Eyvallah Etme!


İnsansın…



İnsan kal, ne eğil bükül, ne de ezilip kal. Kendin gibi ol insanların huzurunda.

Ne elinde sihirli değnek, ne de torbanda Alaaddin’in Sihirli Lambası var.

Emeğin ve bilgin kadarsın işte…

Ne doğan güne hükmün geçer, ne halden anlayan bulunur…

Boşver…

Minnet etme, hiç eyvallah etme

Çünkü eyvallah ettiklerin senden daha büyük değil.

Bırak gitsin hepsine delik bir sandalla okyanusun azgın dalgalarına, hatta köpekbalıklarına haber ver yerlerini bildir.

Kurtul gitsin, kafanın içinde seni üzenlerden.

Bak uyanınca nasıl mutlu olacaksın.

Bırak eyvallah etme sana karabasanları getirenlere, hepsinin yolu açık olsun…

En azından görmediğin zamanlarda da içinde ve kafanda taşıma.

Kalk kendin yap beklediğini, kendin kes göbeğini.

Ama inanmadığını ve güvenmediğini; gözüne gözüne sok, kulağına duyur, cümle aleme hissettir.

Bilsin ki senin ona değil, onun sana ihtiyacı var.

“Eyvallah”

Çok güzel bir sözdür…

Bazen kabulleniş, bazen boşveriş,

Bazen de yolveriştir…