Endüstriyelleşen futbol (1)


Endüstriyelleşen futbol



İyi transfer sevdası ile yüksek harcama,

Gelir fazlası borçlanma,

Siyasetçi desteğinde kamu kaynakları kolaycılığı ve krediler, derken bir bakmışsın göz gözü görmeyen kaos ortamına girilmiş.

Bunu fırsat bilen liyakatsiz yöneticiler

Liyakatsizleri pohpohlayıp kamu kaynaklarından besleyerek, maniple eden kasaba siyasetçileri.

Sonuç:

Borç batağı, küme düşmeler, sponsorsuz,  reklamsız taraftar desteği kalmayan kulüpler.

Hadi geçmiş olsun.

Ben mi kötümserim bilmiyorum. Futbolda bu karamsar tabloyu reddetmek mümkün mü?

UEFA’nın yakın zamanda açıkladığı Avrupa futbol kulüpleri borç listesinde ilk 10 içine 2 İstanbul takımı da giriyor. Yedinci sıradan 300 milyon dolar ile Galatasaray, 9. sıradan 265 milyon dolar ile Beşiktaş. Anadolu kulüplerinin borçluluğunu ise varın siz hesap edin.

Ben “endüstriyel futbol” hamaseti ile ”küresel ekonomi“ mavalını aynı görüyorum. Her ikisi de belli odakların sermaye kontrollerini arttırma amacına hizmet ediyor.

Sonuçta da bu “endüstrileşme“  ile kontrolünü kaybeden kulüp camiaları ya da “küreselleşen“ ülkeler için ekonomik felaketler kaçınılmaz oluyor.

Doğanın kanunu ekonomide de geçerli. Sana ait olmayan bir özellikle var olman dış koşullara bağlı olabilir, ama sürekli olamaz.

Bir kez banka borçları ve siyasetçi desteği ile yürümeye başladığında bir bağımlı gibi buna mecbur kalırsın ve her seferinde daha fazlası gerekir.

Şu da bir gerçek ki futbol, endüstriyelleştirilmiştir.

Bir kulüp tabi ki borçlu da olabilir. Bu borç kendi dinamiği ile döndürülebilir olduğu sürece faydalı da olabilir. Atalarımız boşuna dememiş ‘borç yiğidin kamçısıdır’ diye.

***

Ancak unutulmaması gereken;

*Pazarlama aklı kulübün kurumsal değerlerinden yola çıkmalıdır.

(Marka, takım performansı, taraftar, tesis vb )

*Süreli, dönemsel pazarlama planları olmadan gelir sağlamak imkansızdır.

*Plan uygulama becerisi olan nitelikli bir ekip olmazsa olmazdır.

*Sonuç odaklı değil, süreç odaklı Spor pazarlama şarttır.

Nihayetinde Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok.

“Bu işlerin kombine satışı yada reklam sponsor desteği, ile olmayacağı“ kanaati varsa, ne kadar iyi niyetli olursa olsun başkana da yazık kulübe de.

Bursaspor’un kendi dinamikleri ile yönetilmeye her zamankinden daha çok ihtiyacı var.