Dereçavuş tedirgin, Bursa tedirgin…


Dereçavuş tedirgin, Bursa tedirgin…



Bursa’nın yerleşik köylerinden olan Dereçavuş,  kırk yıl önceki çocukluğumuzda bereket içindeki şeftali ve meyve ağaçlarından meyve yediğimiz, sımsıcak ve misafirperver köylüleri ile mutlaka bir taraftan akraba olduğumuz, tertemiz havası içinden geçen gürül gürül sularının serinliğinde piknik yapıp top oynadığımız yerlerdi.

Zaman içerisindeki metropolleşme ve beton binaların alabildiğine yükseldiği yeni Bursa manzarasından uzaklığı nedeniyle bugüne kadar paçayı kurtarmış, hala eski köy hayatından milim kaymamış, 140 hanesi ve 650 kişilik yerleşik nüfusunun o dosthane alışkanlıkları ile köy kahvesi sohbetlerinden tat alacağınız muhteşem verimli toprakların olduğu Osmangazi ilçemize bağlı köyümüz, mahallemiz.

Geldikleri günden bugüne Türkiye’nin toplumsal sorunu olan Suriyeliler, Bursa’da Darmstad Caddesi’nden sonra şimdi de  Dereçavuş Köyü’nü yeni adıyla Dereçavuş Mahallesi’ni sessiz sedasız mesken tuttular. Yaklaşık 25 gün önce 3 çadır kurarak “Buraya düğüne geldik” yalanı ile başlayan topluluk, bir hafta sonra 10 çadıra, bugün de 30 çadıra çıkarak yerleşik halkı huzursuz etmeye başladılar.

Dereçavuş’un içinden geçip meyve bahçelerinin otobana kadar uzandığı son bölümde düzlük bir alanda yaşamaya başlayan Suriyeliler, kelimenin tam anlamıyla sağlıksız bir yaşam sürerken etrafa yayılan kokunun hiçbir izahı yoktu. Sosyal imkanların hiçbirine sahip olmayan, meyve bahçelerinin ekilmeyen toprak alanında, etraftan topladıkları çalı çırpı ile ateş yakıp kendilerine göre yemek pişirip, akşam olunca da ısınmak için kullandıkları bu yöntemin köye ve çevreye vereceği zararları hesap etmeleri zaten mümkün olmasa da, yerleşik halkın tahammül noktası son noktasına gelmiş durumda.

Köy içindeki insanların hepsinin birbirini tanıdığı, dışarıdan gelen yabancı birinin hemen herkes tarafından ayırt edilerek kim olduğu öğrenildiği bu yerlerde yaşayan genç, delikanlı nüfusun Suriyeliler’e müdahale etmemek için köyün ileri gelenleri tarafından da zor zapt edildiği ise sorunun bir diğer kısmı. Dereçavuş’un sakinleri, Suriyeliler gelmeden önce eşlerini ve kızlarını rahatça tarlaya çalışmak için gidebildiklerini, şimdi can güvenlikleri bakımından aile eşrafını özellikle kadın nüfusunu köy içine çıkartamamaktan şikayetçiler. Bunun yanında, Suriyeliler’in köyün içine de zaman zaman geldikleri, Türkçe bilmediklerinden dolayı sorulan sorulara cevap alamadıkları, anlaşamamaktan dolayı da iletişimsiz kaldıkları yerli halkın önemli bir sorunu.

Eskiden Jandarma bölgesi olan, mahalle olduktan sonra Polis güvenliği ve müdahale alanı olarak belirlenen Dereçavuş Muhtarı Hakan Ekim’in üçüncü dönemi. Köylünün içinden ve tecrübeli bir muhtar. Gerekli girişimleri yapmak için Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne daha üç çadır kurulduğunda başvuru yaptıklarını, Polis’in gelerek Suriyeliler’e kimlik kontrolü yaptıktan sonra bir daha gelmediğini ifade etti. Dereçavuş sakinleri ve kendi imkanları ile bu insanların nereden geldiklerini araştıran Ekim, yakın dönemde İzmir Torbalı’da Suriyeliler’in kavgasından kaçıp gelen kafileden olduğunu tesbit ettiklerini de beyan etti. Yerleştikleri bölgede tek bir su kaynağının olması, tuvalet ihtiyaçlarını arazide karşılamaları bu insanlar için yeterli bir kriter midir bilinmez ama yarın öbürgün sağlık bakımından kendileri de dahil olmak üzere yakın çevrede yaşayan Dereçavuş sakinlerinin de gayrinizami hijyen şartlarından etkilenerek her türlü hastalığa davetiye çıkartan bir görüntünün de asla kabul edilemeyeceği açıktır.

Hatırladığım kadarıyla 2015 yılında Suriye’deki iç savaştan kaçarak Bursa’ya ilk gelen ve Panayır Mahallesi Kurban Pazarı alanında kurdukları çadır kentlerde yaşamaya başlayan Suriyeliler’e, Çevik Kuvvet yaklaşık 300 personel ile baskın düzenlemiş, 80’e yakın Suriyeli mülteci otobüslere bindirilerek Osmaniye’deki mülteci kamplarına gönderilmişti. Bugün 30 çadır ile yaklaşık 200 kişinin yaşadığı Dereçavuş’taki Suriyeliler’e aradan bir ay geçmesine rağmen hiçbir müdahale edilmemiştir. Dereçavuş’un göz önünde olmaması, ‘ne zaman farkedilirse o zaman müdahale ederiz’ mantığı mı geçerlidir. Buradan yetkilileri uyarmakta fayda var. Osmangazi Belediye Başkanı ve Osmangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü ellerindeki yetkiyi kullanmak zorundadır. Olumsuz sağlık koşullarının Dereçavuş’u ve çevresini etkisi altına almadan, can ve mal güvenliklerini korumak amacı ile yerli halkın başı belaya girmeden Suriyeliler’i tahliye edin. Suriyeliler için uygulanan devlet prosedürleri, bu kimliksiz insanların yiyecek, giyecek ve barınma ihtiyaçlarına cevap verecek adreste olmalarını gerektirir. Bursa’nın Dereçavuşu’nda ya da herhangi bir köyünde bu insanların hiçbir ilişiği ve işi yoktur, asla da olmayacaktır. Daha 25 gün öncesine kadar gece kapısını kilitlemeyen halk kapılarını kilitlemeye, doğdukları, büyüdükleri köy sokaklarında yürüyememeye başlamıştır. Gerekli tedbirlerin bir an evvel alınması elzemdir. Bursa halkı her şeyden haberdar ve her şeyin farkındadır.