Dipteyim depresyondayım!


Başkan Ali Ay mayıstaki son kongrede koltuğa yeniden oturunca… ‘Timsah artık yürümeyecek uçacak’ vaadi ile umutları yeşertmişti.



Ardından da takımın başına Samet Aybaba’yı getirince umutlar iyice filizlenmişti.

Ne ilginçtir ki; ‘Artık yükselişe geçecek’ derken, pistin sonuna gelmeden kanatları üzerine oturdu Bursaspor! Sezon başında ‘füze’ olacağından herkes emindi... Haftalar geçtikçe ‘zeplin’ gibi ağır ve hantal olmasından korkuldu... Herkes ‘çift motorlu pırpıra’da razıydı; yeter ki uçsun... Olmadı. Tam bir mühendislik hatası çıktı takım!

Haftalardır ‘İyi oynuyoruz ama kazanamıyoruz’ masalı ile uyutularak…

Gelinen noktada paraşütsüz dibe süzülen Bursaspor'dan söz ediyoruz...

Daha düne kadar habercilerle saha kenarında yaptığı sohbette ne diyordu Samet Hoca: ‘Oyuncularım kahvaltıda, mangalda, idmanda, toplantıda çok keyifliler...

Ardından da ekliyordu:

Kazandıkları zaman nasıl tutacağız onları ben de bilmiyorum!

Şaka bir yana; kimi neresinden tutacağını ben de bilemiyorum ama…

İpin ucu kaçmadan işi sıkı tutmak zorundasın hocam.

Evet; Bursaspor bu değil böyle olamaz ve ‘asla böyle kalamaz.’

Ortaya çıkan depresyon yüklü tablonun sebebini bulacak, neşteri vuracaksınız hocam.

Çaresini bulamıyorsanız çıkacaksınız sahadan kulübeden…

Özlüce’deki kulüp binasında oturanlar da koltuklarından kalkacak.

Bazılarının bedenine kıyafet bulabilmek için Bursaspor formasını tercih etmesi…

Bazılarının da buna müsaade etmesi arasındaki ortaklığın bedelidir bunlar.

Şifreyi sen kır sevgili dostum, saygıdeğer hocam…

Ben artık kalp kırmak istemiyorum.

Hatırlatma: Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım.

Mevlânâ Celaleddin-i Rum