Enerji-2


Enerji-2



Enerji konusunda kaldığımız yerden devam edelim. Aslında bu; o kadar dallı budaklı ve uluslararası bir konu ki, üzerinde makale değil kitaplar yazılıyor ve kısa süre sonra yazılanların yenilenmesi gerekiyor.
Doğalgazda kalmıştık. Son yıllarda bu kapsamda bir de KAYA GAZI alternatifi oluştu. Başta ABD olmak üzere birçok ülkede bu potansiyel var. Ülkemizde de araştırmalar sürdürülüyor. Yetkililer net bilgi veremiyorlar. Umut var… Bu üretimin yapılabilmesi için kayanın varlığı yetmiyor. Gerekli teknolojiye de sahip olmak lazım. Gelecek günleri çok iyi izlememiz gerekiyor.
HİDROLİK (Su)
Ülkemizde hep popüler olmuş bir enerji kaynağı. Hem elektrik enerjisi üretiminde, hem insan ve sanayi ihtiyacı için, hem sulamada kullanılıyor. Barajlar; ayrıca sel önleme, balık üretimi, baraj çevresindeki yerleşim yerleri arasında kolay ulaşım gibi avantajlar yaratıyor. Yıllar önce; Harran Ovası'nın sulanması ve böylece Antik Çağdaki Yukarı Mezopotamya'yı yeniden oluşturmak düşüncesinin de içinde bulunduğu bir proje kapsamında, KEBAN, KARAKAYA ve ATATÜRKbarajlarının yapılması planlanmıştı.
Keban Barajını inşaat aşamasındayken 1972 yılında ziyaret etmiştim. O zaman için çok büyük proje sayılan bir tesisin üreteceği enerji 1000 Megavat idi. Şimdilerde küçük sayılıyor.
Atatürk Barajı'nın bitmiş halini 2000 yılının başlarında gördüm. Aynı anda Harran Ovası'nın sulayacak tünel de bitmiş olduğundan entegrasyonu tamamlanmıştı. Ovada pamuk ekimi yapılıyordu. O kıraç, susuz araziler; susamışlığını gideriyor, köylümüzün yüzünü güldürüyordu. Bir yandan da 25 yılda 20 milyar dolarlık elektrik enerjisi üretti. Barajın maliyeti ise 4 milyar dolar. Buna; sulamanın yarattığı faydayı hem ekonomik, hem de sosyal açıdan ilave etmek lazım.
Bunlar yatırımların avantajlı tarafları. Bir de dezavantajlı yanları var. Örneğin Artvin'de Yusufeli ilçe merkezini komple taşımamız gerekti. Hasankeyf ilçesinin – ki tarihi çok önemli eserlerin olduğu bir yerleşim- Ilısu Barajı nedeniyle bir bölümü sular altında kaldı. Bir de Birecik Barajı olayı var. Tarihi önemi dünya çapında büyük önem taşıyan Zeugma Antik Kenti baraj suları altında kaldı. Neyse ki kentin mozaikleri Gaziantep Müzesi'ne taşındı. Bu tür yatırımlarda SWOT analizini kısa, orta ve uzun vadeli olarak yapmak gerekli ve zorunludur.
Ayrıca yatırımın uluslararası bir boyutu var. Bizde doğup başka ülkelere giden nehirlerimiz var. Komşularımız su tutma anlarımızda çok hassasiyet gösteriyorlar. Şu ana kadar önemli bir sorun çıkmadı. Gelecekte ne olur bekleyip göreceğiz…
ENERJİ KAYNAKLARI:
I-Yenilenebilir Enerji Kaynakları:
a) Hidroelektrik Kaynaklar
b) Jeotermal Kaynaklar
c) Rüzgar Enerjisi
d) Güneş Enerjisi
e) Biyokütle Enerjisi.
II-Yenilenemez Enerji Kaynakları:
a) Fosil Yakıtlar: (Kömür, Doğalgaz, Petrol, Kaya Gazı)
b) Nükleer Enerji

Bunlardan kömür, doğalgaz, kaya gazı, petrol ve hidroelektrik kaynaklar hakkında bir ölçüde bilgi verdim.
NÜKLEER enerji, yeni bir alternatifimiz olarak yatırımına başlandı. Akkuyu'da yapılacak olan santral inşa aşamasında ve Ruslarla yapılıyor. 1200 Megavatlık bu santral 2023 yılında işletmeye alınacak. Toplam 4 üniteden oluşacak bu tesisin kurulu güç 4800 megavat olacak.
Sinop'taki tesisin ise Japon/Fransız ortaklığı ile inşası planlanıyor. Proje fizibilite, hazırlık, inşaat ve işletme olarak 4 fazdan oluşuyor. İlk faz ÇED raporu dahil yürüyor. Bu iki tesis inşaat aşamasında 20.000, işletme aşamasında ise 7000 kişiye iş imkanı sağlayacak. Akkuyu'da işletme aşamasında görev alacak personelin bir bölümü şu anda Rusya'da eğitim görüyor. Bu eğitime 230 kişi gönderildi. 35 kişi eğitimini tamamlayıp dönüyor. Nükleer Enerji konusunda çok spekülasyon yapıldığından biraz daha detaylı bilgi vereyim.
Çünkü ÇERNOBİL faciası var. Ermenistan'da ekonomik ömrü dolmuş ama çalıştırılan Nükleer Enerji Tesisi var. Sınırımıza 20 kilometre mesafede.
Nükleer enerji konusu ve diğer kaynaklarla önümüzdeki hafta devam edeceğiz. Kalın sağlıcakla.