sorunların çözümlerinin ise ertelenmesi…

Takım,  o hafta galip geldiyse…

Yöneticilerin keyfine diyecek yok…

Berabere kalsalar da sorun değil…

Yeter ki, yenilmesinler…

Gerçi,  o zamanda gerekçeleri hazır…

Neymiş;

Borç çok, para yokmuş…

Transfer tahtası kapalıymış...

Parasını alamayan futbolcular ve teknik kadro rahatsızmış...

Bilmiyorum farkında mısınız?

Son yıllarda alınan başarısız sonuçların temelinde,

Bu sorunlar ve mazeretler yatıyor…

Acıdır, kimse de sorgulamıyor

Ne zaman ki, tehlike çanları yüksek sesle çalıyor...

İşte o zaman, kendilerine geliyorlar…

Bu sezon da aynısı oldu…

Geçmiş dönemlerde olduğu gibi kurbanlarını belirlediler!...

Bazı futbolcuları kadro dışı bırakmadan önce...

Samet Aybaba'ya, yol verdiler…

Yerine, Mesut Bakkal getirildiler...

Bu kararın ne kadar doğru olduğunu tartışmak istemiyorum…

Anlaşmalar yapılmış, imzalar atılmış…

Anlamadığım konu;

Bu değişimin, Galatasaray maçından hemen sonra yapılmaması...

Lige verilen üç haftalık ara vardı...

Mesut Bakkal'ın, futbolcularını daha iyi tanıması ve oyun sistemini benimsetmesi için bu iyi bir fırsattı...

Devre arası gibi bir süreydi...

Öyleyse, neden Alanyaspor maçının sonucunu beklediler ki…

Amaç, gerekçe göstermekse…

Galatasaray yenilgisi olabilirdi…

Bunu da yapmadılar…

Neyse;

Şimdi, yaşanan tüm olumsuzlukları bir tarafa bırakalım...

Bu akşama dönüp, Trabzonspor maçına bakalım...

Keyif veren bir karşılaşma izleyeceğimiz kesin...

Bursaspor için telafisi olmayan bir maç...

Bunu da kabul edelim…

Timsah, ligde kalmak istiyorsa, bu karşılaşmadan mutlak galibiyet ile ayrılmak zorunda…

Başka, şansı yok...

Zor görülse de, Bursaspor bunu başaracak güçte...

Her zaman yazıyorum ve söylüyorum…

Yeter ki,  futbolcular galibiyete inansın…

Göreceksiniz, üç puanı alan taraf olacaklar…

Ama, "Mesut Bakkal, hangi kulübe giderse ilk maçlarını kazanıyor, takımları da  ligde kalıyor" diye düşünürlerse,

“Biz de, yeneriz” havasına girerlerse...

İnanın, hiç şansları yok...

Maçlar, istatistiklerle değil, oynanarak kazanılıyor...

Bunu, asla unutmasınlar...