Dört mevsim Uludağ (1)


Dört mevsim Uludağ (1)



Bu konu ne zaman Bursa gündemine otursa, ben bu yazıyı yazıyorum, bıkmadan, usanmadan yazacağım da, umarım öööfff demezsiniz.
Geçen hafta, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Alinur Aktaş'ın gazetemizi ziyaretiyle ilgili bilgileri gazetemizde okudunuz. Bu ziyaret sürecinde konuşulan yoğun konular arasına girip kendisine bir önerim oldu, her vesile ile Uludağ turizmi ile ilgili görüşlerini okuduğumu, ama özellikle yaz aylarındaki turizm hareketinde, uluslararası yaz turizm sektörüne yönelik eksik algılamaları olduğunu vurguladım.
Ve mutlaka yaz aylarında, Alp dağlarında, Fransa/ İsviçre/ Avusturya/ Almanya hudutları içindeki turizm bölgelerinin birkaçını görmelerini, oralardaki hareketi içinde yaşayarak değerlendirmelerini önerdim.
Şimdi aynı önerimi Bursa Milletvekilimiz Sayın Dr. Mustafa Esgin'e de yapıyorum. Kendisi geçen hafta, Bursa Milletvekilimiz Sayın Zafer Işık ile birlikte, Tarım ve Orman Bakan yardımcılarını ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürünü ziyaret ederek, Uludağ ile ilgili Bursa'nın beklentilerini ilettiler. Sayın Esgin bu konudaki görüşlerini şöyle özetledi;
'Biz Uludağ'da dört mevsim turizm konulu toplantı üzerine toplantı, çalıştay üzerine çalıştay yapmak hedefinde değiliz, çözüm ve sonuç odaklı hareket edeceğiz. Artık Uludağ için toplantı değil, icraat zamanı. Ne yapılacağı belli, kanalizasyon sistemini Büyükşehir Belediyesi yapacak, doğalgaz kısa sürede gelecek, otopark ve sosyal tesisleri Tarım ve Orman Bakanlığı yapacak. Sadece otopark değil, buz pateni ve tırmanma tesisleri gibi ihtiyaç duyulacak sosyal tesisleri de…''
Sayın Milletvekillerim, Sayın Büyükşehir Belediye Başkanım, Tarım ve Orman Bakanlığımızın sayın yetkilileri, Sayın Doğa ve Milli Parklar Genel Müdürüm, düşünme tarzınız DOĞRU ve fakat EKSİK, çünkü Uludağ'da oluşacak YAZ TURİZMİ içeriğini, uluslararası pazarın istekleri paralelinde algılamıyorsunuz ve çok önemli bir eksiğinin de farkında olmuyorsunuz…

İşte bu nedenle sizlere yaptığım aşağıdaki çağrımı lütfen okuyun ve de uygulamaları bu hedefe yönlendirin;
Ben uzun yıllar Türkiye Kayak Federasyonu yönetim kurulu üyeliği görevinde bulundum, Uluslararası Kayak Federasyonunun hem toplantılarına, hem de onların sorumluluğunda olan Fransa Kış Olimpiyat Oyunlarına ve çeşitli Dünya Kayak Şampiyonalarına katıldım. Bursa'da organize ettiğimiz ve uluslararası düzeyde çok başarılı olduğumuz, Çim Kayağı Dünya Şampiyonası öncesinde ve sonrasında, yaz aylarında Alplerde düzenlenen çim kayağı şampiyonalarını da izledim.
İşte bu etkinlikler sürecinde Alp Dağlarındaki turizm ortamlarını, hem kış, hem de yaz aylarında yaşadım. Fransa Kış Olimpiyatları sürecinde kaldığımız otel sahibi ile yaptığım bir sohbet esnasında bana söylediği bir sözü, ben her vesileyle, her ortamda dillendiriyorum, 'Biz artık kış turizmcisi değiliz, yaz turizmcisiyiz, gelirimizin %65'ini yaz aylarında kazanıyoruz.'' Onun bu sözünün ne anlama geldiğini, yaz aylarında Çim Kayağı Şampiyonaları nedeniyle gittiğim Alp Dağlarında, içinde yaşayarak, gözlerimle gördüm.
Dağları kaplayan ormanların içinde, ağaç kesmeden, sadece alt dalları budayarak, açık alanlarda da hafif düzlemelerle, binlerce kilometre uzunluğunda yürüyüş patikaları oluşturmuşlar. Sahada bu patikalar, kavşaklarda ahşap yön levhalarıyla işaretlenmiş, levhalar üzerinde, hangi yöne gidecekseniz, bir sonraki kavşak ismi, uzaklığı ve yürüme zamanı yazılmış. Sahadaki köylerde gecelemek için küçük oteller, barakalar var, meydanlarında da, gene büyük ahşap panolarda bölgedeki patika ağı resmedilmiş.
Patikalara girdiğinizde, ailelerin, çoluk çocuk, sırtlarında çantaları, küçük bebeği olanların göğüslerinde bebeklerinin asılı olarak, bir yürüyüş zinciri oluşturduklarını görürsünüz. Ve Avrupa'nın her noktasından gelen bu büyük insan toplulukları, arabalarını evlerinde bırakıp, gidecekleri bölgenin en yakın noktasına kadar genelde trenle geliyorlardı, otobüslerle de bölgeye çıkan teleferiklerin alt istasyonlarına ulaşıyorlardı. O günlerde teknoloji bugünkü gibi gelişmemişti, insanlar yürüyüş planlarını ellerindeki patika haritaları üzerinde yapıyorlardı, bugün artık ellerindeki cep telefonlarıyla çok kolay yönleniyorlardır.
İnternet üzerinde yaptığım küçük bir araştırmada, bugün Alplerin ormanlık alanları olsun, kayalık veya çayırları olsun, Yaz Turizmine uygun yapılanmış durumda olduğunu, turizm firmalarının rehberli/rehbersiz turlar organize ettiklerini, geceleme ve yemek düzenini sağladıklarını gördüm. Onlar size değişik güzergah programları sunuyorlar, seçiyorsunuz ve onların desteğinde, kendi grubunuzla, kendiniz yürümeye başlıyorsunuz veya rehber alıyorsunuz, işte bir örnek;
9 gün/ 8 gece, Chamonix-Zermatt arası, 180 km yürüyüş parkuru, temiz ve konforlu 3 yıldızlı otel ve barakalarda gecelemeler, yemek, haritalar, güzergah kartları, rehber kitapları, güzergah hakkında uzman bilgilendirmeleri kişi başı 1795 £

Haydi, gelin Uludağ'ımıza bu gözlükle bakalım…