Ege’nin mistik kasabası Birgi


Ege Bölgesi'ne özgü mimari üslubu, restore edilen tarihi binaları, kutsal kabul edilen topraklarıyla Ödemiş'in Birgi Beldesi, tarih ve doğayı sevenlerin önemli duraklarından biri.



Adı ilk çağlardan beri sayısız efsaneye konu olmuş Ege’nin ihtişamlı dağları Bozdağlar’ın serin yamaçlarında yemyeşil bir doku içinde saklı kalmış tarihi ve kültürel bir hazinedir Birgi… Asırlık çınar ve çam ağaçlarının dalları arasından görülen taş duvarlı, alaturka kiremitli, ahşap pencereli evler ressamlar için eşsiz bir fon, fotoğrafçılar için mimari bir hazine oluşturur. Tarih boyunca üzerinde yaşamış medeniyetlerin karakteri sinmiş gibidir daracık sokaklarına…

Günümüzde İzmir’e 110 kilometre uzaklıkta Ödemiş ilçesine bağlı 3000 nüfuslu bir belde olan Birgi’nin tarihi M.Ö. 2 binli yıllara kadar uzanır. Frigler, Persler, Bergama Krallığı, Bizanslılar, Romalılar, Aydınoğulları ve Osmanlılar gibi medeniyetlere ev sahipliği yapan kasaba  bu uygarlıklardan kalma pek çok eseri barındıran bir açık hava müzesidir.

Kasaba, Turizm Bakanlığı tarafından dini turizm merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. Tarihi boyunca hep mistik bir yönü olmuş. Önce Zeus'un sonra Hz. İsa'nın şehri olarak anılmış, bir Müslüman şehri olarak da dini önemini korumuş. Birgi'de tarihi eserleri gezip, Çınaraltı kahvehanelerinde lezzetli adaçayını yudumlayabilirsiniz. Üstelik kasaba, güzel Gölcük yaylasına çok yakın. Buraya giderken Gölcük'te piknik yapmak da mümkün.

Ege Bölgesi'ne özgü mimari üslubu, restore edilen tarihi binaları, kutsal kabul edilen topraklarıyla Ödemiş'in Birgi Beldesi, tarih ve doğayı sevenlerin önemli duraklarından biri.

Ödemiş'e 9 kilometre uzaklıkta, Sarıyar Deresi'nin iki yamacına kurulu Birgi, koruma altına alınan kentsel sit alanlarından biri. Eski konakları, medreseleri, türbeleri, camileri zamana direniyor. Mimar Sinan Üniversitesi öğrencilerinin yaz aylarında çalışma yaptığı, restorasyon projeleri ve rölövelerini ücretsiz hazırladığı Birgi, gittikçe eski terk edilmiş görünümünden uzaklaşıyor.

Muhteşem konak
Birgi'nin kimler tarafından, ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmiyor. M.Ö. 2. binde Lidyalıların yerleştiği Birgi, M.Ö. 546'da Pers, 334'te Helen ve 133'te Roma, 1308'de Türkmenlerin egemenliğine geçti.

Bütün bu süreç içinde hep kutsal toprak kabul edildi Birgi. Şehrin antik dönemdeki adı Dioshieron, yani Zeus'un Kutsal Yeri'ydi. Ortaçağ'da bu defa Hıristiyanlık açısından kutsal kabul edildi, adı da Christopolis, yani İsa'nın Şehri oldu. 5. yüzyılda önce piskoposluk, ardından başpiskoposluk merkezi oldu. Askeri açıdan da zaman zaman önem kazandığı, bir ara adının kale ya da burç anlamındaki Pyrgion olarak değişmesinden belliydi. Belde Türkler'in eline geçince ismi Birgi oldu.

Aydınoğlu Mehmet Bey, Birgi'yi 1308'de kurduğu Türkmen Beyliği'nin başkenti yaptı. Birgi, 1426'da kesin olarak Osmanlı'nın eline geçti. İşin ilginç yanı, bir Müslüman kenti olarak da Birgi'nin dini önemini korumasıydı. Ünlü İslam bilgini Birgivi Mehmet Efendi buralıydı. İmam Birgivi Medresesi, önemli bilim ve din merkezlerinden biri sayılıyordu.

Birgi, 1867'de Ödemiş'e bağlı bir kaza merkezi oldu. Türkiye'nin ilk belediyelerinden biri olan Birgi Belediyesi 1889'da kuruldu. 1919'da Yunan işgalini yaşayan kent, 1922'de kurtuldu, ancak ne yazık ki pek çok tarihi eser bu sırada çıkan yangında yok oldu.

Çakırağa Konağı, Birgi'nin en ünlü yapılarından biri. 1763 yılında Mustafa Şerif Çakırağa tarafından, ahşapları Venedik'ten getirilerek yapılan üç katlı bina, 18'inci yüzyıl Avrupa mimarisinin de izlerini taşıyor. Tavanlarında Küçük Menderes Havzası'nda yetişen 72 çeşit sebze ve meyve resimleri bulunuyor. Restore edilen bina, Kültür Bakanlığı'na bağlı bir müze haline getirildi.


1312'de Aydınoğlu Mehmet Bey tarafından yaptırılan Ulu Cami, çinilerle kaplı minaresiyle ilgi odağı. Cami çivi kullanılmayan ahşap işçiliğiyle de dikkat çekiyor.

Başka güzel tarihi yapılar da var Birgi'de. İmam Birgivi Medresesi, 1762 yapımı Karaoğlu Camii, giriş kapısı Osmanlı oymacılık sanatının güzel örneklerinden olan Dervişağa Camii, Sarı Berber Mescidi, Güdük Minare, Mehmet Bey'in oğulları İsa, Hızır ve Umur Beylerle yattığı Aydınoğluları Türbesi bunlardan bazıları.

Birgi'nin ulu ağaçların süslediği caddeleri, tarihi evleri, dolaşmak ve fotoğraf çekmek için bire bir. Çınaraltı kahvehanelerinde oturup Birgililerle sohbet etmek, lezzetli adaçayını yudumlamak mümkün.

Turizm Bakanlığı tarafından inanç turizmi merkezlerinden biri olarak belirlenen beldeye gidenler, ulu servilerin gölgesinde, oğlu Birgivizade Mustafa Efendi ile yanyana yatan İslam bilgini Birgivi Mehmet Efendi'nin kabrini ziyaret edebilir. Burada namaz kılmak isteyenler için mescitler ve özel adak yerleri de bulunuyor. Belediyenin görevlendirdiği kasabın kestiği adağı burada pişirip dağıtmak mümkün. Kabristanın kutsallığına inanan pekçok kişi, çevredeki ağaçların dallarına kumaş parçaları bağlayıp taştan evler yaparak, ya da dallara beşik asarak dilek tutuyor. Ulu Cami'nin karşısındaki Sultan Şah Türbesi de ibadet için gelenlerin uğrak yerlerinden.

Birgi İzmir'in Uludağ'ı olarak bilinen Bozdağ ve Gölcük yaylasına da çok yakın. Otomobille yarım saatlik bir tırmanışla bambaşka bir doğa harikasına ulaşabilirsiniz. Yarım gün tarih, yarım gün kar ve Gölcük Gölü kıyısında piknik günübirlikçiler için ideal bir seçim olabilir. Bu programı düşünenlerin yanlarına hem mevsimlik hem de kışlık giysilerini almalarında fayda var. Bu güzellikleri saklamak için fotoğraf makinesi ve kameranızı da yanınıza almayı sakın unutmayın.


Birgi’ye gittiğinizde, yöreye has otlu pide, güveç ve keşkek yemek mümkün. Çamlık Tevfik Paşa Cumhuriyet Parkı da keyifli bir piknik olanağı sunuyor.

Birgi İzmir'e yaklaşık 128 kilometre uzaklıkta. Kendilerine ait araçlarla gitmek isteyenler, Ödemiş'in içinden Birgi'ye ayrılan yola dönerek, 8 kilometrelik yolu kat edip beldeye ulaşabilir. Ayrıca Ödemiş'ten yarım saatte bir Birgi'ye minibüs kalkıyor.