Hınzır!


O zamanlar hayat ne kadar sade, aşık olmak ne kadar kolaymış. Oysa ne birbirleriyle saatlerce konuşacakları cep telefonu, ne hangi tarlada olduklarını bildiren foursquare, ne de el alem ne yapıyor diye merak ettikleri facebook varmış!



Yıl 1949, aylardan ise pamuğun toprağa ekildiği zaman. Babası tarafından hiç tanımadığı bir adama verildiğini duyan annem bütün ailesini karşısına alma pahasına karara uymayacağını söylemiş. Sonra ailedeki büyük kadınlar araya girerek durmadan ağlayan anneme; “Adamı uzaktan bir gör, beğenmezsen söz seni gelin etmeyeceğiz” diye ikna etmişler. Annem bunun üzerine o adamı sadece bir defa görmeyi kabul etmiş.

Yıllar sonra teyzem, annemin babamı görme anını şöyle anlatmıştı bizlere;

-Ablam babanızı tarlada çift sürerken uzaktan bir süre seyretti, sonra eve döner dönmez sessizce çeyiz hazırlıklarına başladı. Ablam bir daha, evleneceği için hiç ağlamadı.

O zamanlar hayat ne kadar sade, aşık olmak ne kadar kolaymış.

Oysa ne birbirleriyle saatlerce konuşacakları cep telefonu, ne hangi tarlada olduklarını bildiren foursquare, ne içtikleri tarhana çorbasının resmini paylaşacakları instagram, ne de el alem ne yapıyor diye merak ettikleri facebook varmış!

Peki onlarda ne varmış? Onlarda mutluluk varmış, huzur varmış. Onlarda sahip oldukları eşsiz iletişim gücü varmış.

Günümüzde ise artık her şey değişti. İletişim deyince aklımıza sohbet yerine adeta uzvumuz haline dönüşen akıllı telefonlarımız geliyor. Google artık ailelerimizin bilirkişisi oldu. Ondan icazet almadan hiçbir şey yapamaz olduk. Bu arada beynimiz de adeta arama motorlarına döndü.                        Maalesef zihnimizde de aradığımız değerler aynı bizim gibi değişti.

Para… Yaklaşık  4.430.000.000 sonuç (0,12 saniye)

Kariyer… Yaklaşık 34.500.000 sonuç (0,22 saniye)

Rekabet… Yaklaşık 2.270.000 sonuç  (0,39 saniye)

Huzur… ??????

Bunu mu demek istediniz? Hınzır

İçinizde huzuru bulmanız dileğiyle bir sonraki buluşmamıza kadar bol bol konuşun, anlatın, dinleyin. İletişimde kalın, sevgiyle kalın.