Günah keçisi toplum!


Çok sıkıldınız değil mi?



Her gün aynı şeyleri duymaktan

Aynı satırlar.

Aynı söylemler.

Cek'ler, cak'lar..

Cuk'lar..

Çük'ler...

Doları, euro'su..

İç güçü, dış gücü..

İktidarı, muhalefe..

Dizaynı..

Kontrolü...

Trump'un Kasım'ı, Erdoğan'ın Mart'ı...

Ortada bir yığın kedi dolanıp duruyor...

Kimi trafoda dolaşıyor..

Kimi de kumuyla temizlenip, sonra diliyle yalayıp, yalanıp duruyor..

Bu durumda biz neyiz..

Ne işe yarıyoruz..

Hala herşeyi seyredekcek miyiz?

Ne kadar kaderci olmuşuz..

Bırakmışız.. Herşeyi oluruna..

Yahu biraz cesaretle kararlar alsak..

Ama Yok..

Aman bana dokunmasın bulaşmasında dönsün işte kendi halinle.

Peki ya içi..

Bomboş..

Bir tarihte bedevi, toplum ve lideri anlatmıştım..

Ve haliyle mesajlar anlayanaydı..

Ama galiba şu anonim paydaşla tekrarda yarar var..

Sonuçta toplum toplum diye ne kadar yırtınsakta..

Gerçek bir toplumda 2 kişinin aklı bir kişininkinden fazladır. Akıllar uyumludur ve toplanabilir orada. Kitle aklı, bireyin aklına fayda sağlar.

Topluca daha doğruyu bulmak ve karar vermek daha kolay olur.

Bizdekinde ise "nerde çokluk....".

Ne kadar çok kişi bir olaya karışırsa toplam akıl o kadar zayıflıyor.

Çok uyumsuz bir orkestrasyon. İşte bu yüzden tek bir enstrüman (birey) bile tek başına daha güzel ses veriyor. Gürültü olmaksızın. Toplu halde iken gürültü değil müzik yapabilene kadar gerçek bir toplumdan bahsedilemez.

Siz uyumsuz sesler çıkaran bir grup müzik aleti çalan kişiye orkestra diyebilir misiniz?

İşte o zamana kadar da bizim 'toplum' dediğimiz bireyden hep geri olmak durumundadır.

O sadece alır, bir şey üretemez. Güzel üretilmiş şeyleri insanlar sahiplenirler, derler ki;

"Şunu şu kişi düşündü, şunu şunlar yaptı".

Kötü olan ise toplum denene kalır.

"Bunu neden yapamıyoruz? Çünkü toplum onaylamaz"

Bir günah keçisidir toplum.

Fakat siz hiç toplum denenin bir düşünce bir buluş ürettiğini gördünüz mü?

"Şu fikir/buluş kimin?"