İki farklı ana baba tavrı


İki farklı ana baba tavrı



İki tür ana baba düşünün: Biri çocuğun düşünce ve duygularının gelişmesine önem verir; diğeri ise çocuğun görünüş, konuşuş ve davranışının biçimlenmesine. Biri gelişmeyi, diğeri kalıplamayı önemser.

Çocuğun duygu ve düşünce gelişmesine önem veren ana baba, çocuğu şöyle görür: Çocuk kendi içinde bütünlüğünü oluşturan, kendi deneyimleriyle öğrenen, keşfettiği değerler ve öğrendikleri bilgiler çerçevesinde kendi ‘iyi’ ve ‘doğru’ları çerçevesinde davranışlarını  seçen, yöneten bir ‘küçük insan’dır.

Gelişimi için en iyi yöntem onunla insan insana sohbet içinde olmaktır.

Çocuğun görünüş, konuşuş ve davranışının biçimlenmesine önem veren ana baba ise şöyle düşünür: Bu çocuğun sorumlusu benim: ona neyi, ne zaman, nasıl giyeceğini, söyleyeceğini ve yapacağını benim öğretmem gerekir. Onun terbiyesi için en iyi yöntem onu gözetleyen, denetleyen, nasihat eden, onun korktuğu, çekindiği bir anababalık yapmaktır.

Duygu ve düşünceyi geliştirmeyi önemseyen anababa çocuğun çevresindeki insanların farkındalıklarının ve yaşattığı değerlerin çocuğu etkilediğini bilir; bu farkındalıkların ve değerlerin ‘geliştirici’ olmasına özen gösterir. Güzel Türkçe konuşulan ortamda büyüyen çocuk güzel Türkçe konuşur. Ona, “evladım, doğru ve güzel Türkçe konuş” diye nasihat etmeye gerek yoktur.

Çocuğun görünüş, konuşuş ve davranışının biçimlenmesine önem veren kalıplayan anababa ise kendi davranış, duygu ve düşüncelerine, çocuğun içinde yetiştiği ortama önem vermez, çocuk üzerine odaklanır. Çocuğun çevresindekiler küfürlü ve argo konuşurken, yalan söylerken o çocuğuna nasihat etmeye önem verir: “güzel konuş, yalan söyleme” diye nasihat eder.

Geliştiren anne-babanın çocuğu bir şahsiyet olarak yetişirken, kalıplayan anne-babanın çocuğu kaçınılmaz olarak sürüden biri, bir kültür robotu olarak topluma katılır.


www.dogancuceloglu.net