Hayatımızın Çakır'ı


Hayatımızın Çakır'ı



Pembe-mavi noktaların tablosudur bu…

Bulutlar üstünde aydınlık geleceğe gururla bakanların ürpertici heyecanıdır.

Her yıl noktalar gelir.

Ruhuna dek boyanırlar pembe maviye sevinçle.

Noktalar uçuşur sonsuz aydınlığa.

Kendinden emin, bilinçli Atatürkleşmiş yaşamaya kararlı.

Her güz başlangıcında koynuna aldığı yavruları ılık havasıyla..

Bahar rüzgarlarına eriştiren bir Çakır bütünleşmesinden doğar.

Bu mana dolu heyecan...

Merhum eğitim üstadı Hayati Çakır hocanın taaaa yıllar öncesinden satırları bunlar. Hadiye Hocam’la birlikte karı koca ne emek verdiler bu sektöre.

Daha dün pembe mavi renklerle başladıkları bu yolculukta belki o tanık olamadı ama ailesi bu heyecanı anaokulu, ilköğretim derken şimdi liseyle taçlandırdı.

1989'da Şeker Hoca Mahallesi'nde eğitime Çakır Dershanesi ile başlamışlardı.

1993-199494 Eğitim ve Öğretim Yılı'nda Çakır İlkokulu eğitim ve öğretime hazırdı.

Bizler içinde ayrı bir yeri var Çakır ailesinin.

Bu şehirde ki birçok ailenin çocuklarına öyle bir altyapı verdiler ki çoğu bugün ayaklarının üzerlerinde yeni hayatlarında.

Hepimizin bir vefa borcu vardır bu aileye.

Şimdiyse Çakır okullarının 25. kuruluş yıldönümünde 2017-2018 eğitim öğretim yılına Çakır Lisesi’yle geliyorlar. Eğitime kalite rekabeti getiriyorlar.

Okulda ki sabah toplantısı her zamanki ev sahipliğinde geçti.

Dostça, samimi, içten.

Çakır Okulları Genel Müdürü Cem Çakır'ı dinlerken “vayyy be” dedim.

Dedirtti çünkü.  Şehre bir lise kazandırıyorlar...

Yabancı dil eğitimini hazırlık dahil 5 yılda Avrupa dil çerçevesi hedefleriyle C1-C2 seviyesinde akademik yapıya çıkarıyorlar...

Ki bu şu demek:

11. sınıfta IELTS ya da TOEFL olarak yurt içinde hazırlık atlayacak, yurtdışında da doğrudan üniversite okuyacaklar...

Anlayacağınız lise seviyesinde daha bir okul için artık şehir dışına çıkmak yok.

Anlayacağınız dershaneleşme kültürünün ötesinde bambaşka bir lise geliyor.

Durun daha bitmedi.

Açıkça sordum Cem Çakır'a…

“İyi de ekonomi. Hele ki bu ortamlarda kimse yatırım yapmazken, nasıl yapıyorsunuz?”

En az 80 öğretmen olacak, yarısı yabancı olacak.

Ve en üst seviyede dil eğitimiyle 5 yıl devam.

Çakır'ın burada anlattıkları bence bir çok aile için büyük fırsat…

“Böyle bir yatırım evet ekonomik olarak mantıksız. Sürekli cepten yiyeceksiniz. Ama biz Çakır ailesi olarak buradan bir şey kazanalım hesabıyla girmedik. 15 kişilik sınıflarda eğitim verilecek. Finanse edeceğiz. Felsefemiz şu; Bir şey ya iyi olacak, ya olmayacak. Lisede ilk 10 yıl öğrencilerin yüzde 80-90'ı hatta belki yüzde 100'ünün tamamına burs vereceğiz. 5 yıl boyunca öyle okuyacaklar.”

Yani sevgili okurlar, veliler... Bu şehirde yeni bir lise açılıyor.

En üst seviyede eğitim programıyla çocuklarınıza bir yol haritası çıkarıyor.

Ve en az 10 yıl boyunca o liseyi başarılı öğrencilere burslu okutuyor.

Normalde bu standartlarda bir eğitim ücreti yıllık 30-35 bin lira civarı.

Çakır Lisesi bir bursluluk sınavı yapacak.

Burada belirteceği taban puanla kazanan öğrenciler de bedava okuyacak.

Vallahi helal olsun...

Bunun adı resmen yenilikçi, kazanımı bol, katılımcı bir eğitim sistemidir.

Şehirde resmen bir ilke imza atılıyor. Hele ki ticaret adına sabah arken kalkanın okul, dershane, üniversite açtıkları onca sürece tanık olmuşken, çağdaş, laik, cumhuriyet ve değerlerine bağlı, Atatürkçü bir eğitim ülke adına önemli bir kazanç.

3 ana hedefiyle de yabancı dilde, (İngilizce-Almanca-Fransızca) zorlayıcı akademik programıyla, sosyal sorgulayan bireyler yetişecek.

Epeydir ülke gündemine odaklandığımızdan biz yayıncılarda kopmuştuk ülkenin bu ana tematik gerçeğinden.

Eğitim, sağlık, ekonomi vs, vs, vs..

Ama gördüm ki, dün de ifade ettiğim gibi girişimci bu ülke için elinden geleni fazlasıyla yapabilir.

Çakır ailesi de, okullarının olduğu alana çok katlı gökdelen dikip, 1+1, 2+1 rezidanslarla çok milyon lira kazanabilirdi...

Onlarsa tam tersine cepten harcayıp binalarını dikiyorlar. Bir de diyorlar ki çocuklara:.

“Sizleri burslu okutacağız.”

Çocuklar da okula değil de sanki ofise, işe gider gibi liseye gelip yarınlarına yön verecek.

Bize de düşen eğitim adına katkı koyan, geliştirici yönlendirici insanların yanlarında olmak.

Onlar bu şehrin, bu ülkenin yanındayken seyirci kalmak haksızlık olur.

Yolları açık ve aydınlık olsun.

Hayati Hocam’ın da gözü hiç arkalarda kalmasın.

Emanet ehil ellerde...