Fatih kardeşime cevabımdır!


Bak, Fatih kardeşim sakın yanlış anlama. Yazdıklarına kırılmadım, incinmedim. Belli ki toysun, belli ki dolduruşa çabuk geliyorsun. Ve gençliğin heyecanıyla fevri olabiliyorsun.



Dünkü köşemde eğitim iş kolunda yetkiyi 13 yıl sonra eğitim Bir Sen’e kaptıran Türk Eğitim Sen Bursa Şube Başkanı Fatih Gümüş’ün sendikal mücadeleye yakışmayan “Gelecek nesillerimize nefret tohumları ektiniz. Biz silahlarımızı gömmüştük, nereye gömdüğümüzü biliyoruz. Bundan sonra sizinle daha farklı mücadele edeceğiz” sözlerinin yakışıksız kaçtığını belirten değerlendirmede bulunmuştum.

Demiştim ki:

"Amacın hizmet ise sendika başkanlığında kal, yok eğer vurma kırma, öldürme ise gömdüğünü söylediğin o silahları çıkar ve dikil karşılarına. Neyin kinini güdüyorsun ki? Bak bugün toprağa verdiğimiz Gürsu’nun Belediye Başkanı Cüneyt Yıldız’a. Değer mi, makam, mevki, para, yetki için tehtide, şantaja, adam öldürmeye. Sonuç ne vurulana, ne de vurana yar oluyor. Yok eğer siyaset yapmayı düşünüyorsan da hiç 7 Haziran’ı bekleme, atıl siyasete."

Yazdıklarımın arkasındayım.

                                       *****                             *****

Sağolsun, Fatih kardeşim üşenmemiş, Eğitim Bir Sen Başkanı Numan Şeker’e ve bana güzel bir cevap döşenmiş.

Numan Şeker’in avukatı değilim. Eğitim Bir Sen’e ve şahsına yönelik ithamlara gerekli cevabı kendisi verir.

Kendimi de savunacak değilim. Ama birkaç noktayı açıklığa kavuşturmakta fayda var diye düşünüyorum.

Dedim ya, Fatih Gümüş’ü tanımam. Benim de, onun da eksikliği olabilir. Sorun değil. Abisini yani koltuğu 3 ay önce kendisine altın tepsi içinde sunan Selçuk Türkoğlu’nu tanırım. Dünkü yazımda da belirttim. Kendisi konusunda ne kadar haklı da olsa asla karşısındakine öfkesini ve kinini böyle ucuz kelimelerle, yakıştırmalarla yapmazdı. Mesajını incitmeden, kırmadan hicivli sözleriyle yerine ulaştırırdı.

Dünya görüşü doğrultusunda yaptığı sendikal mücadelede haklı ya da haksız karşısındaki rakibine asla böylesine kin duyup, silahlı eylemlere varacak kadar ister açık ister örtülü tehdit de de bulunmadı.

Kırmadı ve kırılmadı.

Hani senin kin duyduğun bu ülkenin cumhurbaşkanının sık sık söylediği gibi “ Diklenmeden dik durdu

                                                 *****                                 *****

Bak, Fatih kardeşim sakın yanlış anlama. Yazdıklarına kırılmadım, incinmedim.

Belli ki toysun, belli ki dolduruşa çabuk geliyorsun. Ve gençliğin heyecanıyla fevri olabiliyorsun.

Ama, hiçbir durum ki olağanüstü haller ile savaş durumu dışında demokratik zeminde senin sendika başkanı ya da farklı bir kurumun yöneticisi olarak yarıştığın bir başka kurum ve sendikaya bu şekilde tehditte bulunmanı gerektirmiyor.

Ben işte söylenen bu söze karşıyım. Bu tehditvari çıkışı Numan Şeker de bir başkası da yapsa aynı tavrı, aynı yüreklilikle gösteririm.

Demokratik zeminde bu anlayış yanlış. Kin ve nefret ekmek de yanlış. Kim ektiyse o tohumları sökmek gerekirken onu büyütmek de çok yanlış.

                               ****                           ****

Bak Fatih kardeşim,bir noktayı da dikkatine sunmak istiyorum. Sen kalkıp bana mesleğimi öğretemezsin. Aramızda geçen münakaşa diyerek zaten söylediğin sözlerin arkasında duruyorsun. Eğer gazeteci olarak haber yapıyorsam, bu haberin yorumsuz olmasına dikkat ederim. Kaldı ki haber sitemde benim dünya görüşüm dışında, tasvip etmediğim bir çok siyasi ve toplumsal haberler yer alıyor. Almalı da.

Ama eğer köşe yazıyorsam, işte o zaman yorum katarım. Haber hür, yorum taraflıdır. Dünya görüşüme gelince. Saklamıyorum açıkça ifade ediyorum, yeri geldiğinde de elimi taşın altına sokmaktan kaçmıyorum.

Aynen sizin yaptığınız gibi. Yazında Numan Şeker’in siyasi yönünü belirtiyorsun. Taraflı ve yandaş diyorsun.

Evet Numan Bey benim bildiğim yandaş. İktidara yakın değil, iktidarın benimsediği görüşün savunucusu. Bu ikisini ayırman gerek. Ve yeri geldiğinde iktidarı eğitim politikaları konusunda en çok uyaran isim de o.

Yine sen de biliyorsun ki bu ülkede her siyasi parti STK’larda örgütlenmeye gidiyor. Kendi siyasi görüşü doğrultusunda arka bahçeler oluşturuyor. Destekçi sendikalar ve STK’lar kuruyor. Nasıl ki senin temsilciliğini yaptığın sendika MHP’ye yakın ise, Numan Şeker’in temsilciliğini yaptığı sendika da bir başka siyasi görüşe yakın.

Görevi devraldığın abin MHP’den milletvekili adayı ise, Numan Şeker’in de AK Parti’den milletvekili aday adayı olması gayet normal.

Çıkıp da” Biz sendikal mücadeleyi dünya görüşümüz ekseninde değil hakkı tutup kaldırmak adına yapıyoruz.” Diyerek hiç hariçten gazal okuma. Senin dünya görüşün doğrultusunda sendikal mücadele içinde yer aldığını hepimiz biliyoruz. Dahası normal buluyoruz.

                             *****                   ****

Beni de yandaş kalem olarak adlandırmışsın.

Çok doğru söylemişsin ben yandaşım.

Kimden yana?

“Milletimden, Ay Yıldızlı bayrağımdan, vatanımdan ve geçmişimden. Haktan, hukuktan, ülkemin geleceğinden.”

Bu ülkeye kim hizmet ediyorsa, bu ülkenin bayrağını kim özgürce dalgalandırıyor, kim demokrasisini genişletiyor, kim ekonomik kalkınmasına katkı koyuyorsa, kim yerli otomobil, yerli uçak, yerli savaş uçağı, yerli uydu yapıyorsa, kim bu vatanın her karış toprağında kardeşçe yaşam hakkını savunuyorsa, bu topraklardaki insanların dilini, ırkını ve kültürünü zenginlik olarak görüyorsa ben işte ondan yana tarafım.