Hepiniz Lucescu'sunuz!


Mircea Lucescu geldiğinden beri en hayırlı işini yaptı.



Milli takımın başında bulunan Romen Lucescu’nun “Kalecimiz yok, Harun Tekin’in Fenerbahçe’de sürekli oynamasını bekliyorum” açıklamasına her kesimden tepki yağdı.

Açıklama medyaya düşer düşmez Bursasporluların tepki göstermesi gayet doğal da, Türk futbolunu İstanbul kulüplerinden ibaret sananların yani bu atmosferi oluşturanların tepki göstermesi enteresan geldi.

Özellikle ulusal medyadan bu tarz tepkiler gelmesi çok komikti.

 

“Harun Bursaspor’da yıllardır birinci kaleci, Bursaspor’u iki yıldır kurtaran isim. Son iki yıl ligin en formda ve başarılı kalecisi bu süreçte görev vermedin de Fenerbahçe’ye transfer olunca mı aklına geldi” şeklinde tepkiler aldı Romen teknik adam.

 

Rumen’in uygulamalarından ve bu zırvalarından çok daha fazlası yaşanmıyor mu sanki Türk futbolunda?

Futbola İstanbul gözlükleriyle bakanların yeni mi akılları başlarına geldi? Diye sormak lazım.

 

-Yıllardır hakem atamaları İstanbul kulüplerinin istediği şekilde yapılmıyor mu?

-Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş aleyhine kritik hata yapan hakemler ceza olarak dinlendirilmiyor mu?

-Buna karşın Anadolu takımları aleyhine hata yapan hakemler hiçbir şey olmamış gibi ertesi hafta düdük öttürmüyor mu?

-İstanbul kulüplerinin maçlarında maçın uzama süresi skora göre değil mi?

-Var uygulamaları yine takımın ismine göre yapılmıyor mu?

-Aynı tip olaylarda TFF ve Kurulları İstanbul Kulüplerine farklı, Anadolu Kulüplerine farklı cezalar uygulamıyor mu?

-Spor Programlarınızın süresinin %90’nın üç kulübe ayırıp kalanında diğer15 takımı konuşmuyor musunuz?

-Aynı şekilde gazete sayfalarınız sarı lacivert, siyah beyaz, sarı kırımızı renklerle boyalı değil mi?

-Bir Anadolu kulübünün şampiyonluğu, şampiyonluk kaçıran kulübün taraftarlarının yaptıklarından daha önemsiz görülmüyor mu?

-Türkiye’de sadece üç kulüp varmış gibi yayınlar yapıp, Türk insanına sadece o üç kulübün taraftarı olmayı empoze etmiyor musunuz?

-Buna kanan Anadolu insanı kendi şehri kulüplerine sırtını dönüp İstanbul semt kulüplerinin peşine takılmıyor mu?

-Anadolu kulübü İstanbul kulübünü asla yenemez; ancak İstanbul Kulübü kendi yenilir, bunun da geçerli sebepleri vardır” konulu, gazete başlıkları atan, haberler,  yorumlar yapan sizler değil misiniz?

-Anadolu kulüplerinde parlayan oyunculara, hemen İstanbul Kulüplerine transfer olmaları için baskı yapan siz değil misiniz ? Özellikle transfer olmasını istediğiniz kulüple yapılacak maç öncesi kafa karıştığı haberler yapan yine sizler değil misiniz?

-Türlü dalaverelerle, şikeyle Anadolu takımların başarıları, puanları, şampiyonlukları gasp edilirken sessiz kalmıyor musunuz?

-Spor yazarlarınız, o üç kulübün, rakibinin adını bile anmaya tenezzül etmeden yazılar döşenmiyor mu?

-Maçı anlatan spikerleriniz İstanbul kulüplerinin gollerini, o kulübün taraftarı edasıyla çığlık çığlığa anlatırken -Kutlarken de diyebiliriz- Anadolu takımı gol atınca ölüm ilanı ses tonuyla anlatmıyor mu?

-Maçlardaki yorumcularınız üç kulübe taktik verir tarzda yorumlar yapmıyor mu? 

-İstanbul tribünlerinde yanan meşaleler "Güzel görüntüler" diye yorumlanıp övülürken, Anadolu tribünlerinde yakılınca o yorumlar "Bunlar stada nasıl giriyor ya" ya dönüşmüyor mu?

Yıllardır Futbolumuzu "Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve diğerleri" diye ayırmıyor musunuz

Türk futbolunun yerinde saymasına neden olan bu olayları, uygulamaları yıllardır sessizce izleyerek çanak tutan veya baş rolünde yer alan sizler değil misiniz ? 

Gücünüz bu garip Rumen’e mi yetiyor?

Bırakın bu işleri!

Adam sizlerin zihniyetinize göre hareket ediyor, konuşuyor.

Bu bakış açısını O'na sizler verdiniz.

Luce geldiğinden beri en hayırlı işini yaptı ve Türk futbolunun zihniyetini iki kelamda ortaya koyuverdi.

Niye kızıyorsunuz ki adama?

Hepiniz O’nun gibisiniz, O da sizin gibi.