yabancı dizi izle warez script porno izle hacklink shell indir istanbul evden eve nakliyat nakliyat fiyatları






Fırtınalar kopsa da...


Samet Aybaba... Geldiği günden bu yana Bursaspor’u iyi yerler taşımaya çalışıyor...



Şöyle dönüp, 4 ay öncesine bakarsak:

Ligin ilk 3 haftasında transferler gecikmişken, hiç moralini bozmadı.

Transferin son gecesi, Polonyalı kanat oyuncusu Kamil Grosicki, son anda sırra kadem bassa da, Samet Hoca, medyaya “tüh ya, çok kötü oldu bu iş!” demedi!

Aksine, “eldeki kadroyla bu durumu içimizden çözeriz” dedi.

 

GENÇLERİ KAZANDIRDI

Gençlere eğildi.

Ligde en çok genç oynatan teknik adam oldu.

Harun, 3. haftada gitti.

“Okan Kocuk ve Muhammed Şengezer var. Onlara güveniyorum” dedi.

1995’li kaleci Okan, 9 haftada yeniden A Milli Takım’a yükseldi.

Kaptanlık bandını 21 yaşındaki Ertuğrul Ersoy’a verdi.

Vakıfköy patentli stoper de, son 2 dönemdir A Milli Takım’a seçiliyor.

Burak Kapacak’ı,

Ramazan Keskin’i çıkardı, sahaya sürdü.

Türk futbol kamuoyuna, “Vay be, demek ki Vakıfköy’ün futbolcu fabrikası kurumamış” dedirtti!

Furkan Emre Ünver’e, Çağatay Yılmaz’a, Ali Akman’a, Muhammed Emin Sarıkaya’ya, velhasıl altyapıdan gelen ve yetişmekte olan bütün gençlere “siz de her an formayı giyebilirsiniz” mesajını verdi.

Umut Meraş’ı Boluspor’dan bulup tapusuyla aldırdı.

23 yaşındaki solak da, sanki 40 yıldır Süper Lig’de oynuyormuş gibi formayı aldı götürdü.

Hatta Meraş, sol önde oynarken “kafasını kullanıp” Ankaragücü’ne golünü de attı.

Aybaba;

“Ölmüş adamdan ne fayda gelir” denen Latovlevici’yi adeta yeniden diriltti!

32 yaşındaki Rumen sol bekin içinden, hırslı ve şutlarıyla dikkat çeken yeni bir sol açık çıktı.

 

KIZILCIK ŞERBETİ...

Samet Hoca, yıllardır zorluklarla savaşa savaşa edindiği tecrübelerden olsa gerek; hiç telaşa kapılmıyor.

Sıkıntılar nedeniyle içinde fırtınalar kopsa da, hiç renk vermiyor.

Muhtemelen bazen, belki de sık sık Özlüce’de “kızılcık şerbeti” içiyor.

Ama kol kırılıyor ve yen içinde kalıyor!

 

KOMUTAN GÜÇLÜ OLURSA

Çünkü biliyor ki;

Savaşlarda, ordu ve halk liderlere bakar!..

Konuşmasa da Komutanı’nın vücut dilini gözlemler!

Eğer, işler iyi gitmezken, senin liderin sürekli mazeret üretiyorsa, yüzü sirke satıyorsa, etrafına umutsuzluk pompalıyorsa, o liderden başarı beklemek hayalcilik olur!

Ancak, o lider;

Zorlu şartlarda bile sızlanmıyorsa...

Eksik ve sakatlara rağmen, “Biz bu savaşı kalan sağlarla kazanırız. Moral bozmaya gerek yok” diyorsa...

 

ÇARE SİZSİNİZ...

Arada espri yaparak, moralleri yüksek tutuyorsa...

Taraftara umut veriyorsa...

Oyuncularına, “çaresiz değilsiniz, çare sizsiniz” diye mesaj veriyorsa...

Kurtuluş için yüksek bütçeli ordulara karşı dimdik ayakta duruyorsa...

 

UMUT HEP VAR...

#UmutturBursaspor sloganı misali, camiaya umut pompalıyorsa...

Takım, yeteri kadar kazanamasa da, maçların yüzde 90’ında son düdüğe kadar savaşıyorsa...

5 Şampiyonluk adayından 4’üne yenilmiyorsa...

Hoca, “Sakho, Lima, Stancu yoksa da ‘Umut’ var” diyorsa...

O teknik adamın ve takımın peşinden gidilir...

 

LİDERLİK ÇOK ÖNEMLİ

Samet Aybaba’yı, katıldığım ve izlediğim tüm basın toplantılarında ve özel sohbetlerimizde “liderlik özellikleri” açısından da dikkatle takip ediyorum.

Kitabında mazeret yok!

Kem küm yok!

Neyse o...

Kabahati başkasının üzerine atmıyor!

Hüsranı ve sıkıntıyı üstleniyor.

Herkesi kazanmaya çalışıyor.

En zor soruları bile, eski bir stoper olarak “espriyle karışık göğsünde yumuşatıp” yanıtlıyor.

Süper Lig’in en fazla maça çıkan teknik direktörü olarak, sorunları paniğe kapılmadan çözmeye çalışıyor.

Peki;

Eleştirmiyor muyuz?

Sahadaki futbolu veya oyuncu değişikliklerini, yeri gelince;

Elbette eleştiriyoruz!

Ama bel altı vurmadan...

Neticede, futbolun olduğu yerde eleştirinin olması da gayet doğal!

Mesela, sportif direktörle çalışmaktan hoşlanmıyor.

Bütün yüzü yükü omuzlamayı seçiyor.

 

EL FRENİNE HAYIR!

Lakin Samet Hoca, eleştirsen de her soruya cevap veriyor.

Bursa’nın nasıl bir futbol kenti olduğunu ve nasıl bir potansiyele sahip olduğunu çok iyi biliyor ve bunu her fırsatta söylüyor.

“Bursa kenti, savunma oynayan, 1 gol atıp üstüne yatan takımları sevmez. Coşkulu, hücumu ve golü düşünen takımları sever” diyor.

El frenli oyuna karşı olduğunu açıkça vurguluyor.

Vakıfköy’ü komşu kapısı yaptığını söylemeye zaten gerek yok!

 

ANAHTAR KELİME GÜVEN

Süper Lig’de, Bursaspor’dan puanı fazla olanlar da dahil birçok teknik adam gönderildi.

Peki, Bursa’da “Bu hoca gitsin, bu işi yapamıyor” diyen bir taraftara rastladığınız mı?

Yok!

-Neden?

Çünkü, camia hocaya güveniyor.

Zaten burada anahtar kelime de “güven”.

Gördüğümüz kadarıyla;

Camia gibi, takım da hocasına saygı duyuyor ve adaletine inanıyor, güveniyor!

Öyleyse, öncelikle;

“Gözünün üstünde kaşın var” demeden...

Kalan 5 haftada daha da kenetlenip, ekilenleri biçme (hasat) ve çıkışa geçme zamanı...