izmir escort gaziantep escort porno escort izmir porno izle rus porno porno porno seyret film izle beylikdüzü evden eve nakliyatBuraya bir mesaj yazın
bayan escort bursa bayan escort escort bursa bursa escort elit escort bursa escort bayan bursa escort
escort bayan istanbul escort vip escort şişli escort kadıköy escort beylikdüzü escort
sakarya escort kocaeli escort escort bayan bodrum bodrum bayan escort
illegal bahis
porno indir porno hd sex türkçe porno türbanlı porno
maltepe escort alanya escort






Helal olsun size...


Bu başlık, Bursa'nın dağ yöresindeki ilçelerine...



Çevre konusundaki duyarlılıklarından dolayı,

Onlara, defalarca 'helal olsun...'

Hak ediyorlar...

Bursa dışarıdan, ülke ekonomisinin can damarı olarak görülüyor...

"Türkiye, Bursa ile var" deniyor...

Doğru bir tespit...

Bursa'nın birde, yatırımlardan hak ettikleri payı alamayan...

İşsizliğin, yoksulluğun ve göç'ün tavan yaptığı yerleşim yerleri var...

Orhaneli, Keles, Harmancık ve Büyükorhan ilçeleri gibi....

“Bursa, Türkiye”  ise...

Ki, öyle söyleniyor...

Bu ilçeler, mahrumiyet bölgesi olarak kabul edilmeli..

Ona göre hizmet götürülmeli…

Ama öyle olmuyor…

Kentin bu yüzü hiç bir zaman ön plana çıkartılmıyor…

Bursa vitrinde,  sanayisi ve üretimi ile yer alıyor…

Bunun da bedeli, verimli toprakları talan edilip, havası ve suyu kirletilerek ödeniyor…

İlginçtir...

Bursalılar, yaşanan çevre katliamında, "sessiz" kalıyor…

İzlemeyi tercih ediyor…

Gerçi, Bursa Barosu, Tabipler Odası ve DOĞADER gibi sivil toplum kuruluşları tepkilerini gösterseler de…

Kamuoyundan bekledikleri desteği alamadıkları için yalnız kaldılar…

Aynı Bursa'nın bir de...

Yolu olmayan, fabrikası bulunmayan, göç yüzünden haritadan köyleri silinen dağ ilçeleri var...

Onlar, çevre konusunda, çok daha duyarlı ve kararlı...

Başköy'de yapılan eylemleri hatırlarsınız...

Açtıkları mermer ocakları ile içme suyuna zarar veren işletme sahiplerine kan kusturdular...

Olayı yargıya taşıyıp, protestolar yaptılar...

Basında, geniş bir şekilde yer aldılar...

Dönemin valisi ile konuşmak için valilik önünde saatlerce oturdular...

Kendilerini çok iyi anlattılar...

Sonun da, maden ocaklarını kapattırdılar...

Büyükorhan’a bağlı Karaağız Köyü'de,  benzer bir zafere imza atıyor...

Tek geçim kaynağı hayvancılık olan bu köye, fenol film kaplı kontrplak üretimi fabrikanın kurulacağı söylendi...

Hayvancılıktan sonra, yaşamlarının bir diğer parçası olan kuru ve temiz havanın zarar görmeyeceği bilgisini alan Karaağız Köyü sakinleri,  "Tamam" dedi...

Ne zaman ki…

Kurulacak tesisin fabrika değil, katı atıkların yakılacağı biyokütle enerji santrali  olacağını öğrendiler…

Tepkilerini, hemen gösterdiler…

Projenin iptal edilmesi için dava açtılar…

Santralin temelinin atılmaması için, genç-yaşlı, çocuk-kadın demeksizin, dönüşümlü olarak, 24 saat nöbet tutmaya başladılar..

İş makinelerinin köye girmesine izin vermediler…

Aracı olmak isteyenlerle konuşma ihtiyacı dahi duyulmadılar..

Sonunda...

Bursa 2.İdare Mahkemesi'nin, biyokütle enerji santrali kurulmasının önünü açan imar planını iptal etmesiyle, 342 gündür devam eden eylemlerinde rahat bir nefes aldılar...

Onlar, nöbetlerine devam ediyorlar...

Mutlu sona ulaşacaklarına da inanıyorlar…

İşte bu yüzden...

Yokluk ve yoksulluğa karşı yapamadıkları mücadelelerini, çevre konusunda gerçekleştiren dağ ilçelerine, "Helal olsun" diyorum...

Onlardan, bu konuda alınması gereken çok ders olduğuna inanıyorum...